Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kendisi ve aile üyelerinin adının geçtiği, yurt dışından Türkiye'ye yatırım getirilmesi vaadiyle başlayan ticari ilişkiler nedeniyle yürütülen soruşturmaya ilişkin X hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Sarıgül, soruşturmaya dayanak gösterilen sözleşmelerin, banka dekontlarının ve noter onaylarının sahte olduğunu savunarak, söz konusu belgelerle kendisi ve ailesi hakkında gerçeğe aykırı iddialar ortaya atıldığını ileri sürdü.
27 Ekim tarihli açıklamasında, iddiaların kaynağındaki Sinan Çampınar ve dört kişi hakkında dolandırıcılık iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu bildiren Sarıgül, savcılığa sunduklarını belirttiği belgelerin ayrıntılarını da paylaştı.
"TÜRKİYE'YE ULUSLARARASI YATIRIM GETİRECEĞİNİ SÖYLEYEREK BİZE ULAŞTI"
Mustafa Sarıgül, Sinan Çampınar ile başlayan ilişkinin Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırım getirilmesi amacıyla kurulduğunu belirtti. Çampınar'ın kendisine uluslararası yatırımcılarla bağlantısı olduğunu ve projeler için finansman sağlayabileceğini söylediğini aktaran Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
"Sinan Çampınar adlı şahıs Türkiye'ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcıların olduğunu ve bu yatırımlar için finansman sağlayacağını belirterek benimle iletişime geçmiştir. Soruşturma açılmasına neden olan bu şahıslarla aramızdaki temaslar bu nedenle başlamıştır."
Sarıgül, kamuoyuna yansıyan görüntülerde adı geçen şirketlerin ve konuşulan parasal tutarların Çampınar tarafından hazırlanan yatırım sunumlarına dayandığını savundu.
Yatırım projelerinin gerçeği yansıtmadığını ve söz konusu kişilerin vaat ettikleri finansmanı sağlayabilecek durumda olmadığını fark ettiklerinde ilişkileri sonlandırdıklarını ifade etti.
"16 ARALIK'TA SÖZLEŞMELERİN GEÇERSİZLİĞİNİ KABUL EDEN PROTOKOL İMZALANDI"
Sarıgül'ün açıklamasındaki dikkat çekici ayrıntılardan biri, taraflar arasında 16 Aralık 2025'te imzalandığını belirttiği sulh ve ibra protokolü oldu. Sarıgül, yatırım projelerinin gerçek olmadığını düşündükleri aşamada Çampınar'a hukuki ve cezai yollara başvuracaklarını bildirdiklerini söyledi.
Bunun üzerine Çampınar'ın İstanbul'a gelerek daha önceki sözleşmelerin geçersiz olduğunu kabul ettiğini ileri sürdü.
Sarıgül, süreci şu sözlerle anlattı:
"Bunun üzerine hemen ertesi günü, 16 Aralık 2025 tarihinde Sinan Çampınar İstanbul'a gelerek imzalanan protokollerin ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığını kabul ederek sulh ve ibra protokolü imzalamıştır."
Sarıgül'e göre buna rağmen Çampınar'ın ortakları Marc Baeriswyl ve Kai Precat, Enerji SKM Holding UG üzerinden geçersizliği kabul edilen sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri sürerek ailesi hakkında suç duyurusunda bulundu.
"SÖZLEŞMEYİ ONAYLADIĞI SÖYLENEN KİŞİNİN NOTERLİK YETKİSİ YOK"
Sarıgül, soruşturmaya konu sözleşmelerde ciddi hukuki ve teknik sorunlar bulunduğunu öne sürdü. 7 Ağustos 2024 tarihli, aynı isim ve formatta hazırlanmış ancak birbirinden farklı yükümlülükler içeren iki ayrı sözleşme bulunduğunu belirten Sarıgül, bu sözleşmelerde noter olarak gösterilen kişinin yetkili olmadığını savundu.
Sarıgül, bu durumun Birleşik Krallık Noterler Birliği tarafından yazılı olarak doğrulandığını ileri sürdü.
Ayrıca Sinan Çampınar'ın sözleşmeleri imzalarken ilgili şirketi temsil etme yetkisinin bulunmadığını ve bunun Alman ticaret sicili kayıtlarından anlaşılabildiğini iddia etti.
"ÖMER SARIGÜL VE AYLİN KOTİL'LE İLİŞKİLENDİRİLEN ŞİRKETLER KURULMAMIŞ"
Mustafa Sarıgül, Almanya'daki yetkili makamlardan alındığını belirttiği belgelere de değindi. Bu belgelere göre oğlu Ömer Sarıgül ile ilişkilendirilen şirketin kuruluş işlemlerinin tamamlanmadığını ve ticaret siciline tescil edilmediğini ileri sürdü. Eski eşi Aylin Kotil ile ilişkilendirilen şirketin ise herhangi bir ticaret sicili kaydının bulunmadığını savundu.
Sarıgül, bu belgelerin mevcut olmayan şirketlerin faaliyetteymiş gibi gösterildiğini ortaya koyduğunu ileri sürdü.
"10 MİLYON VE 100 MİLYON AVROLUK DEKONTLAR SAHTE"
Sarıgül, açıklamasının merkezine soruşturmada gündeme gelen iki büyük tutarlı banka dekontunu da yerleştirdi. Söz konusu belgelerde 10 milyon ve 100 milyon avro tutarında para transferi gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğünü belirten Sarıgül, bu işlemlerin hiçbir zaman yapılmadığını söyledi.
"Bu şahısların hakkımızda yaptıkları şikâyetlerde ileri sürdükleri ve sosyal medyada da yayılan 10 milyon avro ve 100 milyon avro tutarında ödeme yapıldığına dayanak gösterilen dekontlar da gerçek bir bankacılık işlemini yansıtmayan, sahte olarak düzenlenmiş belgelerdir."
Sarıgül, "Şahsıma, aileme veya şirketimize bu tutarlarda herhangi bir para transferi gerçekleşmemiştir" ifadelerini kullandı.
Daha önceki açıklamalarında da 100 avroluk bir banka dekontunun 100 milyon avroluk işlem yapılmış gibi değiştirildiğini öne süren Sarıgül, son paylaşımında bütün sözleşme ve dekontların ayrıntılı biçimde araştırılmasını istedi.
"BİZDEN 4 MİLYON AVRO TALEP ETTİLER"
Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkında şikâyette bulunan kişilerin gerçek dışı belgelerle maddi talepler ileri sürdüğünü de iddia etti. Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
"Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar kurulmamış şirketleri kurulmuş, faaliyette bulunuyormuş gibi, gerçekleşmemiş ödemeleri gerçekleşmiş gibi göstererek şahsım ve ailem hakkında gerçeğe aykırı iddialar ve dayanaksız talepler ileri sürmüş, tarafımızdan 4 milyon avro talep etmişlerdir."
Sarıgül, söz konusu kişilerin sahte belgeler kullanarak kendisini ve ailesini mağdur ettiğini savundu.
"Şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir. Burada dolandırılmak istenen ve mağdur olan ben ve ailemdir."
BEŞ KİŞİ HAKKINDA SAVCILIĞA BAŞVURDU
Sarıgül, açıklamasında Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. 27 Ekim 2026 tarihli başvurunun, savcılığın Dolandırıcılık Bürosu nezdinde 2026/188167 numaralı dosyayla ilişkilendirildiğini belirtti.
Sarıgül, başvurusunda söz konusu kişiler arasındaki bağlantıların, düzenlenen sözleşmelerin, para taleplerinin ve ileri sürdüğü belge sahteciliği iddialarının araştırılmasını istediğini bildirdi.
"Olayların gerçek mahiyeti, Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğumuz 27.10.2026 tarih ve 2026/188167 (Dolandırıcılık Büro) Hz. dos. suç duyurusu dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesiyle açıklığa kavuşacaktır" dedi.
Mustafa Sarıgül, son açıklamasında kendisine ve ailesine yöneltilen suçlamaları reddederek yargı sürecinde bütün hukuki imkânları kullanacağını belirtti.
"Şahsıma, aileme ve şirketimize yönelik asılsız iddialar ve haksız talepler karşısında bütün hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz" diyen Sarıgül, sözlerini şöyle tamamladı:
"Adaletin, vicdan ve hakkaniyetle tecelli edeceğine inanıyorum."
Sarıgül'ün yeni suç duyurusunda ileri sürdüğü belge sahteciliği, yetkisiz temsil ve dolandırıcılık iddialarına ilişkin savcılık incelemesinin nasıl sonuçlanacağı ise henüz bilinmiyor.
SORUŞTURMADA SARIGÜL'ÜN AİLE ÜYELERİ VE MURAT AĞIREL TUTUKLANMIŞTI
Mustafa Sarıgül'ün yeni açıklaması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü ve ailesinden bazı isimlerin de tutuklandığı kara para aklama soruşturması devam ederken geldi. Soruşturma kapsamında Sarıgül'ün oğlu Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil ve gazeteci Murat Ağırel'in de aralarında bulunduğu kişiler hakkında tutuklama kararları verilmişti.
Gazeteci Murat Ağırel, ifadesinde Sinan Çampınar tarafından kendisine 10 milyon ve 100 milyon avroluk iki banka dekontu gönderildiğini, bunların doğruluğunu araştırmak amacıyla Sarıgül ailesinin avukatlarıyla görüştüğünü anlatmıştı.
Ağırel, belgelerin güvenilirliğini doğrulayamadığı için söz konusu iddiaları haberleştirmediğini belirtmişti.
Sarıgül ise daha önce yaptığı açıklamalarda Ağırel'in soruşturmaya dahil edilmesini ve tutuklanmasını haksızlık olarak nitelendirmişti.
Sarıgül'ün açıklamasının tamamı şu şekilde:
"KAMUOYUNA SAYGIYLA;
Sinan Çampınar adlı şahıs Türkiye'ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcıların olduğunu ve bu yatırımlar için finansman sağlayacağını belirterek benimle iletişime geçmiştir. Soruşturma açılmasına neden olan bu şahıslarla aramızdaki temaslar bu nedenle başlamıştır.
Kamuoyuna yansıyan önü arkası kesilerek yayınlanan görüntülerdeki şirketler, sözü geçen meblağların tamamı Sinan Çampınar adlı şahsın ikna amaçlı sunumlarıdır.
Yatırım projelerinin uydurma olduğu, bu yatırımlar için finansman sağlayabilecek bir kapasitelerinin olmadığının -geç de olsa- anlaşılması üzerine de temas kesilmiş, hukukive cezai yollara başvuracağımız bildirilmiştir.
Bunun üzerine hemen ertesi günü, 16 Aralık 2025 tarihinde Sinan Çampınar İstanbul'a gelerek imzalanan protokollerin ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığını kabul ederek sulh ve ibra protokolü imzalamıştır.
Bu kez Sinan Çampınar’ın ortakları Marc Baeriswyl ve KaiPrecat, temsilcisi oldukları Enerji SKM Holding UG üzerinden, geçersizliği kabul edilen sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri sürerek hakkımızda suç duyurusunda da bulunmuşlardır.
7 Ağustos 2024 tarihli aynı isim ve aynı formatta, ancak birbirinden tamamen farklı yükümlülükler içeren iki ayrı sözleşmede noter olarak gösterilen kişinin noterlik yapma yetkisinin bulunmadığı, Birleşik Krallık Noterler Birliği tarafından yazılı olarak doğrulanmıştır.
Sinan Çampınar'ın sözleşmeleri imzaladığı şirketi temsil yetkisinin olmadığı Almanya'daki resmî ticaret sicili kayıtlarında bellidir.
Alman yetkili makamlarından alınan belgelerde, Ömer Sarıgül ile ilişkilendirilen şirketin kuruluş işlemlerinin tamamlanmadığı ve ticaret siciline tescil edilmediği, Aylin Kotil ile ilişkilendirilen şirketin ise herhangi bir ticaret sicili kaydının bulunmadığı doğrulanmıştır.
Bu şahısların hakkımızda yaptıkları şikâyetlerde ileri sürdükleri ve sosyal medyada da yayılan 10 milyon avro ve 100 milyon avro tutarında ödeme yapıldığına dayanak gösterilen dekontlar da gerçek bir bankacılık işlemini yansıtmayan, sahte olarak düzenlenmiş belgelerdir
Şahsıma, aileme veya şirketimize bu tutarlarda herhangi bir para transferi gerçekleşmemiştir.
Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar kurulmamış şirketleri kurulmuş, faaliyette bulunuyormuş gibi gerçekleşmemiş ödemeleri gerçekleşmiş gibi göstererekşahsım ve ailem hakkında gerçeğe aykırı iddialar ve dayanaksız talepler ileri sürmüş, tarafımızdan 4 milyon avro talep etmişlerdir.
Şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir.
Burada dolandırılmak istenen ve mağdur olan ben ve ailemdir.
Bu nedenle Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Söz konusu kişilerin birbirleriyle bağlantılı eylemlerinin, düzenlenen sözleşmelerin ve ileri sürülen taleplerin bütün yönleriyle araştırılmasını ve suç teşkil eden fiillerin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılması talep edilmiştir.
Olayların gerçek mahiyeti, Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğumuz 27.10.2026 tarih ve 2026/188167 (Dolandırıcılık Büro) Hz. dos. suç duyurusu dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesiyle açıklığa kavuşacaktır.
Şahsıma, aileme ve şirketimize yönelik asılsız iddialar ve haksız talepler karşısında bütün hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
Adaletin, vicdan ve hakkaniyetle tecelli edeceğine inanıyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yeni Parti Erzincan Milletvekili
Mustafa SARIGÜL"









