ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yürütülen askeri harekatın gidişatına ilişkin Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında diplomasi kapılarını adeta tamamen kapattı. Geçen yılın Amerikan futbol şampiyonu Inter Miami CF takımını kabulü sırasında konuşan Trump, Tahran yönetimine ve ülke ordusuna yönelik bugüne kadarki en sert ültimatomlarından birini verdi.
"ANLAŞMA İÇİN ÇOK GEÇ, BİZ DAHA FAZLA SAVAŞMAK İSTİYORUZ"
Trump, İran yönetiminden gelen müzakere sinyallerini sert bir dille geri çevirdi. Tahran’ın bir anlaşma zemini aradığını ancak fırsat penceresinin kapandığını belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:
"İranlılar şu an bir anlaşma imzalamam için yalvarıyorlar ama onlara çok geç kaldıklarını söyledim. Dürüst olmak gerekirse, şu anda biz onlardan daha fazla savaşmak istiyoruz. Eğer biz saldırmasaydık, İran bizi vuracaktı. Bu bir önleyici operasyondur."
"FÜZE KAPASİTESİNİN %60'I İMHA EDİLDİ"
Başkan Trump, operasyonun sahadaki sonuçlarına dair detaylı veriler paylaştı. ABD ve İsrail’in ortak operasyonlarıyla İran’ın savunma sanayisine ağır bir darbe indirildiğini iddia eden Trump, bilançoyu şöyle özetledi:
İran’a ait 24 savaş gemisinin vurulduğu öne sürüldü.
İran’ın mevcut füzelerinin yüzde 60’ının, füze fırlatma rampalarının ise yüzde 64’ünün imha edildiği savunuldu.
Donanma, hava kuvvetleri ve füze kapasitesinin büyük bölümünün artık kullanılamaz halde olduğu iddia edildi.
DEVRİM MUHAFIZLARINA ÇAĞRI: "SİLAH BIRAKIN"
Trump, hitabının bir bölümünü doğrudan İran’daki askeri unsurlara ayırdı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), düzenli ordu ve polis teşkilatına seslenen Trump, "Silahlarınızı bırakın, yoksa hepiniz öldürüleceksiniz" diyerek açık bir tehditte bulundu. Ayrıca İran halkını da mevcut yönetime karşı "ayağa kalkmaya" davet ederek rejim değişikliği arzusunu gizlemedi.
BİR SONRAKİ DURAK: KÜBA
Açıklamalarının sonunda bölgesel odağın genişleyebileceğinin sinyalini veren Trump, "Önce İran ile olan işimizi bitirmek istiyoruz. Daha sonra Küba’ya eğileceğiz" diyerek, Washington’ın Karayipler’deki dış politika ajandasında radikal değişiklikler olabileceğine işaret etti.



















