MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/13046_arinc-tan-mutlak-butlan-yorumu-bam-karari-yetki-go

GÜNDEM

Tümü

Arınç’tan 'mutlak butlan' yorumu: BAM kararı yetki, görev ve usul bakımından yanlış

(1 Saat, 41 Dakika önce) 128 İzlenme 0 Yorum
Bülent Arınç, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kararın CHP’nin iç meselesi olduğunu belirten Arınç, “BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum” dedi.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Arınç, meselenin CHP’nin iç meselesi olduğunu belirterek, taraflar, şikâyetçiler, mağdurlar ve şüphelilerin CHP’li olduğunu ifade etti. Bu nedenle prensip olarak taraflardan birini suçlama niyeti taşımadığını söyleyen Arınç, buna rağmen bir hukukçu ve siyasetçi olarak görüşlerini paylaşmak istediğini belirtti.

 

“KARARI YETKİ, GÖREV VE USUL HUKUKU BAKIMINDAN YANLIŞ BULUYORUM”

Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını incelediğini belirterek, kararın hukuki yönüne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Arınç, “Ben, BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum” dedi.

Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili hususlarda YSK dışında bir hukuk mahkemesinin karar vermediğini belirten Arınç, söz konusu kararı “konjonktürel bir karar” olarak gördüğünü ifade etti.

“ASIL VAHİM OLAN KARARIN İHTİYATİ TEDBİRLİ VERİLMESİDİR”

Arınç, kararın içeriği kadar ihtiyati tedbirli verilmesini de eleştirdi.

“Kararı, konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir” diyen Arınç, kararın tedbirsiz verilebileceğini ve Yargıtay denetiminden sonra kesinleşmesi halinde gerekli işlemlerin kavgasız yapılabileceğini söyledi.

Arınç, mevcut kaos ortamının da ihtiyati tedbir kararından kaynaklandığını savundu.

“YARGITAY BİR AN ÖNCE KARAR VERMELİ”

Bülent Arınç, bu süreçte Yargıtay’a önemli bir görev düştüğünü belirtti.

Arınç, “Bütün bu durum karşısında Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

“BU KARAR BİR PARTİYİ İŞLEVSİZ HALE GETİREBİLİR”

Arınç, kararın bir parti kapatma kararı olmadığını ancak sonuçları itibarıyla ciddi siyasi etkiler doğurabileceğini söyledi.

Kendi siyasi geçmişine atıf yapan Arınç, üç partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisinin ise 12 Eylül darbesiyle kapatıldığını; başka bir partinin de kapatılmaktan bir oy farkla döndüğünü hatırlattı.

Arınç, “BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibarıyla bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır” dedi.

ERBAKAN ÖRNEĞİ VERDİ

Arınç, açıklamasında merhum Necmettin Erbakan’ın parti kapatma süreçlerindeki tavrına da değindi.

Erbakan’ın hiçbir zaman sokağı, taşkınlığı ya da şiddeti teşvik etmediğini söyleyen Arınç, “Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur diyerek yoluna devam ederdi” ifadelerini kullandı.

“HUKUK VE SABIRLA YOLA DEVAM ETTİK”

AK Parti’nin kuruluş sürecine ve siyasi mücadele geçmişine de değinen Arınç, partinin darbeler, muhtıralar, tehditler ve kumpaslara rağmen hukuk ve sabırla yoluna devam ettiğini söyledi.

Arınç, “AK Parti’yi kuran kadro nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik geçmişteki “muhtar bile olamaz” söylemlerini hatırlatan Arınç, bugün gelinen noktayı hukuka ve millete duyulan güvenin sonucu olarak değerlendirdi.

“MÜDAHALELER DEMOKRASİNİN YOLUNU KESER”

Arınç, açıklamasının sonunda bu tür yargısal ve siyasal müdahalelerin yalnızca siyasi partilere değil, genel olarak siyaset kurumuna zarar verdiğini söyledi.

Kendi tecrübelerine dayanarak konuştuğunu belirten Arınç, “Bu tür müdahaleler siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir” değerlendirmesinde bulundu.

ARINÇ’IN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:

Cumhuriyet Halk Partisi için çıkan mutlak butlan kararı üzerine görüşlerimi açıklamak isterim.

Bu konu CHP’nin iç meselesidir. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüpheliler CHP’lidir. Bu meselede prensip olarak bir tarafı ilzam etmek gibi bir düşüncem yoktur. Merhum Erbakan Hocamız böyle durumlarda hiçbir fikir beyan etmez, “Onlar birbirlerini daha iyi tanır ve genelde birbirler için söyledikleri doğrudur. Biz bu konuda taraf olmayalım.” derdi.

Ancak bir hukukçu ve siyasetçi olarak meseleye bakış açım şöyledir. Ben, BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum.

Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili hususlarda YSK dışında bir hukuk mahkemesi karar vermedi. Kararı, konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir. Oysa Yargıtay denetiminden geçmesi açısından tedbirli olmadan da karar verilebilir ve bugünkü kaos ortamı oluşmayabilirdi. Kararın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda gerekli tüm işlemler kavgasız sonuçlanırdı. Uygulamada böyle bir tedbirli karar da görülmedi. Bütün bu durum karşısında Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır.

Siyaset açısından baktığımızda da gördüğümüz manzara iç açıcı değildir. Bendeniz, üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisi de 12 Eylül Darbesi ile kapatılmış; yine bir partisi kapatılmaktan bir oy farkla dönmüş, açılan her davada hakkında siyaset yasağı talep edilmiş bir siyasetçiyim. BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibariyle bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır. Kendi tecrübemle söylemek isterim ki bu tür müdahaleler siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir.

Merhum Erbakan Hocamız partimiz her kapatıldığında kimseyi sokağa, taşkınlığa ve vurup kırmaya teşvik etmemiştir. Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur diyerek yoluna devam ederdi. Biz yolumuza devam ettik ve AK Parti ile milletimizin yolunun bizimle olduğuna inandık. Düşe kalka ama dosdoğru yürüdük. AK Partiyi kuran kadro nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor. Yine bu kadro, önüne kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine zaman içerisinde hukuk ve sabırla milletimize güvenerek yoluna devam ediyor. “Muhtar bile olamaz!” çığlıklarının atıldığı günden bugüne geldiğimizde, hukuka ve aziz milletimize güvenimiz neticesinde de bugün 11 yıl kesintisiz Başbakanlık, 12 yıldır da kesintisiz Cumhurbaşkanlığı görevi yapan bir liderimiz ve milletimizin gönül tahtında olan AK Partimiz var.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.