ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı operasyonların ardından, bölgede patlak verebilecek olası bir savaşın sonuçları Amerikan basınında da geniş yankı buluyor. The New York Times (NYT) gazetesinin Orta Doğu muhabiri Abdi Latif Dahir imzasıyla yayımlanan analizde, böylesi bir askeri harekatın ABD açısından taşıdığı ölümcül riskler masaya yatırıldı.
Uzmanların görüşlerine dayandırılan makalede, İran'a yönelik bir saldırının ABD'yi bölgede sonu gelmez ve uzun soluklu bir çatışmanın içine çekme potansiyeli taşıdığı uyarısı yapıldı. Bu riskin temelinde, Tahran yönetiminin elindeki geniş askeri kapasite ve olası bir savaşı uzun süre sürdürebilmesine olanak tanıyan geniş "bölgesel vekil güçler" ağı yatıyor.
ORTA DOĞU'NUN EN BÜYÜK FÜZE STOKLARINDAN BİRİ
Bölgesel güvenlik uzmanlarına göre İran; insansız hava araçları (İHA) ve gemisavar silahların da dahil olduğu, Orta Doğu'daki en büyük ve en çeşitli füze stoklarından birine sahip. Makalede, İran'ın geçtiğimiz yıl İsrail ile yaşadığı "12 günlük savaşın" ardından füze envanterinin mevcut hacmi tam olarak bilinemese de, var olan kapasitenin büyük bir yıkıma yol açabileceği belirtildi.

TÜRKİYE'DEKİ VE KÖRFEZ'DEKİ ABD ÜSLERİ MENZİL İÇİNDE
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise İran füzelerinin menziline dair yapılan uyarılar oldu. Habere göre, İran'ın orta menzilli balistik füzeleri 1.200 milden (yaklaşık 1.930 kilometre) fazla yol kat etme kapasitesine sahip.
Bu durum; Türkiye'nin batısındaki Amerikan üsleri başta olmak üzere, İsrail'deki ve geniş Orta Doğu coğrafyasındaki (Körfez ülkeleri dahil) birçok ABD askeri noktasını doğrudan İran füzelerinin menzili içine sokuyor.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDE "MİSİLLEME" PANİĞİ
NYT'nin analizinde, topraklarında çok sayıda Amerikan askeri üssüne ev sahipliği yapan Körfez ülkelerindeki tedirginliğe de dikkat çekildi. Bu ülkelerin, Amerikan ordusunun yapacağı herhangi bir vurucu hamlenin kendilerine yönelik bir İran misillemesiyle (geri tepme) sonuçlanmasından derin bir endişe duydukları aktarıldı.
Haberde ayrıca, Tahran'ın ABD saldırılarına vereceği olası bir karşı yanıtın İsrail şehirlerini de doğrudan hedef alabileceği ifade edilerek, bölgesel bir yıkım tehlikesinin altı çizildi.




















