İBB iştiraki İSPER AŞ koordinasyonunda; IPA, Bölgesel İstihdam Ofisi ve BETAM iş birliğiyle hazırlanan "İstanbul Genç İşgücü Piyasası" raporu yayımlandı. Araştırma, sadece işsizlik rakamlarını değil, gençlerin geleceğe dair inancındaki derin sarsıntıyı ve toplumsal yapıda meydana gelen "zorunlu bağımlılık" modelini ortaya koyuyor.
PES EDENLER VE "EV GENCİ" FENOMENİ
Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, iş bulma umudunu tamamen kaybeden gençlerin oranı oldu. "İş aramaktan pes ettim" diyenlerin oranı 25-31 yaş grubunda %28,11’e ulaşmış durumda. Her dört mezundan birinin ne eğitimde ne de istihdamda (NEET) yer aldığı İstanbul’da, "üniversite mezunu ev genci" oranı %24,8 ile alarm veriyor.
ANA-BABA EVİNE "MADDİ" PRANGA
Yüksek kira bedelleri ve yaşam maliyetleri, gençlerin bireyselleşme çabalarını sekteye uğratıyor. Araştırmaya göre:
18-29 yaş grubundaki gençlerin %58,2’si ebeveynleriyle yaşıyor.
Daha da dikkat çekici olanı, 30-39 yaş aralığındaki bireylerin bile %34’ünün hâlen aile evinden ayrılamamış olması.
Düşük ücret tekliflerini kira ve ulaşım masrafları nedeniyle kabul edemeyen gençler, "çalışarak yoksullaşmak" yerine aile evinde kalmayı tercih ediyor.
"DİPLOMA ENFLASYONU" VE ALAN DIŞI İSTİHDAM
BirGün'ün haberine göre, eğitim sistemindeki kontrolsüz büyüme, diplomanın değerini düşürürken "alan dışı çalışma" mecburiyetini de beraberinde getiriyor.
İstihdam Uyumsuzluğu: Çalışan her 10 gençten 4’ü (%40), eğitimini gördüğü uzmanlık alanının tamamen dışında işlerde rızkını arıyor.
Liyakat Krizi: Gençler arasında "tanıdığı olan işe girer" inancı yerleşik bir kanı haline gelmiş durumda. Mülakat süreçlerinin yerini referans ve "akraba" ağlarının alması, adalet duygusunu zedeliyor.
KADIN İSTİHDAMINDA "UÇURUM"
Eğitim düzeyi yükselse de kadınların işgücü piyasasına katılımındaki engeller aşılamıyor. Üniversite mezunu erkeklerde "ne istihdamda ne eğitimde" olanların oranı %14,3 iken, kadınlarda bu oran iki katından fazla artarak %34,1’e fırlıyor. Raporda bu durumun temel nedenleri; çocuk bakımı yükümlülüğü ve güvenli çalışma ortamı eksikliği olarak belirtiliyor.
UZMAN GÖRÜŞÜ: "İŞ ARAMANIN KENDİSİ BİR İŞE DÖNÜŞTÜ"
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Esra Kaya Erdoğan, tablonun kronik bir güvencesizlik sarmalına işaret ettiğini vurguladı:
"Kamucu bir planlama olmaksızın artan diploma sayısı, yükseköğrenimi değersiz kıldı. Yeni mezunun 1-2 yıl iş bulamamasının normalleştiği bir dönemde, artık iş aramanın kendisi bir işe dönüşmüş durumda. Bu durum sadece bir ekonomik kriz değil, ilmek ilmek örülen bir umutsuzluk halidir."




















