Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ekonomi ve maliye politikalarında önemli yapısal değişiklikler barındıran yeni bir torba yasa teklifini görüşmek üzere toplanıyor. AKP’nin yasalaştırmayı hedeflediği vergi paketi, bir yandan uluslararası sermayeyi ve likiditeyi ülkeye çekmek için geniş teşvik alanları yaratırken; diğer yandan bütçe adaleti ve dolaylı vergi yükü ekseninde sert siyasi tartışmaları da beraberinde getiriyor.
YABANCI MİLYARDERLERE 20 YIL GELİR VERGİSİ MUAFİYETİ
Evrensel'in aktardığına göre, teklifin en çok tartışılan ve uluslararası göç ile sermaye hareketlerini doğrudan etkileyecek maddesi, yabancı servet sahiplerine yönelik planlanan muafiyet mimarisidir. Düzenlemeye göre:
Türkiye'ye yerleşmeden önceki son 3 yıl içinde ülkede herhangi bir vergi mükellefiyeti bulunmayan yabancı uyruklu kişilerin, yurt dışı kaynaklı tüm kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden tamamen muaf tutulacak.
Bu kişilerin belirli varlık intikallerinde, genel vergi oranlarının çok altında, sadece %1 oranında veraset ve intikal vergisi uygulanması öngörülüyor.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİ’NE 2047 GÜVENCESİ
Hükümetin küresel bir finans üssü haline getirmeyi amaçladığı İstanbul Finans Merkezi (İFM) için de takvim oldukça ileri bir tarihe esnetiliyor. Paket kapsamında, İFM bünyesinde faaliyet gösteren kuruluşlara tanınan kurumlar vergisi indirimleri ve çeşitli harç muafiyetlerinin süresi 2047 yılına kadar uzatılacak. Bu hamleyle, küresel finans aktörlerine uzun vadeli bir mali öngörülebilirlik güvencesi verilmesi amaçlanıyor.
MUHALEFETTEN "VARLIK BARIŞI" ŞERHİ: "ÖRTÜLÜ AF VE SUÇ GELİRİ" RİSKİ
Teklifte yer alan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda "Varlık Barışı" olarak bilinen, yurt dışındaki veya yurt içindeki kayıt dışı (yastık altı) para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin sisteme dahil edilmesi süreci oldu. Varlıkların %0 ile %5 arasında değişen oldukça düşük oranlarla millileştirilmesini öngören maddeye muhalefet partileri sert şerhler koydu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kanadından yapılan açıklamalarda, bu düzenlemenin kaynağı belirsiz, hatta "suç geliri" olma potansiyeli taşıyan kazançların Türkiye’ye girişini kolaylaştıracağı ve yasa dışı fonlar için "örtülü bir af" niteliği taşıyacağı iddia edildi.
BÜTÇEDE TERCİH FARKI: BÜYÜK ŞİRKETLERE İSTİSNA, ÇİFTÇİYE YÜK
Komisyon aşamasında paylaşılan resmi veriler, bütçedeki vergi adaletsizliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Hazırlanan raporda öne çıkan mali göstergeler şu şekildedir:
Vazgeçilen Vergi Geliri: 2026 yılı bütçe projeksiyonunda devletin almaktan vazgeçtiği (vergi harcaması) toplam tutar 3 trilyon 597 milyar TL'ye ulaştı.
Sermaye Payı: Bu vazgeçilen tutarın 768 milyar TL'lik aslan payının, büyük şirketlere ve holdinglere tanınan muafiyet, istisna ve indirimlerden kaynaklandığı belirtildi.
Dolaylı Vergi Kıskacı: Muhalefet ve sendikalar, çiftçinin merakla beklediği mazot desteği ve KDV indirimlerinin pakette yer almamasını eleştirirken; Türkiye'deki toplam vergi gelirlerinin %62 gibi ezici bir oranının Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi tabana yayılan dolaylı vergilerden oluştuğuna dikkat çekti.




















