Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), uzun süredir tavizsiz sürdürdüğü sıkı para politikası duruşunu desteklemek adına makroihtiyati çerçevede yeni bir sıkılaştırma hamlesine imza attı. Küresel piyasaları sarsan Orta Doğu’daki savaş ortamının ekonomik yansımaları ve iç siyasetteki hareketliliğin yarattığı finansal dalgalanmalara karşı proaktif bir adım atan Merkez Bankası, bankacılık sistemindeki kredi genişlemesini daha sıkı kontrol altına alacak yeni limitleri devreye soktu.
Cuma gece yarısı zorunlu karşılık uygulaması kapsamında yayımlanan karara göre, kredi hacmindeki büyüme tavanları tüm ana segmentlerde düşürüldü. Yeni kurallar, hesaplama döneminin tamamlanmasıyla birlikte bugün itibarıyla resmen uygulamaya alındı.
BİREYSEL VE TİCARİ KREDİLERDE LİMİTLER DARALDI
Ekonomim'in haberine göre yeni düzenleme uyarınca, bankaların 8 haftalık dönemler halinde takip edilen kredi büyüme performanslarında şu sınır değişikliklerine gidildi:
Bireysel tarafta fren sertleşti. İhtiyaç ve taşıt kredilerindeki dönemsel büyüme tavanı yüzde 4'ten yüzde 3'e indirildi.
Vatandaşların nakit sıkışıklığında yoğun olarak kullandığı KMH limit büyüme sınırı yüzde 2'den yüzde 1'e çekilerek yarı yarıya daraltıldı.
Büyük ölçekli (KOBİ dışı) işletmelere kullandırılan Türk lirası ticari kredilerde büyüme sınırı yüzde 3'ten yüzde 2'ye düşürüldü.
Üretim ve istihdam odaklı ekonomik yapıyı korumak amacıyla; ihracat, yatırım, tarım ve kamu odaklı krediler bu büyüme sınırlamalarının dışında tutulmaya devam edecek.
KOBİ'LERE YARIM PUANLIK "HASSAS" AYAR
Ekonominin can damarı olarak nitelendirilen küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) finansmana erişimde büyük ölçekli firmalara kıyasla daha az zarar görmesi hedeflendi. Bu doğrultuda KOBİ kredilerindeki daralma 1 puan yerine 0,5 (yarım) puan ile sınırlı tutuldu. KOBİ'lere yönelik TL kredi büyüme sınırı yüzde 5'ten yüzde 4,5'e revize edildi.
FAİZLERE VE SAVAŞA RAĞMEN KREDİ TALEBİ DURMADI
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) 15 Mayıs haftasına ait güncel verileri, Merkez Bankası’nı bu kararı almaya iten temel nedeni de gözler önüne seriyor. Yüksek faiz oranlarına ve bölgesel risklere rağmen kredi büyüme hızında kayda değer bir yavaşlama eğilimi gözlenmedi.
BDDK verilerinden yapılan hesaplamalara göre, son bir yılda toplam TL krediler yüzde 44 oranında büyüme kaydetti. Finans sektörü kaynakları, kur etkisinden arındırılmış toplam kredi büyüme hızının yüzde 30 seviyelerinde seyrettiğini ve bu oranın Orta Doğu'daki savaş öncesi dönemle neredeyse aynı olduğunu belirtiyor.




















