Hastanelerden ve vefat eden hastaların yakınlarından toplanan son kullanma tarihi geçmiş biyolojik kanser ilaçlarının ambalajlarını matbaada yenileyerek piyasaya süren şebekeye yönelik adli sorutderinleşiyor.
Piyasa değeri 10 bin ile 15 bin dolar arasında değişen ilaçları 5 bin ila 6 bin dolara sattığı belirlenen çeteye karşı yürütülen soruşturmada, Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü ile temasa geçildi. Başsavcılık, son kullanma tarihi geçmiş veya sahtelenmiş ilaçları kullanarak sağlık durumu ağırlaşan ya da mağdur olan hastaların tespiti amacıyla geriye dönük tarama yapılması talimatını verdi.

DİNLEME KAYITLARI VE MESAJLAR DOSYADA
Sabah'ın haberine göre, soruşturma dosyasına giren teknik takip verileri ve WhatsApp yazışmaları, sahte ilaçların ambalajlandığı matbaa sürecindeki kaygıları ortaya koydu. Şebekenin matbaa ayağını yönettiği öne sürülen polis memuru M.A. ile matbaacı C.Y. arasındaki görüşmelerde, sahte ambalaj üretimi ve polise yakalanma endişesinin dile getirildiği görüldü.
Suçüstü yakalanma korkusunun yansıdığı mesajlar şu şekilde kayıtlara geçti:
"İşin ciddiyetinin farkında değilsin, adam orada 25 yıl hapislik iş yapıyor, polis gelecek diye korkudan duramadım. Bir takipte falan olsa hepimiz gideriz valla. Batmanlı duracaksa ben yarın sabah gelip eşyalarımı toplayayım abi. Benim işlerden bir sıkıntı olsa cezası kazası belası bana ait ama diğer türlü bir şey gelse işin içinden çıkamayız. Bu çok ciddi iş abi, arkadaşım imalat değil normal yapılmasını alıp iteliyordu 4 yıldır içeride. Valla dükkana çaycı girip çıkıyor, adam hiç saklamıyor bile. Senin başın ağrır, bizim de işleri patlatır valla. Ben sadece kâğıdını yapıyor sanıyordum, adam orada hazırlıyor çok sıkıntı. Polis gelecek diye korkudan duramadım valla. Abi gönder yoksa polise denk gelsek biz hapse gideceğiz."
Görüşme kayıtlarında; orijinal ürünlere benzerlik sağlamak adına prospektüs ve ambalaj kâğıtlarının gramajına kadar titizlikle çalışıldığı, baskı sonrası ürünlerin sokak aralarında pencerelerden sarkıtılarak gizli yöntemlerle teslim edildiği detayları yer aldı.
Polis memuru A.'ın prospektüs baskısı için verdiği talimatlar soruşturma dosyasına şöyle yansıdı:
"Prospektüs kâğıdı de abi o adama, biliyor zaten bizi, 40 gram kâğıt çünkü aklımız karışmasın. İşe başlamak lazım bugünden, prospektüsü basmalıydık ben katlamacıyla konuştum ettim acil bu iş. Yarın basmaya çalışalım abi cuma günü Mersin'e gideceğim 2-3 gün yokum, işi hızlı güzel halledelim gözünü seveyim bunun siparişi var. Cumaya yetişir dedim yalan çıkmamam lazım. Muttalip'i bekliyorum gelecek montajları atacak bana ki baskıya atayım, sabah da gider 45 gram kâğıdı alır baskıya veririm. İş yeni bitti başkan, basıldı, baskıcı cumartesi çalışmıyor zar zor getirttim."
SORUŞTURMANIN KAPSAMI VE MALİ BOYUTU
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kamu sağlığını tehdit eden ve hastaların tedavi süreçlerini haksız kazanç kapısına dönüştüren yapılanmalara karşı tolerans gösterilmeyeceğini bildirdi.
Bakan Gürlek'in paylaştığı verilere göre operasyonel süreç ve tespitler şu şekildedir:
Şüpheli ve Kurum Tespiti: 3'ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli ile 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edildi.
Mali Hacim: Şüpheli şahıs ve şirketlerin hesaplarında, beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuz yaklaşık 650 milyon liralık işlem hacmi saptandı.
Operasyon: İstanbul merkezli 11 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 22 şüpheli gözaltına alınırken, firari 2 şahsı yakalama çalışmaları sürdürülüyor.
El Koyma Kararı: Suçtan elde edildiği değerlendirilen tüm taşınır ve taşınmaz varlıklar ile banka hesaplarına el konuldu.








