Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen iş insanı Osman Kavala'nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin hak ihlali kararına dayanarak yaptığı başvuru İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Karar, AİHM'in Kavala hakkında verdiği son ihlal hükmünün ardından yerel mahkemede başlayan hukuki sürecin yeni aşamasını oluşturdu.
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos'ta açıkladığı kararda Kavala'nın tutukluluğunun ve mahkûmiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine hükmetmiş, Türkiye'den Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılmasını istemişti.
AVUKATLARI YENİDEN YARGILAMA VE TAHLİYE İSTEMİŞTİ
Kavala'nın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, AİHM kararının ardından eylül ayında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuştu. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesine dayandırılan dilekçede, AİHM tarafından tespit edilen hak ihlalleri nedeniyle yeniden yargılama yapılması talep edilmişti.
Başvuruda ayrıca kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulması ve Kavala'nın tahliye edilmesi istenmişti.
Yerel mahkeme, başvurunun ardından Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığına yazı göndererek AİHM kararının Türkçe tercümesini talep etmişti.
Bakanlık tarafından iletilen kararın ardından dosyanın değerlendirilmesi bekleniyordu.
AİHM: MAHKÛMİYETİN SONUÇLARI ORTADAN KALDIRILMALI
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye (2) kararında, Kavala'nın yargılandığı davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin altı farklı maddesi bakımından ihlal tespit etti.
Mahkeme, Kavala'nın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, özgürlüğünden hukuka aykırı biçimde yoksun bırakıldığına ve ifade ile örgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gözden geçirilme imkânı bulunmadan uygulanmasını da Sözleşme'ye aykırı bulan AİHM, yargılama sürecinde ciddi hukuki eksiklikler yaşandığını belirtti.
Büyük Daire, Kavala'nın mahkûmiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hukuku bakımından hükümsüz kabul edilmesi gerektiğini ifade ederek Türkiye'nin mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldırmak ve Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamakla yükümlü olduğuna karar verdi.
AİHM DAHA ÖNCE DE İKİ KEZ KARAR VERMİŞTİ
Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından daha önce de kararlar verilmişti. AİHM, 10 Aralık 2019'da Kavala'nın tutukluluğunun hak ihlali oluşturduğuna hükmetmiş ve serbest bırakılmasını istemişti.
Kararın uygulanmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlatmıştı.
AİHM Büyük Dairesi, 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin 2019 tarihli karardan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini tespit etmişti.
Büyük Daire'nin 25 Ağustos 2026 tarihli son kararıyla birlikte Kavala'nın yargılanması ve cezaevinde tutulmasına ilişkin ihlal tespitleri yeniden gündeme gelmişti.
GEZİ DAVASINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI ALMIŞTI
Osman Kavala, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin soruşturma kapsamında 18 Ekim 2017'de gözaltına alınmış, 1 Kasım 2017'de tutuklanmıştı. 18 Şubat 2020'de Gezi davasında beraat etmesine rağmen başka suçlamalar kapsamında yeniden tutuklanan Kavala, sonraki süreçte yeniden yargılanmıştı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Kavala'yı hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.
Mahkûmiyet kararı 28 Eylül 2023'te Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmişti.




















