Türkiye, Çanakkale Boğazı'nın derinliklerinde bulunan ve Birinci Dünya Savaşı'nın en kanlı cephelerinden birinin izlerini taşıyan tarihi savaş gemilerini korumak için yeni bir proje başlattı. İngiliz The Telegraph gazetesi, yayımladığı “Türkiye'nin Kraliyet Donanması mezarlığını kurtarmaya yönelik su altı planı” başlıklı haberinde, Çanakkale Savaşları sırasında batırılan İngiliz gemilerinin Türk yetkililer tarafından geliştirilen yöntemlerle korunmaya çalışıldığını yazdı.
Haberde, 1915 yılında İngiltere ve müttefiklerinin Osmanlı İmparatorluğu'nu savaş dışı bırakmak, İstanbul'u ele geçirmek ve Rusya'ya ikmal yolu açmak amacıyla başlattığı Çanakkale harekâtından geriye kalan gemilerin, günümüzde deniz suyunun aşındırıcı etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

1915'TE TÜRK TOPÇUSUNUN BATIRDIĞI GEMİYLE BAŞLADI
Projenin ilk uygulama noktası, Ekim 1915'te Türk kıyı topçusunun ateşiyle vurularak batırılan İngiliz Kraliyet Donanması'na ait HMS Louis muhribi oldu.
Laforey sınıfı savaş gemisi, İngiliz ve diğer İtilaf kuvvetlerinin Ağustos 1915'te çıkarma yaptığı Suvla Koyu'nda, yaklaşık 15 metre derinlikte bulunuyor.
Çanakkale Boğazı ve çevresindeki sularda, Türk ve İtilaf donanmalarına ait irili ufaklı yaklaşık 100 tarihi gemi batığı yer alıyor.
Dünyanın en büyük Birinci Dünya Savaşı batık gemi topluluklarından birini oluşturan bu alan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesindeki Gelibolu Sualtı Tarihi Parkı kapsamında korunuyor.

PETROL PLATFORMLARINDA KULLANILAN TEKNOLOJİ SAVAŞ GEMİLERİNİ KORUYACAK
Türkiye'nin başlattığı projede, deniz altında bulunan metal yapıların paslanmasını önlemek amacıyla kullanılan katodik koruma teknolojisinden yararlanılıyor.
Petrol platformları, deniz altı boru hatları ve iskelelerde uzun yıllardır uygulanan yöntem, The Telegraph'ın haberine göre tarihi gemi batıklarını korumak amacıyla ilk kez bu ölçekte kullanılıyor. Sistem kapsamında batık gemilerin çevresine çinko ve alüminyum gibi metallerden üretilen, “kurban anot” adı verilen özel parçalar yerleştiriliyor.
Metal kablolarla gemi gövdesine bağlanan anotlar, deniz suyunun neden olduğu elektrokimyasal aşınmanın gemi yerine bu parçalarda gerçekleşmesini sağlıyor. Böylece anotlar zamanla korozyona uğrarken, tarihi gemilerin metal gövdeleri korunuyor.
İlk uygulama kapsamında HMS Louis'in çevresine altı adet koruyucu anot yerleştirildi.
"BU BATIKLAR SADECE GEMİ DEĞİL, TARİHİ ANITLARDIR"
Projenin ayrıntılarını The Telegraph'a anlatan Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Proje Sorumlusu Yusuf Kartal, Çanakkale'nin derinliklerinde bulunan gemilerin yalnızca askeri araçlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.





















