Son günlerde bazı portföy yönetim şirketlerinde yaşanan likidite sorunları ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 7 portföy şirketinin fonlarına ilişkin aldığı tasfiye kararları, CNBC-e ekranlarında duygusal anlara sahne oldu. Elif Saygılıer’in konuğu olan Aura Portföy Yönetici Ortağı Arzu Odabaşı, fon piyasasında yaşananları değerlendirirken sektörün geldiği noktadan duyduğu üzüntüyü anlattı.
Odabaşı, son alınan önlemlerin gerekli olduğunu ancak daha erken ve kademeli biçimde devreye alınması gerektiğini savundu.
“Olması gerektiği gibi gittiğini düşünüyorum. Ama ben biraz daha bu önlemlerin daha kademeli şekilde, daha önceki dönemlerde alınması gerektiğini düşünen biriyim” diyen Odabaşı, son müdahalelerin sektöre “fazla sert ve ağır” geldiğini söyledi.
“YATIRIM FONLARINDA CİDDİ BİR GÜVEN EROZYONU OLDU”
Odabaşı, yıllardır tasarruf sahiplerinin geleneksel yatırım araçlarından yatırım fonlarına yönelmesi gerektiğinin anlatıldığını hatırlatarak yaşananların sektörde ciddi bir güven kaybına yol açtığını söyledi.
“Türk toplumu yastık altından, altından çıksın; yatırım fonlarına koysun, yatırım fonlarında sektör büyüsün dediğimiz bir yaklaşımda ciddi bir güven erozyonu oldu” diyen Odabaşı, fonlardan çıkacak paranın bundan sonra nereye yöneleceğinin de önemli bir soru olduğunu belirtti.
Yatırımcının yüksek getiri vaatlerine yöneldiğini belirten Odabaşı, finansal okuryazarlığın önemine dikkat çekti.
Odabaşı, yatırımcıların para piyasası fonu, serbest fon ve diğer fon türleri arasındaki farkları ve taşıdıkları riskleri bilmesi gerektiğini söyledi.
“Yatırımcıya ciddi getiriler sunuldu ve yatırımcı o tarafa doğru gitti. Geldiği noktada bu oldu. Burada bir risk vardı. Yatırımcı bu riski göremedi” ifadelerini kullandı.
“BU PİYASANIN BU HALE GELMESİ GURUR KIRICI”
Yayının ilerleyen dakikalarında Odabaşı’nın sözleri giderek daha duygusal bir tona dönüştü.
Yaklaşık 30 yıldır finans sektöründe çalıştığını belirten Odabaşı, temel analiz, teknik analiz ve ekonomik modellerle yatırım yönetmeye çalışan profesyoneller açısından yaşananların ağır olduğunu söyledi.
Odabaşı şöyle konuştu:
“Hepimiz büyük emekler verdik. Temel analiz, teknik analiz, ekonomik model, bir sürü şey konuşan insanlarız. Bakıyorsun bambaşka şeyler oluyor. Burada emek veren, çalışan ve işini hakkıyla yapan insanlar adına bu piyasanın bu hale gelmesi gurur kırıcı bir şey.”
Odabaşı, fon piyasasındaki gelişmelerin yalnızca finansal değil, toplumsal sonuçlarının da olacağını savundu.
“İnsanları biz dövizden bu tarafa gelin dediğimiz noktada bir getiriye doğru kapıldılar. Kapıldıkları noktada böyle bir hezimetle karşılaştılar. Bütün bunları yaşamak toplumsal olarak ciddi bir erozyon” dedi.
“KREDİ KARTINI ÖDEYECEK, PARASINI BOZAMIYOR”
Odabaşı’nın en sert çıkışı ise para piyasası fonlarında paralarına ulaşamayan yatırımcılara ilişkin oldu.
Para piyasası fonlarının yatırımcılar tarafından likit ve kısa sürede nakde çevrilebilir ürünler olarak tercih edildiğini hatırlatan Odabaşı, yatırımcıların kendi tasarruflarına ulaşamamasını eleştirdi.
“Yatırımcı ne yapacak şimdi? Bir para biriktirmiş, kredi kartını ödeyecek. Ödeyemiyor. Para piyasası fonuna güvenmiş, almış, bozamıyor. Bu hakikaten azap bozucu bir şey insanlar nezdinde.”
Odabaşı, serbest hisse senedi fonları ile para piyasası fonlarının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Serbest fonlarda yatırımcının daha yüksek risk aldığını belirten Odabaşı, para piyasası fonlarında ise yatırımcının likidite beklentisinin temel unsur olduğunu vurguladı.
“Serbest hisse senedi fonlarını söylemiyorum. Orada bir risk var, risk almış yatırımcı. Ama para piyasası fonları tarafında yatırımcılara bunun yaşatılmaması gerekiyordu” dedi.
“BİR AY ÇOK UZUN, BU PARA LİKİT DİYE ALINDI”
Odabaşı, para piyasası fonlarındaki yatırımcıların nakitlerine en kısa sürede ulaşması gerektiğini belirterek olası uzun bir tasfiye süresine de itiraz etti:
“Bir ay o kadar uzun süre ki... Yatırımcının para piyasası fonu likit diye aldığı bir yatırım ürünü. Alıyorsun, aynı gün bozuyorsun, ertesi gün bu paraya ulaşacağını bekliyorsun. Geldiğin noktada o paraya ulaşamıyorsun.”
Odabaşı, düzenleyici kurumların para piyasası fonlarında kalan yatırımcıların nakde ulaşmasını hızlandıracak adımlar atması gerektiğini söyledi.
“İNSAN KENDİNİ DEĞERSİZ HİSSEDİYOR”
Konuşmasının bu bölümünde duygulanan Odabaşı, yaşananların sektörde işini kurallara uygun şekilde yapan profesyoneller üzerinde de etkisi olduğunu anlattı.
“Bizim için de onur kırıcı bir şey” diyen Odabaşı şöyle devam etti:
“Sen emek veriyorsun, iş yapıyorsun ve düzgün iş yapmaya çalışıyorsun. Bir bakıyorsun bambaşka şeyler olmuş ve kendini de değersiz hissediyorsun. Biz klasik tarafta kaldık. Temel analize, ekonomik modele, teknik analize inanarak iş yapmaya çalışıyorsun, bambaşka şeyler oluyor.”
“OTORİTE ‘PARANIZA ULAŞACAKSINIZ, BİZ BURADAYIZ’ DEMELİ”
Odabaşı, mevcut aşamada yatırımcı güveninin yeniden sağlanması için açık bir güvence verilmesi gerektiğini de söyledi.
“İnsanlara ‘Evet, siz paranıza ulaşacaksınız, biz buradayız’ diyen bir otoritenin olması gerekiyor” ifadelerini kullanan Odabaşı, yatırımcıların mağdur edilmemesi gerektiğini belirtti.
Sektörde bundan sonra küçülmeler ve birleşmeler yaşanabileceğini de söyleyen Odabaşı, portföy yönetim sektörünün çok hızlı büyüdüğünü ve yeniden dengelenmesinin zaman alabileceğini ifade etti.
“Birdenbire büyüdü. Herkes her istediğini yapar hale geldi. Sektörün biraz kendine gelmesi zaman alacak” dedi.
GÖZYAŞLARINI TUTAMAYINCA SUNUCU KONUYU DEĞİŞTİRDİ
Sektörde yıllardır emek verdiğini anlatırken duygulanan Odabaşı, yayının ilerleyen bölümünde gözyaşlarına hakim olamadı.
Sunucu Elif Saygılıer de Odabaşı’nın durumunu fark ederek, “Üzüldüğünü görüyorum” dedi ve sohbeti fon krizinden çıkararak Fed ve küresel piyasalara yöneltti.
Saygılıer, “Bence biz Fed’e doğru gidelim, buradan çıkalım” sözleriyle konuyu değiştirdi. Ardından Odabaşı’nın sabahtan beri konuyla ilgili çok sayıda telefon aldığını ve yaşananlardan duygusal olarak etkilendiğinin belli olduğunu söyledi.




















