Anayasa Mahkemesi, internet alışverişlerinde tüketicilerin hak arama yollarını yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre AYM, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yer alan bazı hükümleri iptal etti.
Karar, özellikle e-ticaret platformları üzerinden yapılan alışverişlerde ayıplı mal, hukuka aykırı içerik, tüketici sözleşmeleri ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluğu bakımından milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor.
AYIPLI MALDA TÜKETİCİNİN HAKLARI GÜÇLENİYOR
AYM’nin incelediği düzenlemelerden biri, tüketicinin internet üzerinden satın aldığı malın ayıplı çıkması halinde aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluğunu sınırlayan hüküm oldu.
Mevcut düzenlemede, aracı hizmet sağlayıcıların bazı durumlarda satıcı veya sağlayıcıyla birlikte sorumlu tutulması öngörülse de, tüketicinin ayıplı mala ilişkin seçimlik haklarını düzenleyen 11. madde bu kapsamın dışında bırakılıyordu.
AYM, söz konusu istisnayı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Bu karar, internetten satın alınan ürünlerde tüketicinin ayıplı mal nedeniyle sahip olduğu hakların kullanılmasında yalnızca satıcıyla değil, belirli koşullarda satışa aracılık eden platformlarla ilgili sorumluluk tartışmasını da yeniden gündeme taşıdı.
E-TİCARET PLATFORMLARI İÇİN “SORUMLULUK YOK” KALKANI DARALIYOR
AYM, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesinde yer alan ve aracı hizmet sağlayıcıların, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içerik konusu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmadığını düzenleyen hükmü de tüketici sözleşmeleri yönünden iptal etti.
Böylece tüketici sözleşmeleri bakımından e-ticaret platformlarının sorumluluğunu tamamen dışlayan yaklaşım Anayasa’ya aykırı bulundu.
Mahkeme, dijitalleşmeyle birlikte alışverişlerin önemli bölümünün elektronik ticaret ortamına taşındığına dikkat çekti. Kararda, tüketicilerin çoğu zaman satıcıya doğrudan ulaşamadığı, işlemlerin büyük ölçüde platformlar üzerinden yürüdüğü ve bu nedenle tüketicinin korunması için aracı hizmet sağlayıcıların rolünün de dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
“TÜKETİCİ ALEYHİNE SONUÇLAR DOĞURUYOR” DEĞERLENDİRMESİ
AYM kararında, e-ticaret platformlarının yalnızca pasif bir aracı gibi görülmesinin her durumda doğru olmayabileceği belirtildi.
Mahkemeye göre, aracı hizmet sağlayıcılar çoğu zaman satıcı ile tüketici arasındaki ilişkinin kurulmasını sağlayan, ödeme süreçlerinde yer alan, kayıtları tutan, ilanları yayımlayan ve alışverişin güven ortamı içinde yapılmasına aracılık eden aktörler konumunda bulunuyor.
Bu nedenle tüketicinin hukuka aykırı içerik, ayıplı mal veya sözleşmeye aykırılık gibi durumlarda yalnızca satıcıyla baş başa bırakılması, tüketici aleyhine sonuçlar doğurabiliyor.
AYM, bu düzenlemelerin tüketicilerin zararlarının tazmin edilmesi ve haklarını etkin şekilde kullanabilmesi bakımından yeterli güvence sağlamadığı sonucuna vardı.
KARAR 9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Bu süre, kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapabilmesi için tanındı.
Karar yürürlüğe girdiğinde, e-ticaret platformlarının tüketici sözleşmeleri ve ayıplı maldan doğan haklar bakımından sorumluluğuna ilişkin çerçevenin yeniden belirlenmesi gerekecek.
İNTERNET ALIŞVERİŞLERİNDE YENİ DÖNEM
AYM’nin kararı, internetten alışveriş yapan tüketiciler açısından doğrudan sonuçlar doğurabilecek nitelikte.
Bugüne kadar birçok tüketici, e-ticaret platformu üzerinden satın aldığı ürünlerde sorun yaşadığında satıcıya ulaşmakta güçlük çekebiliyor, platformlar ise çoğu zaman yalnızca aracı olduklarını belirterek doğrudan sorumluluk üstlenmiyordu.
Karar sonrası, tüketici sözleşmeleri bakımından platformların sorumluluğunu tamamen dışlayan düzenlemelerin iptal edilmesiyle birlikte, tüketicilerin hak arama süreçlerinde daha güçlü bir hukuki zemin oluşması bekleniyor.
PLATFORMLAR, SATICILAR VE TÜKETİCİLER İÇİN YENİ DÜZENLEME İHTİYACI
AYM’nin iptal kararı, e-ticaret ekosisteminde faaliyet gösteren platformlar, satıcılar ve tüketiciler açısından yeni bir yasal düzenleme ihtiyacını da beraberinde getirdi.
Kanun koyucunun 9 aylık süre içinde, tüketicinin korunması ile e-ticaret platformlarının sorumluluk sınırları arasında yeni bir denge kurması bekleniyor.
Bu süreçte, platformların hangi koşullarda sorumlu olacağı, ayıplı mal durumunda tüketicinin haklarını kime karşı ve nasıl kullanacağı, satıcı ile aracı hizmet sağlayıcı arasındaki sorumluluk paylaşımının nasıl belirleneceği gibi başlıkların netleştirilmesi gerekecek.
AYM’nin kararı, Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret pazarında tüketici hakları bakımından en önemli yargı kararlarından biri olarak değerlendiriliyor.




















