Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkenin enerji arz, dönüşüm ve tüketim yapısını fiziksel akış modelleriyle ortaya koyan 2024 yılı "Enerji Hesapları" araştırmasını kamuoyuyla paylaştı. Ülke ekonomisinin enerji bağımlılığını ve tüketim eğilimlerini izlemek adına stratejik öneme sahip olan verilere göre, toplam fiziksel enerji akış hacmi 20 bin 164 petajul olarak hesaplandı.
TOPLAM ENERJİ AKIŞINDA EKONOMİK FAALİYETLERİN AĞIRLIĞI
Fiziksel enerjinin kaynak bileşenleri incelendiğinde; doğrudan enerji ürünleri yüzde 52,8 ile en büyük hacmi oluştururken, enerji artıkları yüzde 36,1, doğal enerji girdileri ise yüzde 11,1 pay aldı.
Bu enerjinin kullanım (varış) yerlerine göre dağılımında ekonomik faaliyetler (sektörler) yüzde 51,7 ile ilk sırada yer alırken, hanehalklarının doğrudan kullanımı yüzde 9,3 seviyesinde kaldı. Ekonomik faaliyetlerin kendi iç kırılımında ise imalat sanayi yüzde 39,7'lik payla enerjiyi en yoğun kullanan ana sektör olarak öne çıktı.
NİHAİ ENERJİ KULLANIMINDA HANEHALKI VE SANAYİ BAŞA BAŞ
Sektörlerin ve hanelerin ikincil dönüşümlere uğramış enerji ürünlerini doğrudan tükettiği "nihai kullanım" aşamasındaki toplam hacim 5 bin 727 petajul olarak kayıtlara geçti. Bu kategoride hanehalkları ve endüstriyel üretim sektörü birbirine yakın oranlarla zirveyi paylaştı:
Hanehalkları: Yüzde 32,7 ile nihai tüketimde en yüksek paya sahip oldu.
İmalat Sanayi: Yüzde 31,1 ile ikinci sırada yer alarak üretim odaklı enerji ihtiyacını ortaya koydu.
Ticaret, Hizmet ve Ulaştırma: Yüzde 23,5'lik oranla imalat sanayini takip eden üçüncü büyük tüketici bloğu oldu.
EN ÇOK TÜKETİLEN ENERJİ KAYNAĞI PETROL ÜRÜNLERİ
Enerji ürünlerinin nihai kullanım safhasında hangi kaynaklardan sağlandığına bakıldığında, Türkiye'nin ulaştırma ve sanayi yapısına bağlı olarak fosil kaynakların ağırlığı dikkat çekti. 2024 yılında nihai tüketimde tercih edilen kaynakların oransal sıralaması şu şekilde gerçekleşti:
Petrol Ürünleri: %41,9
Elektrik: %22,4
Doğal Gaz: %22,0
Kömür Ürünleri: %7,7
Isı: %4,6
Diğer Ürünler: %1,4
Ekonomi ve enerji analistleri, nihai tüketimde petrol ürünlerinin yüzde 40'ın üzerinde pay almasının, ülkenin ithal enerji bağımlılığı ve cari denge üzerindeki yapısal baskısını sürdürdüğünü; buna karşın elektrik ve doğal gazın dengeli paylarının sanayi ve konutlardaki dönüşümün istikrarlı ilerlediğine işaret ettiğini belirtiyor.




















