Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Aziz İhsan Aktaş davasında verilen kararlara tepki gösterdi. İmamoğlu, yargı üzerindeki siyasi baskının ilk sonucunu pazartesi günü verdiğini savunarak, belediye başkanlarına verilen cezaların üst mahkemelerde düzeltilmesini umduğunu söyledi.
İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” isimli X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu Silivri'den adalet çıkmaz! Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek” ifadelerini kullandı.
"İBB DAVASINDA SKANDALA TANIK OLDUK"
İmamoğlu, İBB davasında önceki gün yaşandığını öne sürdüğü gelişmelere de değindi. Davanın “sözde bel kemiği itirafçısının” çapraz sorguda ifadelerinin çelişkiler içerdiğini savunan İmamoğlu, avukatların soru sormasının mahkeme tarafından engellendiğini ileri sürdü.
İmamoğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde ‘bel kemiği’ itirafçısı, çapraz sorguda tel tel döküldü. Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi. Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi.”
“YARGISIZ İNFAZIN SON PERDESİNİ İZLİYORUZ”
İmamoğlu, çok sayıda kişinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu belirterek mahkemenin soru sorma biçimine yönelik yaklaşımını eleştirdi.
İmamoğlu, “Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye ‘istenmeyen’ soru sormak uygun bulunmadı. Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur. Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!” dedi.
İmamoğlu'nun açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Bu Silivri'den adalet çıkmaz! Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek.
İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde 'bel kemiği' itirafçısı, çarpraz sorguda tel tel döküldü. Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi. Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi. Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye 'istenmeyen' soru sormak uygun bulunmadı. Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur. Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!"



















