ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik son ültimatomu, Amerikan iç siyasetinde eşi benzeri görülmemiş bir "görevden alma" tartışmasını alevlendirdi. TIME dergisinde yer alan habere göre; Trump'ın sivil hedefleri vurma planları, ABD Anayasası'nın 25. Ek Maddesi'nin (25th Amendment) işletilmesi yönündeki çağrıları hiç olmadığı kadar yüksek sesle dile getirilir hale getirdi.
Krizin fitilini ateşleyen gelişme, Başkan Trump'ın Paskalya Pazarı'nda sosyal medya üzerinden paylaştığı küfürlü mesaj oldu. Hürmüz Boğazı'nın açılması için Salı akşamı saat 20.00'yi son mühlet olarak belirleyen Trump, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Salı günü İran'da Elektrik Santrali Günü ve Köprü Günü olacak, hepsi bir arada. Bunun gibisi görülmeyecek!!! O lanet olası Boğaz'ı açın sizi deli pislikler, yoksa Cehennemi yaşarsınız - SADECE İZLEYİN!"
İsrail'in halihazırda Tahran'daki petrol depolarını, üniversiteleri ve gaz sahalarını hedef alan saldırıları sürerken, Trump'ın açıkça sivil altyapıyı vurmakla tehdit etmesi uluslararası insancıl hukukun ihlali ve açık bir "savaş suçu" olarak değerlendiriliyor.
DEMOKRATLARDAN "SAVAŞ SUÇU VE AKIL HASTASI" ÇIKIŞI
Trump'ın paylaşımının ardından Kongre üyelerinden Kabine'ye acil müdahale çağrıları yükseldi. Demokrat Senatör Chris Murphy, "Trump'ın kabinesinde olsaydım Paskalya'yı 25. Madde hakkında anayasa hukukçularını arayarak geçirirdim. Bu tamamen zıvanadan çıkmış bir durum. Santrallerin ve köprülerin onda birini bile havaya uçurmak, oralarda çalışan binlerce masum insanı öldürecektir. Bu bir savaş suçudur" dedi.
Temsilciler Meclisi üyesi Yassamin Ansari ise Trump'ı "dengesiz bir deli ve ulusal güvenlik tehdidi" olarak nitelendirirken, Tahran'daki 10 milyonluk şehirde bir üniversitenin bombalanmasını sorguladı. Kongre üyesi Melanie Stansbury de "Kral çıplak" diyerek Kongre ve Kabine'yi göreve çağırdı.
ESKİ MÜTTEFİKLERDEN VE CUMHURİYETÇİLERDEN DESTEK
Sadece Demokratlar değil, Trump'ın eski kurmayları ve Cumhuriyetçi figürler de 25. Madde'nin işletilmesi gerektiğinde hemfikir.
Trump'ın ilk dönemindeki Beyaz Saray İletişim Direktörü Anthony Scaramucci, "Kurucularımız, yürütme makamındaki bir deliyi görevden almanın en iyi yol olacağını düşünmüştü. Daha fazla insan bu adamın görevden alınması için çağrıda bulunmalı" derken, eski Beyaz Saray Danışmanı Ty Cobb da Trump'ın "açıkça aklını kaçırdığını ve ahlaki çöküş içinde olduğunu" savundu.
Eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene ise daha da ileri giderek yönetimi suçladı: "Yönetimde Hristiyan olduğunu iddia eden herkes diz çöküp Tanrı'dan af dilemeli ve Trump'a tapmayı bırakıp bu deliliğe müdahale etmeli. Onun aklını kaçırdığını biliyorum, sessiz kalan hepiniz suç ortağısınız. Açık olalım, boğaz kapalı çünkü ABD ve İsrail, İran'a karşı kışkırtılmamış bir savaş başlattı."
25. EK MADDE NEDİR?
1967 yılında onaylanan 25. Ek Madde, başkanlık makamının devriyle ilgili prosedürleri düzenliyor. Tartışmaların odağındaki 4. Bölüm (Section 4); Başkan Yardımcısı ve Kabine çoğunluğunun, Başkan'ın "görevlerini yerine getiremeyecek durumda olduğunu" ilan ederek yetkilerini elinden almasına ve Başkan Yardımcısı'na devretmesine olanak tanıyor. ABD tarihinde gönüllü geçici devirler (ameliyat vb. durumlar) yaşanmış olsa da, 4. Bölüm kapsamında zorla görevden alma prosedürü daha önce hiç işletilmedi.
Trump'ın ise bu senaryonun farkında olduğu belirtiliyor. Başkan, geçtiğimiz ay (26 Mart) yaptığı bir konuşmada savaş stratejisinin tepki çekeceğini öngörerek, "Eğer ne yapacağımızı söyleseydim burada uzun süre oturamazdım. Muhtemelen şu 25. Madde dedikleri şeyi devreye sokarlardı" itirafında bulunmuştu.




















