ABD ve İsrail'in İran'la yürüttüğü savaşın ateş çemberi Körfez'e ve Arap Yarımadası'na yayılıyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, 25 Mart 2026 tarihiyle yayımladığı ve 6 bölge ülkesinin (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün) ortak imzasını taşıyan resmi bir bildiriyle Tahran'a ve Bağdat'a oldukça ağır bir uyarıda bulundu. Ortak bildirinin ilk bölümünde, İran'ın doğrudan veya silahlı vekilleri/fraksiyonları aracılığıyla gerçekleştirdiği "küstah saldırılar" en güçlü ifadelerle kınandı.
Bildiride özellikle Irak topraklarına dikkat çekilerek, İran yanlısı silahlı grupların Irak'tan komşu ülkelere, tesislere ve altyapılara yönelik düzenlediği saldırıların uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi'nin İran'ı durmaya çağıran 2817 (2026) sayılı kararının açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Hatırlanacağı üzere, dün Irak İslami Direnişi (İran destekli Şii milisler) Bağdat'taki ABD Victoria Üssü'ne bir kamikaze İHA saldırısı düzenlemişti. Arap ülkeleri, Irak hükümetine doğrudan seslenerek, "Kardeşlik ilişkilerini korumak ve daha fazla gerilimi önlemek adına, Irak topraklarından komşu ülkelere yönelik milis ve silahlı grup saldırılarını durdurmak için derhal gerekli önlemleri alın" çağrısında bulundu.

51. MADDE HATIRLATMASI
Bildirinin en dikkat çekici ve savaşı tırmandıracak boyutu ise üçüncü paragrafta yer aldı.
6 Arap ülkesi, İran ve vekillerinin saldırılarına karşı Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 51. Maddesi'ni resmen masaya sürdü. Bildiride, "İmza sahibi devletler, BM Şartı'nın 51. Maddesi uyarınca, devletlerin silahlı bir saldırıya uğraması durumunda sahip olduğu bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkını ve egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alma haklarını teyit ederler" ifadeleri kullanıldı.
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre; Körfez ülkelerinin 51. Madde'yi ilan etmesi, diplomatik bir kınamadan ziyade, olası bir askeri karşılığın uluslararası hukuktaki meşruiyet zeminini (Casus Belli) hazırlama hamlesi anlamı taşıyor.
HİZBULLAH VE 'UYUYAN HÜCRELER' VURGUSU
Bildirinin son bölümünde ise İran'ın ve Hizbullah bağlantılı terör örgütlerinin bölge ülkelerinin güvenliğini sarsmayı planlayan "uyuyan hücrelerine" ve yıkıcı faaliyetlerine dikkat çekildi. Güvenlik güçlerinin bu hain planları deşifre etme ve hücreleri çökertme konusundaki başarılarına övgüde bulunuldu.
KALİBAF'IN TEHDİDİNE ORTAK CEVAP
Bu sert ortak bildiri, İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın saatler önce yaptığı "Düşmanlar bir bölge ülkesinin desteğiyle Hark Adası'nı işgale hazırlanıyor. Tek bir adım atarlarsa o ülkenin hayati altyapısını amansızca vururuz" tehdidinin hemen ardından geldi.
New York Times'ın dünkü haberinde yer alan "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Trump'ı savaşa devam etmeye zorluyor" iddialarıyla birleştiğinde; bu bildiri, Körfez ülkelerinin İran'ın şantajlarına boyun eğmeyeceği ve gerekirse savaşa 'kolektif' bir cephe olarak dahil olmaktan çekinmeyecekleri yönünde net bir gövde gösterisi oldu.




















