ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çarşamba günü yaklaşık iki saat süren kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Trump'ın önümüzdeki bahar aylarında Çin'e yapacağı ziyaret öncesinde gerçekleşen görüşmede, liderler Ukrayna'daki savaştan ticari ilişkilere kadar geniş bir yelpazeyi ele aldı. Ancak görüşmenin ardından taraflardan yapılan açıklamalar, Washington ve Pekin'in öncelik sıralamasındaki farklılıkları bir kez daha gözler önüne serdi.
Görüşmenin ardından sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yapan Başkan Trump, görüşmeyi "uzun, kapsamlı ve mükemmel" olarak tanımladı. Trump, İran, Ukrayna savaşı ve soya fasulyesi ticareti gibi yarım düzineden fazla konunun konuşulduğunu ve görüşmenin "çok olumlu" geçtiğini belirtti. İki liderin Ekim ayında Güney Kore'de vardığı bir yıllık ticaret ateşkesinin ardından ilişkileri yumuşatma çabası içinde olduğu biliniyor.
Trump açıklamasında, "Çin ile ilişkimiz ve Başkan Şi ile kişisel ilişkim son derece iyi ve ikimiz de bunu bu şekilde tutmanın ne kadar önemli olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı.
Şİ'DEN ABD'YE SİLAH SATIŞI UYARISI
New York Times'ın aktardığına göre, Trump'ın iyimser tablosuna karşın, Çin devlet medyasının görüşmeye dair aktardığı notlar çok daha keskin bir tondaydı. Pekin yönetimi, görüşmede Tayvan meselesinin merkeze alındığını bildirdi.
Çin kaynaklarına göre Şi Cinping, Amerikan tarafına Tayvan konusunun "Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele" olduğunu iletti. Şi, Çin'in "Tayvan'ın Çin'den ayrılmasına asla izin vermeyeceğini" vurgulayarak, ABD'nin Tayvan'a silah satışlarını "son derece dikkatle" ele alması gerektiği uyarısında bulundu.
Bu uyarının, ABD'nin Aralık ayında Tayvan için onayladığı 11 milyar doları aşan silah paketinden aylar sonra gelmesi dikkat çekti. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Tayvan Dışişleri Bakanlığı ise bölgesel istikrarı desteklediklerini ancak savunmalarını güçlendirmeye devam edeceklerini duyurdu.
"TRUMP'A 'HAZIR OL' MESAJI"
Analistler, Şi'nin bu çıkışını Nisan ayında gerçekleşmesi beklenen zirve öncesi bir pozisyon belirleme hamlesi olarak yorumluyor. Brookings Enstitüsü Çin Merkezi Direktörü Ryan Hass, Şi'nin ifadelerinin "hedef odaklı ve keskin" olduğunu belirterek, "Şi, hem iç kamuoyuna hem de Başkan Trump'a Tayvan konusunda işin başında olduğunu göstermek için bir işaret koymak istiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Hass'a göre Çin lideri, Nisan ayındaki ziyaret öncesinde Trump'a "Ciddi bir Tayvan görüşmesine hazır ol" mesajı veriyor.
TRUMP'IN VENEZUELA HAMLESİ VE ÇİN'İN ENDİŞELERİ
Görüşmenin arka planında, Trump yönetiminin dış politikasındaki agresif adımların yarattığı endişeler de yer alıyor. Trump'ın Venezuela liderini yakalamak ve petrol sahalarını kontrol etmek amacıyla ülkeye müdahalede bulunması, uluslararası arenada egemenlik tartışmalarını alevlendirmiş durumda.
New York Times'a verdiği röportajda Trump, Şi'nin Tayvan'ı Çin'in bir parçası olarak gördüğünü kabul ettiğini, ancak olası bir Çin müdahalesinden "çok mutsuz olacağını" Şi'ye ilettiğini belirtti. Trump, "Ona, bunu yaparsa çok mutsuz olacağımı ifade ettim ve bunu yapacağını sanmıyorum" şeklinde konuştu.
Beyaz Saray yetkilileri ise ABD'nin "Tek Çin" politikasında ve Tayvan ile olan gayriresmi ilişkilerinde bir değişiklik olmadığını vurguluyor.




















