MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/13017_bilgi-universitesi-nde-protestolar-ucuncu-gununde-

GÜNDEM

Tümü

Bilgi Üniversitesi’nde protestolar üçüncü gününde: Öğrencilere polis müdahalesi, gözaltılar var

(48 Dakika önce) 123 İzlenme 0 Yorum
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasının ardından Santralİstanbul kampüsünde başlayan protestolar üçüncü gününde polis müdahalesiyle devam etti. Rektör Ege Yazgan’ın kampüse öğrenci ve akademisyen girişinin durdurulacağını, erzak girişinin de engelleneceğini açıklamasının ardından öğrenciler karara tepki gösterdi. Kampüs kapısında toplanan öğrenci ve mezunlara biber gazıyla müdahale edilirken, gözaltılar ve yaralılar olduğu bildirildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyetlerinin Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla durdurulmasının ardından başlayan protestolar üçüncü gününe girdi.

 

KAMPÜS KAPATMA KARARI GERİLİMİ ARTIRDI

Oksijen'de yer alan habere göre; Rektör Ege Yazgan gece yarısı öğrencilerle görüşerek okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini, kampüse erzak girişinin de engelleneceğini açıkladı. Açıklamanın ardından öğrencilere Kurban Bayramı sebebiyle kampüsün kapatılacağına ilişkin de bir mail atıldı.

Öğrenciler bu kararı kabul etmediklerini belirterek bugün saat 14.00'e eylem çağrısı yaptı. 12:00'dan bu yana mezun ve öğrencilerin okul kapısı önünde toplanmaları sürüyor. Okulun giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasına ilişkin müzakereler sürerken öğrenci, akademisyen, mezun ve personeller bekleyişlerini sloganlar eşliğinde sürdürürken kapının açılmaması üzerine tansiyon yükseldi.

POLİS MÜDAHALESİ VE GÖZALTI

Kapının önünde birikmeye başlayan mezun ve öğrencilere polis müdahale etti. Polis, turnikelerden geçerek okulun içerisine barikat kurdu. Okulun tüm noktalarında çevik kuvvet polislerinin barikat kurduğu aktarılıyor. Kapının önünde bekleyen kalabalığa biber gazıyla müdahale edildi. Arbede sürerken gözaltına alınan öğrenciler olduğu bilgisi paylaşılıyor.

Kapının önünde bekleyen mezun ve öğrenciler polis tarafından ablukaya alındı.

Üniversite öğrencileri, kampüste kalmak konusunda ısrarcı oldukları ve herhangi bir müdahaleyi kabul etmedikleri yönünde açıklama yaptı.

Okul içerisinde nöbetini sürdüren yüze yakın öğrenci var. Gece rektörlük tarafından açıklanan kararın ardından, dışarıdan ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara özel güvenlik müdahalesiyle el konuluyor.

Kapının önünde bekletilen mezun, öğrenci ve veliler içeridekilere gıda ve su ulaştırmaya çalışıyor.

Okulun etrafındaki yoğun güvenlik önlemleri de dikkat çekiyor. Öğrenciler, rektörlüğün "kampüsü kapatma" kararının hemen öncesinde kampüsün içi ve çevresine yoğun şekilde polis konuşlandırıldığını aktarıyor.

ÖĞRENCİLER TALEPLERİNİ AÇIKLADI

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, protestolarının üçüncü gününde okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarını açıkladı.

Santralİstanbul etrafındaki polis gücünün kaldırılması, üniversite öznelerinin kampüse girişlerine izin verilmesi, gıda ve suya yönelik ablukanın kaldırılması taleplerin merkezini oluşturuyor.

Üniversite öğrencileri ve akademisyenler, protestoların ilk gününde düzenlenen geniş katılımlı forumun ardından çarşamba gününe dek sorumlu kurumlardan gerekli açıklamaların gelmemesi halinde derslerin ve kampüsteki hayatın öğrenciler tarafından planlanarak yeniden başlatılacağını açıklamıştı.

NELER YAŞANDI?

Protestoların ikinci gününde Santralİstanbul kampüsünde öğrenciler yürüyüş düzenleyerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada öğrenciler kapatma kararını tanımadıklarını ve yetkililere üç günlük süre verdiklerini duyurdu: "Bu üç gün içinde okulumuzun kamulaştırılarak faaliyete açılması gerekmektedir."

İkinci günün en kritik gelişmesi kampüs girişinde yaşandı. Okula sendika temsilcileri ve mezunların alınmak istenmemesi üzerine kapılar kilitlendi. Özel güvenlik ve polisin müdahalesi sırasında bir sendika üyesi bir kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

Rektör Yazgan, gün içinde akademisyenlerle bir araya gelerek imza yetkisinin henüz terhis memurlarına devredilmediğini, dolayısıyla bu ay idari ve akademik personelin maaşlarının ödenebileceğini bildirdi. Öğrencilere ise "YÖK Başkanı ve biz mağdur olmamanız için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

Kampüsteki nöbete destek açıklamaları da geldi. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan bir mektup göndererek "Bugün gençlerin geleceği göremediği bir ortamda, sahip olduklarının bile bir gecede ellerinden alınabildiği bir dönemden geçiyoruz. Ama biliyorum ki umudumuz ve dayanışmamız daha da güçlenecek" dedi.

KAMPÜS KARARINA TEPKİLER BÜYÜDÜ

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Yazgan, bugünden itibaren okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini açıkladı. Kampüse erzak girişinin de engelleneceğini belirten Yazgan'ın bu kararı protesto alanında sert tepkiyle karşılandı. Öğrenciler kararı kabul etmediklerini açıklayarak kampüsteki nöbetlerini sürdüreceklerini duyurdu.

Öğrenciler, gece saatlerinde çok sayıda polisin okulun etrafındaki otoparka geldiği ve bekleyişlerini sürdürdüğünü aktardı.

Kampüsü kapatma kararı geniş kesimlerin tepkisini çekti. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası saat 12.00'ye çağrı yaparken Bilgi Üniversitesi öğrencileri saat 14.00'te Santralİstanbul kampüsüne destek çağrısı yaptı.

CAN HOLDİNG'E SATILMA VE KAYYUM SÜRECİ

Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kuruldu. Üniversite, zaman içinde büyüyerek toplamda yaklaşık 210 bin metrekarelik bir alana yayılan Kuştepe, Dolapdere ve santralistanbul olmak üzere üç kampüsü bünyesine kattı. Üniversitenin bugün 20 binden fazla öğrencisi, 70 binden fazla mezunu ve 1000’den fazla akademisyeni bulunuyor; ayrıca ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine eğitim veren 8 fakülte, 3 enstitü, 3 meslek yüksekokulu ve 150’den fazla programı yer alıyor.

Okulun yönetimi 2006 yılında dünyanın dört bir yanında üniversiteleri bulunan Laureate International ağına geçti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı. Üniversite, o dönemde ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesinde bulunuyordu. Kemal Can'ın şahıs şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen bu devir işlemiyle Can Holding, üniversitenin işletmecisi konumuna geldi.

Can Holding, 2025 yılının Mart ayında Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi Ciner Grubundan satın alarak medya sektörüne de girdi. Böylece holding; eğitim, medya ve enerji gibi birden fazla stratejik sektörde güçlü bir konuma geldi.

2025 yılının eylül ayında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak holdinge ait şirketlere kayyım atanmasını talep etti.

MASAK raporları, sahte belgeler ve faturasız işlemlerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığını ortaya koydu. Soruşturma kapsamında ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, bu artırımların kaynağı olarak gerçekte olmayan "ortaklara borçlar" hesabının gösterildiği de tespit edildi.

Operasyon kapsamında Habertürk ve Show TV'nin yanı sıra Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Energy Petrol dahil 121 şirkete el konuldu; şirketlerin yönetimi TMSF'ye devredildi. 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı; bunların 4'ü yakalandı.

YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek'ten oluşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Kayyım Heyeti oluşturuldu. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun EK-11. Maddesi uyarınca, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nı yönetmek ve temsil etmek üzere kayyım atandı; mütevelli heyetinin görevi sona erdirildi. YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyım atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurdu.

Küçükçekmece Başsavcılığı, 11 Eylül 2025'te holding sahipleri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında olduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

15 Eylül 2025'te savcılık tarafından mahkemeye sevk edilenlerden 5'i tutuklandı; Kenan Tekdağ ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, 25 Eylül 2025'te gözaltına alındı. Can, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklaması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi; hakimlik tutuklanmasına karar verdi.

28 Eylül 2025'te Kemal Can, sulh ceza hakimliğinin kararıyla resmen tutuklandı. Aynı gün soruşturma genişledi; Can Holding ile bağlantılı Ciner Grubuna ait Park Holding ve bağlı şirketlerde de eş zamanlı operasyon düzenlendi, 12 kişi hakkında gözaltı ve arama kararı uygulandı.

20 Ekim 2025'te İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında Mehmet Kenan Tekdağ ve Mehmet Remzi Sanver'in de bulunduğu 11 şüpheli tutuklanırken, 14 kişi adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında toplam gözaltına alınan isimler arasında Zaman Han Can, Mehmet Şakir Can, Kemal Can, Cemal Can, Murat Can, Devran Can gibi aile üyeleri ile çeşitli şirket yöneticileri yer aldı.

6 AY SONRA TAHLİYE KARARI

28 Eylül 2025'te "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklanan Kemal Can, yaklaşık 6 ay tutuklu kaldıktan sonra 2 Nisan 2026'da "konutu terk etmemek" şeklinde ev hapsi adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Tahliye kararında mahkeme, dosyadaki mevcut delil durumu ve tutukluluk süresini göz önünde bulundurdu. Avukatlarının itirazının değerlendirilmesinin ardından karar çıktı.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.