MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/13132_erdogan-vesayet-odaklarina-karsi-mucadele-ekonomik

GÜNDEM

Tümü

Erdoğan: Vesayet odaklarına karşı mücadele ekonomik şahlanışı hızlandıracak

(54 Dakika önce) 39 İzlenme 0 Yorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin vesayet odaklarına karşı yürüttüğü mücadelenin ekonomik sonuçlarına dikkat çekti. Erdoğan, “Bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde yaptığı konuşmada kamu maliyesi, denetim, kamu kaynaklarının kullanımı ve yerel yönetimlere ilişkin mesajlar verdi.

Erdoğan, Türkiye’nin geçmişte vesayet girişimleri, darbe süreçleri ve sokak olayları nedeniyle büyük ekonomik kayıplar yaşadığını belirterek, bu yüklerden kurtulmanın ülkenin ekonomik yükselişi açısından kritik olduğunu söyledi.

13640153.jpg

“MİLLETİN KAYNAKLARI MİLLETİN CEBİNE DAHA FAZLA AKACAKTIR”

Erdoğan, Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir mücadele olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır.”

Erdoğan, milli iradeyi hedef alan girişimlerin ülkeye ve kamu maliyesine verdiği zararın yeterince tartışılmadığını belirtti.

13640156.jpg

15 TEMMUZ VE GEZİ’NİN EKONOMİK MALİYETİNİ AÇIKLADI

Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimi ve Gezi olaylarına da değinen Erdoğan, bu süreçlerin Türkiye ekonomisine ağır maliyetler yüklediğini söyledi.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin Türk ekonomisine faturasının 350 milyar dolardan fazla olduğunu belirterek, “Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir” dedi.

Gezi olaylarını da “darbe girişimi” olarak nitelendiren Erdoğan, bu sürecin doğrudan maliyetinin 1,5 milyar doları, dolaylı maliyetinin ise on milyarlarca doları bulduğunu savundu.

13640161.jpg

 

“YEREL YÖNETİMLER MERKEZLİ SKANDALLAR MAZUR GÖRÜLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin de sert mesajlar verdi.

Kamu malında 86 milyon vatandaşın hakkı olduğunu belirten Erdoğan, kamu görevlilerinin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesinin kırmızı çizgileri olduğunu söyledi.

Erdoğan, son dönemde yerel yönetimler üzerinden gündeme gelen iddialara da değinerek, “Son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.

13640163.jpg

“KAMU KAYNAKLARI KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR”

Erdoğan, kamu görevlilerine tahsis edilen imkânların kişisel çıkar için kullanılamayacağını vurguladı.

“Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir” diyen Erdoğan, hiçbir kamu görevlisinin bu kaynakları şahsi cüzdanı gibi kullanamayacağını söyledi.

Erdoğan, ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen vatandaşlara karşı herkesin sorumlu olduğunu ifade etti.

“KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletlerin gücünün mevcut kaynakları etkin ve verimli kullanabilmesine bağlı olduğunu belirtti.

Kaynaklarını etkin kullanamayan devletlerin güçlü ve etkili olamayacağını söyleyen Erdoğan, “Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor” dedi.

Erdoğan, kamu maliyesinin yönetimi ve denetiminin ekonominin büyümesi, refahın yükselmesi, huzur ve güven ikliminin tesis edilmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.

SAYIŞTAY’A “VERİYE DAYALI DENETİM” VURGUSU

Sayıştay’ın kamu kaynaklarının denetlenmesinde kritik bir rol üstlendiğini belirten Erdoğan, kurumdan beklentilerinin hem denetim ve yargı faaliyetleriyle halkın emanetine sahip çıkmak hem de rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına katkı sunmak olduğunu söyledi.

Erdoğan, Sayıştay’ın dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması alanlarında önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum” dedi.

“SAYIŞTAY DEVLETİMİZİN DEVAMLILIK İLKESİNİN MÜESSESESİDİR”

Konuşmasında Sayıştay’ın tarihsel köklerine de değinen Erdoğan, kurumun yalnızca 164 yıllık bir geçmişe değil, çok daha derin bir devlet geleneğine dayandığını söyledi.

Sayıştay’ın temellerinin Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere uzanan mali denetim geleneğiyle bağlantılı olduğunu belirten Erdoğan, “Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarının tamamı şu şekilde:

"Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay'ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi.

"KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR"

Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.

"15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN FATURASI 350 MİLYAR DOLARDAN FAZLA, GEZİ OLAYLARININ MALİYETİ 1,5 MİLYAR DOLARDIR"

Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK'nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ'nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu.

"YEREL YÖNETİMLER MERKEZLİ SKANDALLAR ASLA MAZUR GÖRÜLEMEZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi.

"Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum"
Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu.

"Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir"
Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay'ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010'da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul'da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği'nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.