MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/12173_istanbul-daki-nevruz-kutlamalarinda-imamoglu-demir

GÜNDEM

Tümü

İstanbul’daki Nevruz kutlamalarında İmamoğlu, Demirtaş ve Yüksekdağ mesajı: 2026’da barış meşalesini yakacağız

(2 Saat, 33 Dakika önce) 127 İzlenme 0 Yorum
İstanbul’daki Nevruz etkinliklerinde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları barış ve demokrasi mesajları verdi. Konuşmasında 2025’te silahların bırakıldığını hatırlatarak, 2026’da milyonlarla barışın ve demokrasi meşalesini yakacaklarını vurguladı; CHP ve HDP liderlerinin mesajları da okundu.

İstanbul’daki Nevruz kutlamalarında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Çağrımız iktidara ve devletedir. Kürt halkı kendi ülkelerinin başkentleriyle demokratik entegrasyona hazırdır. Ankara barışın sesine kulak vermelidir, yasal adımlar atmalıdır. Kalıcı bir barış için Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür yaşar ve özgür çalışır bir pozisyona gelmesi sağlanmalıdır. Nevroz'un ortaklaştığı bir slogan 'Sayın Abdullah Öcalan'a özgürlük' sloganıdır" dedi. Hatimoğulları, "2025'te silahlar bırakıldı, 2026 yılında milyonlarla barışın ve demokrasinin meşalesini yakacağız hep beraber. Cemre toprağa düştü, suya, havaya düştü. Bugün de bizler Nevroz meydanından barış cemresini bu topraklara hep beraber armağan edeceğiz." diye konuştu.

İstanbul’da Nevruz kutlamaları Fatih’te bulunan Yenikapı Meydanı’nda yapıldı. "Özgürlük ve Demokrasi Nevroz'u" sloganıyla düzenlenen mitingte DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşma yaptı.

Mitinge katılanları selamlayarak sözlerine başlayan Hatimoğulları, "Bu Nevroz ülkenin dört bir yanında sadece iktidarda değil, bölge ve dünyadaki bütün güçlere önemli mesaj vermektedir. Bu Nevroz milyonların adalet, barış ve refah davetidir, talebidir. Nevroz her dilde barışın adıdır, demokrasinin, özgürlüğün adıdır. Bu Nevroz isyandan inşaya geçişin ilk Nevroz'udur, ilk eşiğidir” dedi.

"BU ÜLKEDE DEMOKRATİK CUMHURİYETİ HEP BERABER İNŞA EDECEĞİZ"

Hatimoğulları'nın konuşmasından satır başları şöyle:

"Orta Doğu'da ezilenlerin gündüzünü geceye çevirmek istiyorlar. Her acının test bölgesine yazık ki Orta Doğu oluyor. Kürtler, Türkler, Araplar, Farslar, Azeriler, Çerkezler, Süryaniler, Yahudiler, Hristiyanlar, Aleviler, laikler, sekülerler direnişleriyle bölgede var oluyor. Ve bizler 21. yüzyılın dehaklarına karşı devrimci Kavala’nın mücadelesi ile bir aradayız, mücadelesi ile zafere ulaşacağız. Bu zafer halkların zaferi olacaktır.

Bizler bu coğrafyada, bu ülkede demokratik Cumhuriyeti hep beraber inşa edeceğiz ve demokratik Cumhuriyet'in yolunda 27 Şubat halkların ortak geleceğine atılmış çok önemli bir adımdır. Bu topraklarda yeni bir başlangıç yapıyoruz. Eşitliğin, özgürlüğün, kardeşliğin başlangıcını yapıyoruz. Artık yaraları konuşmak değil yaraları iyileştirmek ve yaraları sarmak zamanıdır. Çatışma değil, müzakere, inkar değil, demokratikleşme diyoruz.

Biz demokrasinin ve adaletin güçlendirdiği onurlu bir barıştan yanayız. Bu ülkenin geleceği düşmanlıkla değil, ortak yaşam mücadelesi ile mümkündür. Bu ülkeye gerçek bir hukuk gelmeli, gerçek bir adalet işlemeli. Artık otoriterlik susmalı, demokratik siyasetin dili konuşmalıdır. Barış sürecinde artık sözler bitmeli, temenniler bitmeli ve artık somut adımlar atılmalıdır.

"AMED BARIŞA, İSTANBUL DEMOKRASİYE ADALETLE ULAŞIR"

Amed’in barış talebi İstanbul'daki demokrasi talebinin kendisidir. Amed İstanbul'un ikizidir, bir elmanın birbirinden ayrılmaz iki yarısıdır. Amed'in barışı, İstanbul'un demokrasisinin yeri mahkeme salonları olamaz. Amed barışa, İstanbul demokrasiye adaletle ulaşır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu'nun bugün hapishanede olmasını İstanbullular kabul ediyor musunuz?
İşte Ankara, İstanbulluları buradan duymalı. Sizler İstanbul'un yurttaşları olarak Kürtler Türkler ve bütün haklardan insanlar olarak sevgili Figen Yüksekdağ'ın sevgili Selahattin Demirtaş'ın hapiste olmasını kabul ediyor musunuz?

"DEVLET VE İKTİDAR HALKIN SESİNİ DUYMALI"

İşte Ankara halkın sesini duymalı. Artık bu hukuksuzlar son bulmalıdır. Kayyımlar gitmelidir. Belediye başkanları tutuksuz yargılanabilir. Cezaevindekiler derhal bırakılmalı. Belediye başkanları, belediye eş başkanları derhal görevlerine iade edilmelidir, halkına kavuşmalıdır.

Devlet ve iktidar halkın sesini duymalı, barış, özgürlük ve demokrasi talebini duymalı, adım atmalı.
Kürt halkı yüzyıl önce İstanbul'da yabancıydı, 50 yıl önce sizler Taksim'de Kürtçe müzik dinlemek için sanki yasaklıymış gibi kasetleri cebinizde saklar, gizli gizli dengbejleri dinlemek durumundaydınız. Oysa şimdi 4 parça Kürdistan'da mücadele eden değerli Türk halkı sadece Türkiye'de değil 4 parçada artık belirleyen bir halksınız, onurlu bir halk olarak mücadele ile kendinizi var ettiğiniz. Ne mutlu size.
Orta Doğu'nun kilit aktörü olan ve Türkiye'de demokrasi mücadelesinin öncülüğünü yürüten değerli Kürt halkı bunlar kolay kazanılmadı.

Çağrımız iktidara ve devletedir. Kürt halkı kendi ülkelerinin başkentleriyle demokratik entegrasyona hazırdır. Ankara barışın sesine kulak vermelidir, yasal adımlar atmalıdır. Kalıcı bir barış için Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür yaşar ve özgür çalışır bir pozisyona gelmesi sağlanmalıdır. Nevroz'un ortaklaştığı bir slogan 'Sayın Abdullah Öcalan'a özgürlük' sloganıdır.

MUHALEFETE ÇAĞRI: BUYURUN ROTA BELLİ ELİNİZE TAŞIN ALTINA KOYUN

Bir çağrımız muhalefetedir. Kürt sorununun demokratik çözümü için muhalefetin rolü vazgeçilmezdir. Bu rol oynamak sadece iktidara yürümek değil, gelecek yüzyıla damganın vurulması demektir. Buyurun rota belli elinize taşın altına koyun. Bir çağrımız toplamadır gelin Ankara'yı beklemeden Türkiye'nin bütün kentlerinden Trabzon'dan, Tekirdağ'dan, Yozgat'tan, Çorum'dan işçilerle, emekçilerle, Türkiye haklarıyla, kadınlarla, doğa ve insan hakları savunucularıyla hep birlikte barışık sokaklarda haykıralım. Bütün Türkiye sokaklarını barış talepleri ile yankılandıralım hep beraber.

"2025'te silahlar bırakıldı, 2026 yılında milyonlarla barışın ve demokrasinin meşalesini yakacağız"
Herkes şunu bilsin ki biz en başta sizlere, halkımıza güveniyoruz, kendimize güveniyoruz, siyaset mücadelemize güveniyoruz, siyasi hattımıza güveniyoruz. Bizler her şeye rağmen ayaktayız. Bize boyun eğdirmeye çalıştılar, asla zalimlere karşı boyun eğmedik. İşte bugün direnenlerin büyük zaferi için daha büyük çalışmak ve daha büyük örgütlenmenin tam da zamanıdır. 2025'te silahlar bırakıldı, 2026 yılında milyonlarla barışın ve demokrasinin meşalesini yakacağız hep beraber. Cemre toprağa düştü, suya, havaya düştü. Bugün de bizler Nevroz meydanından barış cemresini bu topraklara hep beraber armağan edeceğiz. Nevroz ruhuyla yürüyeceğiz. Özgürlük ve demokrasi için hep birlikte el ele olmaya devam edeceğiz."

Öte yandan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Diyarbakır'da dün düzenlenen Nevruz kutlamalarına gönderdiği mesajı, Yenikapı’daki kutlamalarda da okundu.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.