Genç nüfusun gelecek beklentileri, aidiyet duygusu ve adalet algısı üzerine yürütülen güncel bir araştırma, toplumsal yapıda derinleşen kırılmaları gözler önüne serdi. MAK Danışmanlık tarafından yapılan ve Sözcü’nün aktardığı anket çalışması, istihdam sorunları, ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve gelecek kaygısının genç kuşakları ciddi bir arayışa ittiğini gösterdi.
BÜYÜK GÖÇ EĞİLİMİ: İLK TERCİH BATI ÜLKELERİ
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, beyin göçü ve genç nüfus kaybı riskinin boyutlarını ortaya koydu. "Size başka bir ülke vatandaşlığı verilse Türkiye'yi terk edip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz?" sorusuna gençlerin %64'ü "Evet" yanıtını vererek net bir göç eğilimi sergiledi.
Buna karşılık, "Hayır, ne olursa olsun ülkemde kalırım" diyenlerin oranı %14 seviyesinde azınlıkta kaldı. Türkiye’den ayrılmak isteyen gençlerin radarına aldığı coğrafyaların başında ise Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD, Kanada ve İskandinavya ülkeleri geliyor.
LİYAKAT İNANCI ZAYIFLADI: İSTİHDAMDA "TORPİL" ALGISI BASKIN
Gençlerin iş gücü piyasasına ve fırsat eşitliğine olan güveninin sarsıldığı verilerle tescillendi. İşe alım süreçlerinde nelerin belirleyici olduğuna dair yöneltilen soruya verilen yanıtlar, sistemik bir güvensizliğe işaret etti:
Kayırmacılık ve Torpil: %74,7
Liyakat ve Fırsat Eşitliği: %13,2
Bu tablo, her 4 gençten neredeyse 3'ünün istihdam edilmek için kişisel yetkinlik ve eğitimden ziyade, nüfuz ve referansın gerekli olduğunu düşündüğünü kanıtladı.
SOSYAL MEDYADA OTO-SANSÜR VE ÖZGÜRLÜK ALGISI
İfade özgürlüğü ve dijital platformlardaki konfor alanı da araştırmanın bir diğer kriz başlığı oldu. Katılımcıların %53,2’si sosyal medyada bile düşüncelerini özgürce ifade edemediğini itiraf etti.
Genel özgürlük algısına yönelik soruya verilen yanıtlar ise şöyle şekillendi:
Kesinlikle Özgür Değilim: %43,8
Kısmen Özgürüm: %29,3
Kesinlikle Özgürüm: %15,2
MUTSUZLUK VE KUŞAKLAR ARASI KOPUŞ KRONİKLEŞİYOR
Sözcü'nün aktardığına göre, gençlerin ruh halini ölçen "Mutluluk" endeksinde de karamsarlık hakim. Ankete katılanların %27,5'i "mutlu değilim", %23'ü ise "hiç mutlu değilim" şıklarını işaretledi. Kendisini mutlu veya çok mutlu olarak tanımlayanların toplam oranı ise %26'da kaldı.
Bu mutsuzluğun temelinde, yetişkin dünyası tarafından anlaşılmama hissi de önemli bir yer tutuyor. "Yetişkinler gençleri anlıyor mu?" sorusuna genç kuşakların %42,5'i "anlamıyorlar", %38,8'i ise "az anlıyorlar" yanıtını vererek derin bir iletişim ve empati kopukluğuna işaret etti.
Gençliğin Kimlik Haritası
Araştırma, Z ve Y kuşaklarının kendilerini sosyo-politik olarak nasıl konumlandırdıklarını da mercek altına aldı. Gençlerin %29,6'sı kendisini tek bir kalıba sığdırmayıp "birden fazla kimlik" ile tanımlarken, baskın ideolojik ve politik kimlik dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
Kendisini 'Atatürkçü' olarak tanımlayanların oranı yüzde 27,5, 'milliyetçi-ülkücü' olarak tanımlayanların oranı yüzde 15,8, 'dindar' olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 12,2 olarak ölçüldü. 'Kürt milliyetçisi' diyenlerin oranı yüzde 7,8, 'liberal' diyenlerin oranı yüzde 3,4, 'sosyalist-komünist' diyenlerin oranı yüzde 2,4 oldu.




















