MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/14135_the-economist-in-karalama-kampanyasina-acemoglu-nd

GÜNDEM

Tümü

The Economist’in karalama kampanyasına Acemoğlu’ndan cevap: Niyetiniz yayıncılık değil stratejik çarpıtma

(14 Dakika önce) 2 İzlenme 0 Yorum
The Economist dergisinin kendisi hakkında yayımladığı eleştirel makaleye X üzerinden tepki göstererek cevap hakkı talep eden ünlü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nun cevap mektubu dergide basıldı. Acemoğlu, derginin 33 yıllık akademik birikimini "isimsiz kaynaklar ve dedikodular" üzerinden hedef aldığını belirterek, "Eğer 33 yıllık çalışma külliyatına karşı yapabileceğinizin en iyisi buysa, asıl sizin eleştiriniz 'garip bir şekilde ikna edicilikten uzak'" ifadelerini kullandı.

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’na yönelik The Economist’te yayımlanan sert dosya, akademik bir eleştirinin ötesine geçerek Acemoğlu’nun çalışmalarının güvenilirliğini ve 33 yıllık akademik kariyerini hedef alan bir “itibar suikastı” tartışmasına yol açtı. Yazının yayımlanmasının ardından bunun kendisine yönelik bir “karalama” gibi hissettirdiğini söyleyen ve cevap hakkı isteyen Acemoğlu, The Economist’in sayfalarında eleştirilere tek tek yanıt verdi. Derginin isimsiz ekonomistlerin görüşlerine dayanmasına, kendi çalışmalarında zaten belirtilen sınırlılıkları eleştiri gibi sunmasına ve farklı görüşleri seçmeci biçimde bir araya getirmesine itiraz eden Acemoğlu, “Eğer bu, 33 yıla yayılan bir çalışma bütünü karşısında yapabildiğinizin en iyisiyse, ‘tuhaf biçimde ikna edici olmayan’ sizin eleştirinizdir” dedi.

 

The Economist, 17 Ağustos’ta yayımladığı “Dünyanın en etkili ekonomisti tuhaf biçimde ikna edici değil” başlıklı imzasız makalesinde Acemoğlu’nun akademik çalışmalarını, kurumlar konusundaki tezlerini, yapay zekâya ilişkin yaklaşımını ve kamuoyundaki entelektüel etkisini sert biçimde sorgulamıştı. Dergi, Acemoğlu’nun iktisat dünyasındaki konumunun çalışmalarının hak ettiği etkinin üzerinde olup olmadığını tartışmaya açmıştı.

Acemoğlu makalenin ardından X hesabından yaptığı ilk açıklamada yazının kendisine “karalama” gibi geldiğini söylemiş ve The Economist’ten yanıtını yayımlamasını istemişti. Yanıt hakkı verilmemesi durumunda cevabını kendi hesabından paylaşacağını açıklamıştı.

The Economist, 21 Ağustos’ta “Daron Acemoglu responds to our criticism of his work” başlığıyla Acemoğlu’nun cevabını yayımladı.

ACEMOĞLU: ELEŞTİRİNİZİN DÜŞMANLIĞINDAN ÇOK İDDİALARININ ZAYIFLIĞI DİKKAT ÇEKİCİ

Acemoğlu, yanıtına The Economist’in yazısındaki sert üsluptan ziyade eleştirilerin dayanaklarının kendisini şaşırttığını belirterek başladı.

Akademik çalışmalarının eleştirilmesine karşı olmadığını vurgulayan Acemoğlu; kurumlardan sömürgecilik mirasına, otomasyondan yapay zekânın sonuçlarına kadar çalışmalarında meşru biçimde tartışılabilecek pek çok nokta bulunduğunu söyledi.

Bilimsel ilerleme açısından bu tür eleştirilerin gerekli olduğunu belirten Acemoğlu, The Economist’in makalesinin ise farklı eleştirileri bir araya getirerek akademik çalışmalarının güvenilir olmadığı izlenimini yaratmaya çalıştığını savundu.

Acemoğlu, derginin eleştirilerine üç örnek üzerinden yanıt verdi.

“BİRKAÇ KADEH İÇKİDEN SONRA KONUŞAN İSİMSİZ EKONOMİSTLER”

Acemoğlu'nun ilk itirazı, The Economist'in makalesinde ismini vermediği ekonomistlerin görüşlerini kullanmasına yönelik oldu.

Dergi, önceki makalesinde bazı ekonomistlerin Acemoğlu hakkındaki gerçek düşüncelerini “birkaç kadeh içkiden sonra” dile getirdiğini yazmıştı. Makalede ismi açıklanmayan bir ekonomistin Acemoğlu’nun teorik çalışmalarını yararlı bulmasına rağmen modellerini daha önce başarısız olmuş popülist politikaları desteklemek için kullandığını söylediği aktarılmıştı.

Acemoğlu bu yönteme itiraz ederek, kimliği açıklanmayan kişilerin sözlerinin 33 yıllık akademik kariyerini değerlendirmek için dayanak yapılmasını eleştirdi.

The Economist’e ironik bir soruyla karşılık veren Acemoğlu, birkaç kadeh içkinin ardından insanların kendisine artık dergiye abone olmaya değmediğini söylediklerini öne süren bir mektubun yayımlanıp yayımlanmayacağını sordu.

Acemoğlu, makalede bu yönde görüşü açık kimliğiyle aktarılan tek kişinin ekonomi blog yazarı Noah Smith olduğuna dikkat çekerek bunun bir akademisyenin yaşam boyu çalışmalarını değerlendirmek için oldukça zayıf bir temel olduğunu savundu.

“MAKALEMİZDEKİ UYARIYI BİZE ELEŞTİRİ OLARAK YÖNELTTİNİZ”

Acemoğlu’nun ikinci itirazı, düşük doğum oranları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi ele aldığı “Baby Busts and Growth Booms” çalışmasına yönelik eleştiri üzerine oldu.

The Economist, Pennsylvania Üniversitesi’nden ekonomist Jesús Fernández-Villaverde’nin sosyal medyadaki değerlendirmesini gündeme getirerek, geçmiş dönemdeki doğurganlık verilerinden elde edilen sonuçların gelecekte doğum oranlarının çok daha düşük olduğu koşullara doğrudan uyarlanamayabileceğini belirtmişti.

Acemoğlu ise tam olarak bu çekincenin makalenin sonuç bölümünde zaten açıkça dile getirildiğini söyledi.

The Economist’in söz konusu uyarının Acemoğlu’nun kullandığı yoğun matematiksel analiz arasında “kaybolabileceğini” ileri sürmesine tepki gösteren ekonomist, derginin Fernández-Villaverde ile de görüşmediğini anladığını belirtti.

Acemoğlu, kendi çalışmalarında açıkça ifade edilmiş bir sınırlamanın daha sonra dışarıdan yöneltilmiş bir eleştiri gibi sunulduğunu savundu.

“ELEŞTİRİLER RASTGELE VE SEÇMECİ BİÇİMDE TOPLANMIŞ”

Acemoğlu’nun üçüncü itirazı ise makalede farklı dönemlerde ve farklı konularda dile getirilen eleştirilerin bir araya getirilme biçimine yönelik oldu.

The Economist, önceki yazısında Tyler Cowen’ın Acemoğlu’nun kurum teorisine ilişkin eleştirilerine ve Francis Fukuyama’nın Çin üzerinden yaptığı değerlendirmelere de yer vermişti. Dergi, Acemoğlu’nun kurumlara ilişkin tezlerinin bazı durumlarda açıklayıcı olmaktan ziyade olaylardan sonra yapılan açıklamalara dönüşebildiğini sorgulamıştı.

Acemoğlu ise Cowen ve Fukuyama gibi isimlerin eleştirilerinin akademik tartışmaların doğal bir parçası olduğunu söyledi.

Bu görüş ayrılıklarının geçmişte de verimli tartışmaların başlangıcını oluşturduğunu belirten Acemoğlu, The Economist yazarlarının da akademik alandaki bu tür anlaşmazlıkların sağlıklı bir bilimsel tartışmanın parçası olduğunu bildiklerini düşündüğünü ifade etti.

ACEMOĞLU ZAMANLAMAYA DA DİKKAT ÇEKTİ

Nobel ödüllü ekonomist, The Economist’in kendisine yönelik kapsamlı eleştirisinin yeni kitabı Hangi liberal demokrasi? (What Happened to Liberal Democracy?) ile aynı dönemde yayımlanmasını da sorguladı.

Acemoğlu, kitabında liberal düşüncenin farklı boyutlarını, liberal demokrasilerin geçmişte neden başarılı olduğunu, bugün neden kriz yaşadığını ve liberalizmin yeniden güç kazanabilmesi için nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu ele aldığını söyledi.

The Economist ise sert Acemoğlu makalesiyle aynı dönemde kitabın eleştiri yazısını da yayımladı.

THE ECONOMIST’E “KİTABIMI YAPAY ZEKÂYA İNDİRGEDİNİZ” ELEŞTİRİSİ

Acemoğlu'nun dergiyle tartışmasındaki bir başka başlık da yapay zekâ oldu.

The Economist’in kitap değerlendirmesinde eseri ağırlıklı olarak “yapay zekânın geleceği nasıl şekillendireceği” sorusuyla ilişkilendirdiğine dikkat çeken Acemoğlu, bunun kitabın içeriğini doğru yansıtmadığını savundu.

Kitabın yalnızca yarım bölümünün yapay zekâ ve demokrasi ilişkisine ayrıldığını belirten Acemoğlu, buna rağmen incelemenin kitabı yapay zekâ ekseninde çerçevelemesini eleştirdi.

Acemoğlu, bu yaklaşımın kitabının temel mesajını bulanıklaştırdığını ve tartışmayı The Economist’in yapay zekâya ilişkin yaklaşımına çektiğini öne sürdü.

THE ECONOMIST YAPAY ZEKÂ KONUSUNDA ACEMOĞLU’NU DA ELEŞTİRMİŞTİ

The Economist’in önceki yazısındaki en sert bölümlerden biri Acemoğlu’nun yapay zekâ konusundaki görüşlerine ayrılmıştı.

Dergi, Acemoğlu’nun yapay zekânın ekonomik verimlilik üzerindeki etkisi konusunda fazla kötümser olduğunu ileri sürmüş; “işçi yanlısı yapay zekâ” yaklaşımını ise içeriği ve uygulanabilirliği bakımından sorgulamıştı.

Ayrıca Acemoğlu’nun da imzaladığı ve yapay zekânın insanların yerini almak yerine onları tamamlayan bir doğrultuya yönlendirilmesini isteyen bildiriyi eleştiren The Economist, bunu kimin ve hangi kurumun belirleyeceği sorusunu gündeme getirmişti.

Acemoğlu ise yeni cevabında, kitabına yönelik incelemenin de bu tartışma çerçevesine çekilmesini bilinçli bir editoryal tercih olarak gördüğünü belirtti.

GEÇEN HAFTA “KARALAMA GİBİ HİSSETTİRİYOR” DEMİŞTİ

Acemoğlu, The Economist’in ilk makalesinin ardından sosyal medya hesabından sert tepki göstermişti.

Ekonomist, yazının kendisine “karalama gibi” hissettirdiğini belirterek bunun daha kaygı verici bir arka planı olduğunu da ileri sürmüş ve ilerleyen dönemde bu konuda daha fazla bilgi paylaşacağını söylemişti.

Acemoğlu ayrıca The Economist’e doğrudan başvurarak yanıt hakkı istemişti. Derginin 21 Ağustos’ta Acemoğlu’nun mektubunu yayımlamasıyla bu talep karşılık bulmuş oldu.

SON SÖZÜ THE ECONOMIST’İN BAŞLIĞINI TERSİNE ÇEVİREREK SÖYLEDİ

Acemoğlu, cevabının sonunda The Economist’in kendisini hedef alan önceki makalesinin başlığına doğrudan göndermede bulundu.

Dergi Acemoğlu için “Dünyanın en etkili ekonomisti tuhaf biçimde ikna edici değil” ifadesini kullanmıştı.

Acemoğlu ise 33 yıllık akademik kariyerine işaret ederek cevabını şu sözlerle tamamladı:

“Eğer 33 yıla yayılan bir çalışma bütünü karşısında yapabildiğinizin en iyisi buysa, ‘tuhaf biçimde ikna edici olmayan’ sizin eleştirinizdir.”

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.