CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 84. adresi olan Yalova'da açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’yi emeklileri kışkırtmakla suçlayarak belediyeleri hedef almasına Özel’den cevap geldi. Özel, iktidarın emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini savunarak, “Siz emeklinin kanını emen vampirlersiniz” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Bu güzel şehir bir ay önce kara bir güne uyandı. Terör örgütü IŞİD mensuplarına yönelik bir operasyon yapılırken maalesef üç polisimiz şehit oldu. İlker Pehlivan’ı, Turgut Külünk’ü ve Yasin Koç şehidi rahmetle, minnetle anıyoruz. Ailelerine ve Yalova’ya bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
Bu memleketin her evladı değerlidir. Emniyet mensuplarımız, polislerimiz değerlidir. Onlar bizler huzur içinde yatarken nöbettedir. Pandemi olur, biz evdeyizdir onlar sokaktadır. Maç olur, herkes maçın heyecanındadır onlar tetiktedir. Birtakım kanun dışı insanlar hepimizi tehdit eder, onlar karşısındadır. Terör örgütleriyle mücadelede takiptedir. Ve Türk polisi bu sefer de bizim güvenliğimiz için, belki yılbaşı gecesi Yalova’yı, İstanbul’u kana bulayacak canilere karşı göğsünü siper etti.

"UĞUR MUMCU'YU ANIYORUZ"
Elbette soruşturmayı tüm boyutlarıyla yakından takip ediyoruz. Yapılan hataların tekrar etmemesini, evlatlarımızın canlarının yok pahasına gitmemesini fevkalade önemsiyoruz.
Şehitlerimizin evlatları önce devletimize, milletimize ve bizlere emanettir. Örgütümüz, milletvekillerimiz ziyarette bulundular ilk andan itibaren yanlarında oldular. Ben de görüştüm; bundan sonraki süreçte de hepimizin gözü kulağı bu ailelerin, bu evlatlarımızın üzerinde olacaktır.
Bugün 24 Ocak; içimizin en çok burulduğu tarihlerden bir tanesi. Ben Ankara’dan saat 10.30’daki anma töreninden buraya geldim. Rahmetli Uğur Mumcu Ankara’da karlı bir günde, o ‘biz görelim’ diye görülmeyeni göstermek için kullandığı gözlükleri, ‘yazılmayanı yazmak’ için kullandığı kaleminin kar üstüne düştüğü o günde kaybettik Uğur Mumcu’yu. O zaman da bugünkü IŞİD canileri gibi karanlık odaklar ve onlara yol verenler Uğur Mumcu gibi Cumhuriyet değerlerini savunan, devrimlerine sahip çıkan ve devletin içindeki birtakım yapıların deşifre edilmesi için mücadele eden, bilgi toplayan, kitaplar yazan, konferanslar yazan Uğur Mumcu’yu kaybetmiştik. Ölümünün 31. yılında bir kez daha özlemle, rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Ayrıca Diyarbakır’da PKK saldırısında hayatını kaybeden Gaffar Okkan’ı; partimizin Dışişleri Bakanı, TRT Genel Müdürü, Kültür Bakanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladı, Bakanı İsmail Cem’i; bunun yanında rahmetli Fatma Girik’i ölüm yıldönümlerinde, bu 24 Ocak’ta, bu acılı günde bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi ailesi adına, Türkiye’nin en köklü, en güçlü, en kalabalık ailesi adına hepsini rahmetle ve minnetle anıyoruz.
"SEÇTİKLERİMİZE VE İRADEMİZE SAHİP ÇIKMAYA GELDİK"
Yalova’dayız. Elbette 24 Ocak günü, gerçi bugün beklenenden hava şartlarının daha iyi olduğu bir gündeyiz Yalova’da; ama Ocak’ın ortasında böyle bir meydanda seçim yokken, seçim atmosferi yokken bu meydanın böyle tarihi bir kalabalıkla dolması birilerini şaşırtıyor. Hatta belki dün bu meydana biz araçlarımızı getirdiğimizde birileri buraları dolduramazlar diye bakmış olabilir. Ama bugün Yalova tarihinin, Yalova tarihinin en muhteşem birlikteliklerinden bir tanesindeyiz.
Şüphesiz buraya kışın ortasında böyle bir günde gelmeye, miting yapmaya falan gelmedik. Biz buraya bir hak aramaya, itiraz etmeye, sesimizi yükseltmeye; her türlü adaletsizliğe, emeklilere yapılan adaletsizliklere, emekçilere yapılanlara, her yaştan insanımızın gelecek kaygılarına ve hiç şüphe yok ki bu ülkenin Cumhuriyet ile birlikte bulduğu ve asla bırakmadığı seçme ve seçilme hakkına, sandığa sahip çıkmaya, seçtiklerimize ve irademize sahip çıkmaya geldik.

19 Mart, 19 Mart darbesinden sonra 310. günde, bugünün iktidarının yarının iktidarına, bugünün Cumhurbaşkanı’nın yarının Cumhurbaşkanı’na darbe girişimine karşı Yalova’ya, 84. eylemimizde direnmeye, mücadeleye ve eyleme geldik. Hepiniz hoş geldiniz!
"MUHARREM İNCE’DEN BANA 'DİNLENMEK YOK' DEDİ"
Hiç şüphe yok bu şehir demokrat olanı da bilir, darbeciyi de bilir. Yalova çok partili yaşamın temellerinin atıldığı Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulduğu şehirdir. Bu şehrin o günden bugüne seçim hikayeleri çoktur. Ben milletvekili olarak katıldığım ilk yerel seçimlerde, 2014 yılında Yalova’yı 6 oyla kazandığımız o geceyi; o günlerde milletvekili olan, Grup Başkanvekilimiz olan sevgili Muharrem İnce’nin örgütümüzle birlikte mücadelesini; 6 gece boyunca orada oy sandıklarının üzerinde oturmasını, sizin iradenize sahip çıkmasını, örgütümüzle birlikte o mücadeleyi vermesini dün gibi hatırlıyorum.
Ardından o gün o seçimi yok saymışlar, ‘Yalovalılar doğrusunu bilmez, biz biliriz’ demişler, seçimleri yenilemişlerdi. Ben 2014 seçimlerinde Manisa Belediye Başkanı adayı olarak o seçimleri kazanamamıştım. Ertesi gün Muharrem İnce’den bana telefon geldi. Dedi ki; ‘Ne yapalım, belliydi zaten, elbette bir gün kazanılır. Şimdi sen mikrofonu bıraktım, rahat ederim, birkaç gün birkaç hafta dinlenirim dersen’ dedi. ‘Yok başkanım’ dedim. ‘Dinlenmek yok’ dedi. ‘Yalova’da bunlar seçimleri tekrar edecekler, sen de Yalova’ya geleceksin beraber çalışacağız.’
Burada Yalova’da iki seçim arasında ben tam beş gün kaldım, beş gece altı gün. Verilen görevleri yaptık. O gün bugündür telefonumda beni Manisalıların bulunduğu evlere götürenler, beni kahve ziyaretlerine götürenler, öğretmenevlerine götüren örgütten bana eşlik edenlerin telefonları var. Zaman zaman bayramlarda araşırız, iyi günde kötü günde araşırız. Ve o 6 oyluk fark seçimin sonunda Muharrem Başkanımızın, örgütümüzün mücadelesiyle bir anda 228 oya çıkmıştı. Ve Yalovalılar ‘siz bilmezsiniz, bir daha düşünün, bizim dediğimize oy verin’ diyenlere ‘hadi canım sen de, ben kimis seçeceğimi bilirim’ demişlerdi.
"SEN MİLLETLE İNATLAŞIRSAN, MİLLET SANA SANDIKTA DERSİNİ VERİR"
Sonra 2019’a gelince Yalova’da seçimleri bir kez daha kazandık. Hazımsızlar bu sefer de yeni kumpaslara giriştiler. Belediye başkanımızın kendi ihbar ettiği suça rağmen; belediye başkanımızı, sevgili Vefa Salman’ı görevden aldılar ve apar topar AK Partili bir belediye meclis üyesini belediye başkanı ilan ettiler, başkan vekili değil.
AK Parti’nin, hatırlayın AK Parti’nin grup toplantısına götürdüler. Ona sanki parti üyesi değil, tören yaptılar, rozet taktılar, tebrik ettiler; Erdoğan kutladı Yalova’yı aldığı için. Ardından üç kez bilirkişi raporu lehimize geldi ve ‘Başkan göreve iade edilmeli’ dediler; ama emir büyük yerden, yapmadılar. İkinci sefer geldi, yine iade etmediler. Üçüncü sefer geldi, yine iade etmediler. Ta seçimi buldurdular ve kazanmadıkları bir seçimde Yalova’nın başında, Yalova’nın seçmediği birisine 2024 yılına kadar Yalova’yı yönettirdiler.
Sonra ne oldu? Sonra şöyle oldu: Biz dedik ki; Yalova 6 oyla verdi anlamadınız, 228 oyla verdi anlamadınız, bir daha verdi anlamadınız; bu sefer anlarsınız dedik! Mehmet Gürel’i belediye başkan adayı yaptık, Yalova’ya emanet ettik ve ne oldu? İki kişiden birinin oyuyla belediye başkanı oldu!
Buradan Tayyip Bey’e bir kez daha hatırlatıyorum: Ya bak Yalova, Yalova! Bu güzelim, bu küçücük, bu şirin Yalova bir demokrasi dersidir. Sen milletle inatlaşırsan, millet sana sandıkta dersini verir.
"KAZANAMADIKLARI YERİ OYUNLA ALMIŞLAR"
Şimdi, şimdi Bayrampaşa; kazanamadıkları yeri oyunla almışlar. Şimdi Gaziosmanpaşa; kazanamadıkları yeri Yalova taktiğiyle alıyorlar. Gaziosmanpaşa’nın Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe sekiz aydır iddianame bekliyor. Binlerce kişiye iddianame yazanlar, bir kişiye sekiz aydır, dokuz aydır yazamıyor. Niye? Yazsa suçunun olmadığı belli, yazacak bir şey yok, göreve dönecek. Tayyip Bey canlı telefonla görüşmüş Gaziosmanpaşa’daki kifayetsizle; ‘Tebrik ederim, aldın Gaziosmanpaşa’yı’... O da diyor ki; ‘Aldık Reis'im, sağ olun, ellerinizden öperim.’

Bakın, Gaziosmanpaşa’nın, Gaziosmanpaşa’daki milli irade hırsızlarına, milli irade yankesicilerine söylüyorum: Reis eli öpmekle değil, milletin gönlüne girmekle iktidar olunur!
"BİNBİR NUMARA..."
Bayrampaşa’da aslanlar gibi emekli öğretmenimiz aslanlar gibi kazanmış seçimi, binbir numara... Bayrampaşa’da seçim kazanılmış, belediye meclisinde birkaç fark var. Belediye meclisindeki fark kadar belediye meclis üyesi tutuklanıyor. İçeridekiler inadına istifa ediyorlar, üç tane daha tutuklanıyor. Aradaki farktakilere, aradaki farka yetecek kadar kişilere olmadık teklifler, baskılar, akıl almaz rezillikler. Torba oyunları, kura hileleri... Yine kazanıyoruz, mahkemeden bozdurmalı. Akıllarınca Bayrampaşa’nın iradesine çökecekler. Buradan Tayyip Bey’e söylüyorum: Bayrampaşa’da da, Gaziosmanpaşa’da da, Yalova’da ne olduysa olacak; milletin dediği olacak!
“MURAT KURUM, SANA BU TEPKİNİN SEBEBİ BU İŞİ SİYASETE BULAŞTIRMANDIR”
Ben siyasette kimseyi yuhalatmam, gayret ederim olmasın diye; ama daha laf ağzımızdan çıkıyorken bir tepki varsa, bu kent 99’da depremi biliyor. Kentsel dönüşümün önemini biliyor. Hemen şurada Sındırgı’da, Manisa-Balıkesir sınırında 5,5 şiddetinde bir uyarı daha geldi iki gün önce. Bu millet depreme karşı kentsel dönüşüm istiyor. Belediye başkanları üstüne düşeni yapmış, millet imza atmış kentsel dönüşüm istiyor. Murat Kurum, sana bu tepkinin sebebi bu işi siyasete bulaştırmandır. Buradan Murat Kurum’a çağrımdır: Yalova’nın kentsel dönüşümünün önünü açın, yeni bir felaketin sebebi olmayın!
"HATAYLILAR ‘BOŞ SENETÇİ MURAT’ DİYE TANIMLIYORLAR"
Bu Murat Bey’i Hataylılar ‘Boş Senetçi Murat’ diye tanımlıyorlar. Dedim ki; ‘Ya bizim Murat var ya boş senetçi.’ Yazmış böyle geçen hafta, yağmurun altında elinde tutuyor boş senetçi Murat. Kim dedim bu, tefeci mi ne bu? Vallahi dediler tefeciden berbat. En zor günümüzde geldiler, ‘Biz deprem konutlarını bir yıl içinde bitireceğiz’ dediler. ‘Oyu bize verin, görün bir yıl sonra evdesiniz’ dediler. Oyu verdik, bir yıl sonra evlerin %2’sini bitirebildiler, iki yıl sonra %30’unu bitirebildiler, üç yıl sonra %70’ini bitirebildiler; bununla övünüyorlar. Üç yıl konteynerde kalmışım, yağmurun çamurun altında kalmışım; şimdi ‘evin bitti ver anahtarı’ önüme boş senet diktiriyorlar.
Ne diyorlar? Boş senete imza atmazsan anahtarı vermem. Senette iki tane boş yer var sözleşmede: Bir para kısmı, ne ödeyeceğim belli değil; iki faiz oranı, ne yazacakları belli değil. Normalde Afet Kanunu faizi kabul etmez; ama bunlar bir yer bulmuşlar; ‘yok rezerv alan olursa faiz olur’, ‘yok yerinde dönüşüm olursa faiz olur’, ‘yok ev olmaz dükkan olursa faiz olur’, ‘TOKİ olursa faiz olur’... Faizli senedi getiriyor. Depremzedeye avukatlar demiş ki; ‘Faiz kısmını çiz öyle imza at.’ Çizince önünden kağıdı kapıyorlar, yenisini veriyor; ‘Ya boş senete imza atacaksın’ diyor ‘ya da bu evi alamazsın.’
Ben şimdi buradan hem Murat Kurum’a hem Erdoğan’a sesleniyorum: Siz bir kez daha söylüyorum; TOKİ konutları, rezerv alana yapılan konutlar ve esnafın iş yerlerinden ne kadar ücret isteneceğini ilan edin. Bu ödemelerin hiçbirinden faiz veya TÜFE artışı alınmayacağını söyleyin. Bir hafta önce Hatay’da söyledik, her konuya hemen tweet atanlar ses çıkarmadılar. ‘Hadi bir şey söyleyin’ dedik, tweet atmış Murat Kurum; lafı çeviriyor, ‘faiz yok’ demiyor, ‘orası boş kalmayacak’ demiyor. Buradan ‘Boş Senetçi Murat Kurum’a sesleniyorum: Hatay bir haftadır cevap bekliyor. Var mısın, yok musun?
"TOPUKLAYA TOPUKLAYA AK PARTİ'YE KAÇANLARDIR"
Öncelikle şunu söyleyeyim; vicdanı olan herkese söyleyeyim, AK Parti’nin, MHP’nin seçmenlerine söyleyeyim: Salı günü İstanbul’da, Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak. Bu kişi 700 yılla yargılanıyor. Kendisi tutuksuz ama çalıştığı belediyelerin işlerini söylemiş; onlar tutuklu. Dört yılla yargılanan Zeydan Karalar tutuklu. Yine dört yılla, altı yılla yargılanan Adana’nın belediye başkanları Kadir tutuklu, Oya tutuklu, bütün arkadaşlarımız tutuklu ama örgütün başı tutuksuz. "Örgütü kuran benim" diyor ama "itirafçı oldum" diyor; onu salıyorlar, milleti topluyorlar.

Bu itirafların içinde, bu itirafların içinde en çok adı geçen, en çok onların içinde eylemi olan, en çok ihalesi olan Zeydan Başkan da yok, bizim Oya Başkan da yok, Kadir de yok. Dörder seneyle yargılanıyorlar. Ama birinde var, en çok işlemi olan da var. Örneğin bir yere anket yaptırmış, anketin faturası var, parasını Aziz İhsan Aktaş ödemiş. Kim bu? Aydın Büyükşehir Belediyesi. Şimdi, bugün oturduğu, hatta sosyal belediyecilik yapıyor diye övdüğü, Aydın’ın "topuklayan efesi", Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesini görünce, Aziz İhsan Aktaş’ın onun adına ödediği fatura önüne konunca; eyvah dedi! Ya AK Parti'ye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın; koşa koşa AK Parti’ye gitti.,
İşte buradan açıkça ilan ediyorum, açıkça: Verilmeyecek hesabımız yok. Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti'ye kaçanlardır.
Dosyada, dosyada en çok delil, en çok iddia Aydın Büyükşehir için var. En çok çalışma onlar için var. Ama "Benim partime gelirsen seni mahkemeden kurtarırım" diye birilerini transfer eden Erdoğan çıkmış bugün orada, bunların hiç bir tanesi olmamış gibi yalan yere konuşuyor. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunun kadarını ifade edeyim: Belediye başkanımızın kentsel dönüşümle ilgili çabalarının ve sizin talebinizin arkasındayız.
“SİZ EMEKLİNİN KANINI EMEN VAMPİRLERSİNİZ“
Yalova'nın da Türkiye'nin de problemi ekonomi. Dedik ki emeklilere iyi bir ücret verilsin dedik. Nihayet MHP de bu ücrete sefalet ücreti verilsin dedi. AKP'liler bir gün boyunca bile yoksulluk görmemişler. Kollarına 20 milyonluk saat takmışlar. Geldiler 28 nin TL'ye hayır oyu verdiler. Bütün muhalefet milletvekilleri her yolu denedi. En son oylamadan önce yine denediler ama dinlemesiler. Arkadaşlarımız meclis kürsüsüne tabut getirdi. Ak Parti buna tahammüle edemedi. Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyor ama tabutu meclise sokmaya utandılar. Bugün Erodoğan yine konuşmuş. Emekliyi kışkırttığımızı söylemiş. Biz kimseyi kışkırtmadık ama siz emeklinin kanını emen vampirlersiniz. Ak Parti'nin kara düzeni emeklinin kanını emmektedir.“




















