MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/14095_son-dakika-ibb-davasinda-celiskili-ifade-veren-muz

GÜNDEM

Tümü

Son dakika! İBB davasında çelişkili ifade veren Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebine ret: İmamoğlu cephesinden “gözdağı” tepkisi

(1 Gün, 5 Saat önce) 144 İzlenme 0 Yorum
İBB davasının ikinci celsesinin ikinci gününde dikkatler Muzaffer Beyaz’ın savunmasına çevrildi. Beyaz’ın önceki ifadeleriyle duruşmadaki beyanları arasındaki farklılıkları gerekçe gösteren duruşma savcısı tutuklanmasını talep etti. Talebe sanık avukatları tepki gösterirken, Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, “Bu durum, savcılığın baskı altında ifade almasıyla aynı şeydir. Bundan sonraki tutuksuz sanıklara gözdağıdır” dedi. Beyaz’ın tutuklama talebi reddedildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci günü, tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz hakkında verilen tutuklama mütalaasıyla hareketlendi. 40 günlük aranın ardından bir gün önce yeniden başlayan yargılamada tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularına devam edilirken, günün ilk oturumunda önce etkin pişmanlıktan yararlanan Beyaz İnşaat'ın sahipleri Seyfi Beyaz, ardından Muzaffer Beyaz dinlendi.

Duruşma savcısı, Muzaffer Beyaz’ın önceki ifadeleri ile mahkemedeki anlatımları arasında çelişkiler bulunduğunu belirterek tutuklanmasını talep etti. Beyaz’ın tutuklama talebi reddedildi.

SAVCI “ÇELİŞKİLİ BEYAN” DEDİ, TUTUKLAMA İSTEDİ

Muzaffer Beyaz, savunmasında dört ayrı eylemde adının geçtiğini, bir eylemde ise mağdur olduğunu ve şikâyetçi sıfatıyla yer aldığını söyledi.

Beyaz’ın kısa süren savunmasının ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, önceki ifadelerindeki bazı iddiaları hatırlattı.

Çalık Beyaz'a, “İskân işleri için 7 dükkân, 5 daire verdim demişsiniz.” diye sordu.

Muzaffer Beyaz ise, “Ben öyle biliyorum, o yüzden öyle yazdırdım ifademi. Abim öyle dedi.” cevabını verdi.

Mahkeme başkanı da Beyaz’a, Mehmet Murat Çalık’ın kendisinden doğrudan Hasan İmamoğlu’na daire verilmesini isteyip istemediğini sordu.

Beyaz, “Hayır, abimden duydum.” dedi ve konuların bir bölümünü bilmediğini, kendisine neden sorulduğunu anlamadığını söyledi.

Mahkeme başkanı ise Beyaz’ın önceki ifadesine atıfla, “Oldu, bitti, aldı diye anlatmışsınız.” karşılığını verdi.

Bu sorgunun ardından savcı, Beyaz’ın beyanlarını çelişkili bulduğunu belirterek tutuklanması yönünde ara mütalaa verdi.

 

İMAMOĞLU: BİLİYORUM DEDİKLERİNİZİ ŞİMDİ ‘DUYDUM’ DİYE DEĞİŞTİRDİNİZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Muzaffer Beyaz’a sorular yöneltti.

İmamoğlu, “Sizinle hâlâ ortaklığımız var, bir hak geçmiş midir, razı mısınız?” diye sordu.

Beyaz, “Razıyız, bir hak geçmedi.” cevabını verdi.

İmamoğlu’nun, “Köprülü kavşağı zorla mı yaptırdık?” sorusuna da Beyaz, “Hayır” dedi.

İmamoğlu daha sonra, “Bana ulaşmakta zorluk çektin mi, ilgili yöneticilere yönlendirdim mi?” sorusunu yöneltti.

Beyaz, “Size ulaşmakta zorluk çekmedim, yöneticiler sıkıntı yarattı.” diye konuştu.

İmamoğlu ise sorgunun sonunda Beyaz’a, “İfadelerinizde ‘biliyorum’ dediklerinizi şimdi ‘duydum’ diye değiştirdiniz.” dedi.

AVUKATLARDAN TUTUKLAMA TALEBİNE TEPKİ

Savcılığın Muzaffer Beyaz hakkındaki tutuklama talebinin ardından sanık avukatları söz aldı. Avukatlar, Beyaz’ın iradesinin sakatlandığını ve bu koşullarda sağlıklı bir sorgunun mümkün olmadığını savundu.

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ise tutuklama talebinin yalnızca Beyaz açısından değil, davadaki diğer tutuksuz sanıklar açısından da sonuç doğuracağını söyledi.

Pekin, “Bu durum, savcılığın baskı altında ifade almasıyla aynı şeydir. Bundan sonraki tutuksuz sanıklara gözdağıdır.” ifadelerini kullandı.

SEYFİ BEYAZ: SAVCILIK BİR İSİM SÖYLE DEDİ

Günün ilk bölümünde savunması alınan Seyfi Beyaz’ın açıklamaları da duruşmada tartışma yarattı.

Beyaz’a, Hasan İmamoğlu’na verildiği ileri sürülen üç daireye ilişkin sorular yöneltildi.

Avukat İsmail Emre Telci’nin, dairelerin ne zaman alındığını hatırlayıp hatırlamadığını sorması üzerine Beyaz, “Kayıtlarda vardır, hatırlamıyorum.” dedi.

Ardından Tuncay Yılmaz’ı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda ise, “Hatırlamıyorum, savcılık bir isim söyle dedi, ben de Tuncay bu işleri yapıyor diye onun ismini verdim.” ifadelerini kullandı.

Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız’ın, “Savcı sizden ismi nasıl istedi?” sorusuna Beyaz, “Ben biliyorum da söylemiyorum gibi bir ortam oldu.” ceabını verdi.

Yıldız ise, “Suçsuz bir insanı suçladınız, bilmiyorum diyebilirdiniz.” dedi.

ÇALIK’TAN “İSKÂN MI RUHSAT MI?” SORUSU

Mehmet Murat Çalık da Seyfi Beyaz’ın önceki ifadeleri ile duruşmadaki anlatımlarındaki farklılıkları gündeme getirdi.

Çalık, Beyaz’ın altıncı ifadesinde Hasan İmamoğlu’na iskân karşılığında daire devredildiğini söylediğini, kardeşi Muzaffer Beyaz’ın ise bunun ruhsat karşılığı olduğunu anlattığını belirterek, “İskân mı, ruhsat mı?” diye sordu.

Seyfi Beyaz, “Ne fark eder, ha iskân ha ruhsat.” cevabını verdi.

Çalık ise, “40 yıllık inşaatçısınız, çok yazık. İskân nedir, ruhsat nedir bu farkı bilmiyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU: SAVUNMA HAKKIM ELİMDEN ALINDI

Seyfi Beyaz’ın sorgusu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, ilk celsede yaşanan savunma süresine ilişkin tartışmaya da yeniden değindi.

İmamoğlu, “Savunma hakkım elimden alındı.” diyerek başladığı konuşmasında Beyaz’a, aralarında 18 yıllık ticari ilişki bulunduğunu belirtti.

İmamoğlu, “Aramızda aile sofraları olmuştur. Ben bu sürede sizinle hiç pazarlık yaptım mı? Siz beni ‘Canım yandı’ diyerek hiç ziyaret ettiniz mi?” diye sordu.

Seyfi Beyaz ise, “Pazarlık yapmadınız, ziyaret etmedim.” cevaplarını verdi.

İBB davasında Westside, Meydan Yakuplu, Metrohome ve Deniz İstanbul projeleri, taşınmaz devirleri, ruhsat ve iskân süreçleri, para ve çek ödemeleri ile etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadeler ayrıntılı biçimde ele alındı.

SEYFİ BEYAZ: ÖNCEKİ İFADELERİM GEÇERLİ

Beyaz İnşaat hissedarı Seyfi Beyaz, savunmasının başında daha önce savcılıkta ayrıntılı ifade verdiğini belirterek önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Hakkındaki adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

Duruşma savcısı, Westside projesinin iskân sürecinde Adem Soytekin’e verildiği ileri sürülen 3 milyon TL’yi sordu.

Beyaz, görüşmeyi kendisinin yapmadığını belirterek, “Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum.” dedi. Süreci İsa, Yüksel ve Oktay isimli ortakların yürüttüğünü söyledi.

Savcının Hasan İmamoğlu’nun üç daire aldığı yönündeki iddiaya ilişkin sorusuna ise Beyaz, bilgisinin “Oktay Hamzaoğlu’nun söyledikleri kadar” olduğunu ifade etti. Mehmet Murat Çalık’a verildiği iddia edilen para konusunda ise bilgisi olmadığını söyledi.

ÇALIK, 2019 TARİHLİ İSKÂN İLE 2022 TARİHLİ FATURAYI SORDU

Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Seyfi Beyaz’a geçmişte verdiği ifadeler arasındaki tarih ve anlatım farklılıkları üzerinden bir dizi soru yöneltti.

Çalık, Beyaz’ın 25 Nisan ve 26 Mayıs 2025 tarihli ifadelerinde Westside’ın iskân sürecindeki 100 bin TL ve 3 milyon 540 bin TL’lik ödeme konusunda farklı anlatımlar bulunduğunu söyledi.

Çalık, iddianamede iskânın 12 Kasım 2019’da alındığının belirtildiğini, Beyaz’ın sözünü ettiği 3 milyon 540 bin TL’lik faturanın tarihinin ise 3 Kasım 2022 olduğunu ifade ederek, aradaki üç yıllık farkı sordu.

Beyaz, “Bu konuda tam bir bilgim yok. Ama arzu ederseniz mahkemenize daha sonra sunarım.” cevabını verdi. Daha sonra olayların 10 yılı aşan bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, “Şu an teyit edemem” dedi.

100 BİN TL İÇİN “KABUL ETTİM-KABUL ETMEDİM” TARTIŞMASI

Çalık, Seyfi Beyaz’ın ilk ifadesinde 100 bin TL’lik talebi kabul etmediğini, sonraki ifadesinde ise kabul ettiğini söylediğini belirtti.

Beyaz buna, “Ben kabul ettiğimi söylemiyorum. Nasıl anlıyorsunuz bilmiyorum.” cevabını verdi.

Çalık, Beyaz’ın ifadesinde “kabul ettik” dediğini belirtirken Beyaz, konuyu ayrıntılı anlattığını ve değerlendirmeyi mahkemeye bıraktığını söyledi.

12 TAŞINMAZ MI, 10 TAŞINMAZ MI?

Çalık’ın gündeme getirdiği bir diğer konu taşınmaz devirlerinin sayısı oldu.

Çalık, Seyfi Beyaz’ın ifadelerinde 12 gayrimenkul devrinden söz ettiğini, buna karşılık tapu kayıt sistemi ile iddianamede 10 taşınmaz devrinin bulunduğunu söyledi.

Adem Soytekin’in bu taşınmazlardan üçünü parayla satın aldığını, iki taşınmazın okul yapımı karşılığında verildiğini, bazı taşınmazların ise kaba inşaat işleriyle bağlantılı olduğunu savunan Çalık, Beyaz’a kalan taşınmazları sordu.

Seyfi Beyaz, ayrıntıları hatırlamadığını söyledi.

“İSKÂN MI, RUHSAT MI?”

Çalık daha sonra Hasan İmamoğlu’na verildiği öne sürülen dairelerle ilgili farklı ifadeleri gündeme getirdi.

Seyfi Beyaz’ın bunu iskân süreciyle ilişkilendirdiğini, kardeşi Muzaffer Beyaz’ın ise ruhsat sürecinden söz ettiğini belirten Çalık, “İskân için mi verdiniz, yoksa ruhsat için mi verdiniz?” diye sordu.

Seyfi Beyaz, “Yani bu ne fark eder ki?” cevabını verdi.

Çalık da ruhsat ile iskânın farklı işlemler olduğunu söyledi.

ÇALIK: TAKBİS KAYITLARI BU BEYANI NEDEN DOĞRULAMIYOR?

Çalık’ın son sorularından biri, Adem Soytekin üzerinden Hasan İmamoğlu’na geçtiği ileri sürülen dairelerle ilgiliydi.

Seyfi Beyaz, daha önceki beyanını doğrulayarak Adem Soytekin’e verilen beş daireden üç veya dördünün Hasan İmamoğlu adına yapıldığını söyledi.

Çalık bunun üzerine, “Peki Tapu Kayıt Bilgi Sistemi niye bu beyanınızı doğrulamıyor Seyfi Bey?” diye sordu.

Mahkeme Başkanı, konunun mahkeme tarafından değerlendirileceğini belirtti.

“ALAATTİN KAMEROĞLU İLE İFADELERİNİZDE 15 AYNI PARAGRAF VAR”

Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya da Seyfi Beyaz’ın savcılık ifadelerini gündeme getirdi.

Beyaz, birden fazla kez ifade verdiğini ve geçmişteki olaylar aklına geldikçe savcılığa başvurduklarını söyledi. Savcılıkta kendilerine “bildiklerinizi anlatın” denildiğini, söylediklerinin tutanağa geçirildiğini belirtti.

Kaya, Seyfi Beyaz ile Alaattin Kameroğlu’nun ifadelerinde “noktası virgülüne kadar aynı” 15 bölüm bulunduğunu ileri sürdü.

Beyaz, Kameroğlu ile bazı olaylara birlikte gittiklerini söyledi ancak savcılık ifadelerinin kelimesi kelimesine aynı olmasının nedeni konusunda bir bilgi vermedi.

ÇEKLERİN TİCARİ DEFTERLERDEKİ KAYDI SORULDU

Baran Kaya, Adem Soytekin’e çekle ödeme yapılıp yapılmadığını da sordu.

Beyaz, çekin şirkete ait olduğunu ve ticari defterlerde kayıtlı bulunduğunu söyledi.

Kaya, çeklerin ve 3 milyon TL’lik ödemenin ticari defterlerde hangi hukuki gerekçeyle kaydedildiğinin incelenmesini talep etti. Seyfi Beyaz da 3 milyon TL’nin dört ortaklı şirket hesabından çıktığını söyledi.

SEYFİ BEYAZ: “SAVCILIKTA BİR İSİM SÖYLE ORTAMI OLDU”

Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız ise Seyfi Beyaz’ın daha önceki bir sözü üzerine, “Dediniz ki savcı bir isim ver dedi, ben de Tuncay Yılmaz’ı söyledim. Nasıl istedi savcı sizden ismi?” diye sordu.

Beyaz, “Ben biliyorum da söylemiyorum gibi bir ortam oldu.” cevabını verdi.

Yıldız’ın, “Bilmiyorum diyemez miydiniz?” sorusuna Beyaz, işlerin Tuncay Yılmaz tarafından yürütüldüğünü bildiğini söyledi ve taşınmazları kimin aldığını görmediğini daha önceki ifadesinde de belirttiğini ifade etti.

MUZAFFER BEYAZ’A İMAMOĞLU’NDAN SORULAR

Duruşmanın devamında Muzaffer Beyaz sorgulandı.

Ekrem İmamoğlu, Beyaz ile 2008’den beri tanıştıklarını, birlikte ticaret ve arsa ortaklığı yaptıklarını hatırlattı.

Muzaffer Beyaz, ortaklıklarının hâlâ devam ettiğini ve İmamoğlu ile aralarında hak-hukuk sorunu bulunmadığını söyledi.

İmamoğlu, köprülü kavşak yapımının kendilerine zorla yaptırılıp yaptırılmadığını sordu.

Muzaffer Beyaz, “Yok.” cevabını verdi.

Beyaz ayrıca geçmişte okul, cami ve sağlık ocağı gibi işlerin de yapıldığını doğruladı.

“SİZİNLE İLGİLİ HERHANGİ BİR ŞEY YOK”

İmamoğlu, Beyaz’a kendisine ulaşmakta sorun yaşayıp yaşamadığını da sordu.

Muzaffer Beyaz, son dönemde Bakırköy’de yaşadığı bir sorun dışında daha önce İmamoğlu’na ulaşmakta zorluk çekmediğini söyledi.

İmamoğlu, kendisini ilgili yöneticilere yönlendirdiğini hatırlatınca Beyaz bunu doğruladı.

İmamoğlu’nun, “Birebir benimle ya da kurumlarımla olan hiçbir diyaloglu bir sorun yaşadın mı?” sorusuna Beyaz, “Yok, sizinle ilgili zaten herhangi bir şey.” cevabını verdi.

İMAMOĞLU, “BİLİYORUM” VE “DUYDUM” BEYANLARINI SORDU

İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu’nun adının geçtiği taşınmaz alışverişini de gündeme getirdi.

Muzaffer Beyaz, Westside’la ilgili ayrıntılarla kendisinin ilgilenmediğini söyledi.

İmamoğlu ise Beyaz’ın önceki ifadelerinde “biliyorum” dediği bazı hususları duruşmada duyuma dayalı olarak anlattığını belirterek bunu sordu. Beyaz, söz konusu işlemlerle kendisinin ilgilenmediğini ifade etti.

MEYDAN YAKUPLU: “ZORLAMA YOK”

Meydan Yakuplu projesi de İmamoğlu ile Muzaffer Beyaz arasındaki sorguda gündeme geldi.

Muzaffer Beyaz, projenin daha sonra Adem Soytekin’e devredildiğini doğruladı.

İmamoğlu’nun, “Zorlama var mı burada size?” sorusuna Beyaz, “Zorlama yok ama devredebilirsiniz demiştiniz Başkanım.” karşılığını verdi.

Sorgunun sonunda İmamoğlu ile Beyaz arasında “hak helalliği” diyaloğu yaşandı. Beyaz, İmamoğlu’na hakkını helal ettiğini söyledi.

FATİH KELEŞ: “BENDEN BÖYLE BİR CÜMLE DUYDUNUZ MU?”

Fatih Keleş, Meydan Yakuplu projesinde konuşulduğu belirtilen iki daireyi Muzaffer Beyaz’a sordu.

Beyaz, iki daire istediğini ancak kendisine Keleş’in bunu kabul etmediğinin söylendiğini belirtti.

Keleş, “Benden böyle bir cümle duydunuz mu?” diye sorunca Beyaz, “Yok, sizden duymadım. Sizin adınıza Tuncay Yılmaz söyledi.” dedi.

Önceki ifadesinde Adem Soytekin’in adını kullandığının hatırlatılması üzerine Beyaz, Soytekin ile Yılmaz’ın birlikte gelip gittiklerini ve söz konusu bilgiyi ikisinin verdiğini söyledi.

MUZAFFER BEYAZ: RUHSAT İÇİN HÂLÂ MÜCADELE EDİYORUZ

Ali Rıza Akyüz’ün soruları üzerine Muzaffer Beyaz, bir başka projede ruhsatı hâlâ alamadıklarını belirtti.

Planlarının iptal edildiğini, arazinin bir bölümünün yeşil alana dönüştürüldüğünü ve plan sürecinin yaklaşık iki yıl sürdüğünü anlatan Beyaz, son iki aydır kot kesit belgesini almaya çalıştıklarını söyledi.

SAVCILIK MUZAFFER BEYAZ’IN TUTUKLANMASINI İSTEDİ

Muzaffer Beyaz’ın sorgusunun ardından duruşma savcısı, Beyaz’ın beyanlarında çelişkiler bulunduğunu belirterek tutuklanmasını talep etti.

Tutuklama talebinin ardından Beyaz’ın avukatları söz aldı.

Avukatlar, yalnızca ifadeler arasındaki çelişkinin tutuklama gerekçesi yapılamayacağını, Beyaz hakkında zaten adli kontrol uygulandığını ve kaçma ya da delil karartma şüphesinin bulunmadığını savundu.

Beyaz’ın avukatı, “İfadelerdeki bir çelişkinin tutuklamaya gerekçe olarak gösterilmesinin CMK’da hiçbir bölümü yok.” diyerek talebin reddini istedi.

İkinci avukat da savcılık talebinde hangi çelişkinin tutuklama gerekçesi yapıldığının açık biçimde ortaya konulmadığını savundu ve talebi “tehditvari” olarak nitelendirdi.

TORA PEKİN: “BUNDAN SONRAKİ SANIKLARI DA BASKI ALTINA ALMAK”

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ile Mahkeme Başkanı arasında da tutuklama talebi üzerine tartışma yaşandı.

Pekin, savcının Muzaffer Beyaz hakkındaki tutuklama talebinin, henüz avukatların sorguları tamamlanmadan gelmesini eleştirdi.

Mahkeme Başkanı, savcının böyle bir talepte bulunabileceğini ve kararı mahkemenin vereceğini söyledi.

Pekin ise, “Burada Savcı’nın yaptığı şey, avukatlar soru sormadan önce sanığı baskı altına almak. Ve bundan sonraki sanıkları da baskı altına almak. Bu, Savcılık’ta daha önceki yasak sorgu usulünün bir devamı niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı ise, “Biz öyle adını koymuyoruz, siz koyuyorsunuz” karşılığını verdi.

VEYSEL ERÇEVİK: ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURUSUNU KENDİ RIZAMLA YAPTIM

Duruşmada eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik de savunma yaptı.

Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kendi isteğiyle yaptığını ve baskı veya şantaj altında ifade vermediğini söyledi.

Soruşturma savcısının kendisine cezaevinden çıkabilmek için yalan beyanda bulunmamasını söylediğini aktaran Erçevik, 20 ve 29 Ağustos’ta iki ifade verdiğini belirtti.

Erçevik, yaklaşık 3,5 ay Silivri’de kaldığını, ardından 7,5 ay ev hapsi uygulandığını ve daha sonra imza yükümlülüğü ile yurt dışına çıkış yasağının devam ettiğini söyledi.

“PİŞMANLIĞIM SUÇ İŞLEDİĞİMİN PİŞMANLIĞI DEĞİL”

Erçevik, iddianamede Adem Soytekin’e bağlı olarak örgüt hiyerarşisi içinde hareket etmekle suçlandığını ancak bunu kabul etmediğini söyledi.

Etkin pişmanlık ifadesindeki “pişmanlık” kavramını da şöyle açıkladı:

“Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil. ‘Benim burada ne işim var?’ pişmanlığıydı.”

Erçevik, geçmişte özel sektörde üst düzey görevlerde bulunduğunu anlatarak herhangi bir yapıya iradesini teslim etmediğini savundu ve örgüt üyeliği suçlamasından beraatini istedi.

DENİZ İSTANBUL İDDİASI: “KAMU YARARI OLDUĞU İÇİN ARACILIK ETTİM”

Erçevik, Deniz İstanbul projesiyle ilgili iddiada Mustafa Keleş’le yalnızca bir kez görüştüğünü söyledi.

Adem Soytekin’in İBB’nin sosyal projelerine yönelik bir destek talebi bulunduğunu kendisine ilettiğini aktaran Erçevik, “Kamu yararı olduğu, orada bir bağış işi olacağı için aracılık ettim bu işe ve gerisine hiç karışmadım.” dedi.

Taşınmazlardan kendisine ya da yakınlarına bir devir veya maddi kazanç sağlanmadığını belirten Erçevik, rüşvete aracılık suçlamasını kabul etmedi ve beraatini istedi.

WESTSIDE İDDİALARINI REDDETTİ

Erçevik, Westside projesine ilişkin olarak da Seyfi Beyaz’ın 100 bin TL’lik ödeme iddiasını kabul etmedi.

Oktay Hamzaoğlu ve diğer proje hissedarlarından Erhan İnal’ın da kendisine veya kendisi aracılığıyla 100 bin TL verildiği konusunda bilgileri olmadığını söylediklerini belirten Erçevik, bu eylemden de beraatini talep etti.

BABACAN VE KİLER DOSYALARINDA “O TARİHTE BELEDİYEDE DEĞİLDİM” SAVUNMASI

Erçevik, Babacan İnşaat ve Kiler İnşaat’a ilişkin 2017-2018 dönemindeki çek ve tapu işlemlerinde, o tarihlerde Kameroğlu İnşaat’ta genel müdür olduğunu söyledi.

Bu işlemlerde kendisinin bir görüşmesi veya para ve taşınmazlarla ilgisi olduğuna ilişkin ifade bulunmadığını savundu.

KİPTAŞ DOSYASINDA AKRABASININ DAİRE ALIMINI ANLATTI

Erçevik, KİPTAŞ Pendik Arkat Evleri projesinde bacanağı Halil Akıncı’nın aldığı daireyle ilgili suçlamaları da reddetti.

Akıncı’nın daha önce de KİPTAŞ müşterisi olduğunu ve söz konusu dairenin bedelini ödediğine ilişkin dekontların mahkemeye sunulacağını söyledi. Gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi.

ERÇEVİK: SAVCILIKTAKİ İFADEYİ OKUMADAN İMZALADIM

Fatih Keleş’in avukatı Nergis İnce’nin soruları sırasında Erçevik’in etkin pişmanlık ifadesinin alınma süreci de ele alındı.

Erçevik, etkin pişmanlık hükümlerinin kendisine Vatan Emniyet’te Mali Şube polisi tarafından anlatıldığını, savcılıkta ise “Etkin pişmanlığa başvurmak istiyor musun?” diye sorulduğunu söyledi.

İnce, 20 Ağustos 2025 tarihli tutanağın ilk cümlesinde “Etkin pişmanlık hükümleri tarafıma anlatıldı” ifadesinin bulunduğunu hatırlattı.

Erçevik, bu ifadeyi hatırlamadığını söyledi.

İnce’nin, “İfadenizi okumadınız mı bittiğinde?” sorusuna ise, “Yok, okumadım, imzaladım.” cevabını verdi. Müdafiinin tutanağı okuduğunu doğruladı.

RECEP SEYHAN SORUSU

Nergis İnce, Adem Soytekin’in avukatı Recep Seyhan’ın Erçevik’i cezaevinde ziyaret edip etmediğini de sordu.

Erçevik, Seyhan’ın kendisini ziyaret ettiğini ancak kendisine para, tahliye vaadi veya etkin pişmanlık konusunda herhangi bir teklifte bulunmadığını söyledi.

Adem Soytekin’in ifadelerinden de cezaevindeyken haberdar olmadığını, bunları daha sonra basından öğrendiğini belirtti.

METROHOME RUHSATI VE “RÜŞVET PAZARLIĞINA ŞAHİT OLDUNUZ MU?” SORUSU

Tuncay Yılmaz’ın avukatı Atacan Işık, Metrohome projesinin yapı ruhsat sürecini sordu.

Erçevik, büyük bir proje için ruhsatın üç ila üç buçuk aylık sürede verilmesini makul bulduğunu söyledi.

Işık, SBS’ye verilen villanın satış sözleşmesinin ruhsat tarihinden yaklaşık sekiz ay sonra olduğunu belirterek, Adem Kameroğlu’nun villanın ruhsat karşılığında rüşvet olarak verildiği yönündeki iddiasına bizzat şahit olup olmadığını sordu.

Erçevik, “Hayır.” cevabını verdi.

NECATİ ÖZKAN İLE GÖRÜŞMELER

Necati Özkan da Erçevik’e Metrohome kapsamında yaptığı daire alımlarını sordu.

Özkan, Mart-Nisan 2017 döneminde Erçevik ile 11 kez HTS kaydı bulunduğunu ve dört daireye ilişkin yaklaşık 30 sayfalık satış belgelerini birlikte imzaladıklarını söyledi.

Özkan’ın, “Bu süre içerisinde sizinle benim aramda herhangi bir para konusu geçti mi?” sorusuna Erçevik “Yok, yok.” cevabını verdi.

Satışın gerçekleşmeyeceği yönünde aralarında herhangi bir ima bulunup bulunmadığı sorusuna da “Yok” dedi.

Adem Kameroğlu’nun avukatının, Özkan’ın aldığı dairelerle ilgili elden 2 milyon TL alınıp alınmadığı sorusuna Erçevik, Kameroğlu’nun parayı Kapalıçarşı’dan getirttiğini ve personelle birlikte götürüp bankaya yatırıldığını kendisine söylediğini aktardı.

MUSTAFA KELEŞ’E “4 MİLYON TL” SORUSU

Mustafa Keleş’in avukatı Erdoğan Tuz, Erçevik’e Keleş’i İBB’ye 4 milyon TL yardım konusunda aradığına ilişkin beyanını sordu.

Erçevik, “Yok, rakam söylemedim. ‘İBB’ye yardım etmek gerekiyormuş’ dedim.”cevabını verdi.

Keleş’in buna “Ben niye veriyormuşum?” diye tepki verdiğini söyleyen Erçevik, 6 Ekim 2025 tarihli ifadesindeki, Ekrem İmamoğlu’nun kendisine Keleş’e destek talebini iletmesini söylediğine ilişkin bölümün doğru olduğunu da teyit etti.

YÜKSEL HAMZAOĞLU: RÜŞVET VERDİĞİM İDDİASINI KABUL ETMİYORUM

Duruşmada Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu da savunma yaptı.

Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği suçlamasını reddetti, “Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım.”dedi.

Westside’ın yaklaşık 72 dönüm arazi üzerinde 1.152 daire ve 115 dükkândan oluştuğunu anlatan Hamzaoğlu, ruhsat ve iskân süreçlerinin uzaması nedeniyle yaklaşık 250 müşteriye karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandıklarını söyledi.

Hamzaoğlu, belediyeden iletildiğini söylediği maddi taleplerin çoğunlukla Adem Soytekin aracılığıyla geldiğini ve talepler karşılanmadığında ruhsat ile iskân işlemlerinin sonuçlanmayacağı kanaatine vardıklarını savundu.

HAMZAOĞLU: İKİ DÜKKÂN İŞ KARŞILIĞIYDI

Hamzaoğlu, Adem Soytekin’in şirketlerine devredilen beş daire ile altı dükkândan iki dükkânın yapılan inşaat işinin karşılığı olduğunu söyledi.

Diğer devirler ile yaklaşık 3,5 milyon TL’lik çeklerin ise “serbest iradeyle yapılmış bir rüşvet anlaşması” olmadığını, belediye işlemlerinin sonuçlandırılması için kendilerine iletilen talepler nedeniyle verildiğini savundu.

Hamzaoğlu, rüşvet suçundan beraatini istedi; mahkemenin menfaat sağlandığını kabul etmesi halinde ise kendisinin “icbar suretiyle irtikabın mağduru” olarak değerlendirilmesini talep etti.

ADEM SOYTEKİN İLE HAMZAOĞLU ARASINDA TAŞINMAZ TARTIŞMASI

Adem Soytekin, Hamzaoğlu’na kendisine devredilen taşınmazları sordu.

Soytekin, 2013’te iki daireyi kredi kartıyla satın aldığını, üç dükkânı Mado şubesi açmak amacıyla aldığını ve yaklaşık 4,5 milyon TL’yi çeklerle ödediğini söyledi.

Hamzaoğlu ise beş daire ve altı dükkândan iki taşınmazın barter veya iş karşılığı, ikisinin de satın alma yoluyla alındığını belirterek kalan taşınmazların durumunu sordu.

Soytekin daha sonra bir başka dükkânı da iki araç ve para karşılığında satın aldığını söyledi.

Ruhsat sürecini kendisinin takip edip etmediğini soran Soytekin’e Hamzaoğlu, “Sen takip etmedin, Beyaz İnşaat takip etti. İskân safhasında sen devreye girdin.”cevabını verdi.

3,5 MİLYON TL’LİK ÖDEMENİN NE İÇİN YAPILDIĞI TARTIŞILDI

Soytekin, Westside’ın yanındaki yolun seviyesinin düşürülerek 30’dan fazla dükkânın girişinin düz hale getirildiğini ve bu yolu kendisinin yaptığını söyledi.

Hamzaoğlu başlangıçta bu çalışmadan haberi olmadığını, daha sonra öğrendiğini belirtti.

Soytekin’in, “Bana bu 3,5 milyon haricinde bu yol için bir ödeme yaptınız mı?”sorusuna Hamzaoğlu, “Hayır.” cevabını verdi.

Hamzaoğlu ise 3,5 milyon TL’nin iskânla ilgili olarak kendilerinden alındığını bildiğini söyledi.

FURKAN HAMZAOĞLU: KİŞİSEL GÖRGÜM YOKTU

Hasan İmamoğlu’nun avukatı İsmail Emre Telci’nin soruları sırasında Furkan Hamzaoğlu’nun savcılık ifadesi de ele alındı.

Furkan Hamzaoğlu, savcılıktaki beyanlarını babası ile Oktay Hamzaoğlu’ndan aldığı bilgilere dayanarak verdiğini söyledi.

Olayların yaşandığı tarihlerde yetkisi ve görevi bulunmadığını belirten Hamzaoğlu, avukatın “kişisel bir görgünüz yoktu” şeklindeki sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

Mehmet Murat Çalık’ın avukatı ise Hamzaoğlu’nun 25 Nisan 2025 tarihli ifadesinde Çalık’la birkaç kez görüştüğünü ancak Çalık’ın kendisinden herhangi bir menfaat talebinde bulunmadığını söylediğini hatırlattı.

Hamzaoğlu bu beyanın doğru olduğunu teyit etti.

 

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.