Orta Doğu'da tırmanan devletler arası çatışmalar, sivil emekçileri hedef almaya devam ediyor. İstanbul’dan aldığı yükü Afganistan’a bıraktıktan sonra dönüş yoluna geçen tır şoförü Hüseyin Fırat, İran hava sahasında gerçekleşen bombardımanların kurbanı oldu.
BABA GÖZLERİNİN ÖNÜNDE YANAN ARACINI ANLATTI
Olay anında oğluyla sadece 30 metre arayla, ayrı araçlarda peş peşe seyir halinde olan baba Coşkun Fırat, dehşet anlarını yaşlı gözlerle anlattı:
"Bir patlama sesi geldi, önce lastik patladı sandım. Aynaya baktığımda oğlumun tırının alevler içinde kaldığını gördüm. Şarapnel parçası doğrudan kabine isabet etmişti. Şu an İran’da hiçbir güvenlik yok, masum insanlar rastgele ölüyor. İsrail ve Amerika’yı kınıyorum; Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın."
"DAMATLIĞI DAHA ÇİÇEĞİ ÜSTÜNDE"
Askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan şoförlüğe dönen Hüseyin Fırat’ın cenazesi, İran’ın Zencan Hastanesi’ndeki diplomatik işlemlerin tamamlanmasının ardından Reyhanlı’ya getirildi.
Bağlar Mahallesi'ndeki baba ocağında helallik alınırken, anne Hayriye Fırat oğlunun damatlık ceketine sarılarak feryat etti: "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üzerinde. Kahrolsun İsrail, evladımı elimden aldı."
Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde kılınan cenaze namazının ardından Fırat, gözyaşları arasında toprağa verildi.



















