Ukrayna'nın Rusya sınırına yakın Borysivka köyü semalarında geçtiğimiz aylarda yaşanan bir olay, modern harp tarihinde sessiz bir devrimin habercisi oldu. Ukraynalı bir pilotun kumanda ettiği ve radyo sinyallerini bozan Rus karıştırıcıları (jammer) nedeniyle daha önce başarısız olan saldırı girişimleri, bu kez "Bumblebee" (Yaban Arısı) adı verilen yeni nesil bir dron ile aşıldı. Pilotun "kilitlendi" komutuyla insan kontrolünden çıkan ve tamamen yapay zeka ile hedefe yönelen dron, hedefini başarıyla imha etti. Bu saldırı, otonom sistemlerin savaş alanındaki artan rolünün somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.
'BUMBLEBEE' PROJESİ
New York Times'ta yer alan habere göre, söz konusu saldırıda kullanılan Bumblebee dronları, Google'ın eski CEO'su Eric Schmidt liderliğindeki gizli bir girişim tarafından sağlanıyor. Standart dronların aksine, sinyal kesici karıştırmalara karşı dirençli olan bu sistemler, görsel verileri işleyerek hedeflerini otonom olarak bulabiliyor.
Üretici verilerine göre, 2025 baharına kadar Ukrayna mevzilerinden fırlatılan Bumblebee'ler, Rus hedeflerine karşı 1.000'den fazla muharebe uçuşu gerçekleştirdi. Rus istihbarat raporları, ele geçirilen bir Bumblebee üzerinde yapılan incelemelerde, kullanılan mikroçiplerin ve anakartların "dünya standartlarında" olduğunu ve teknolojinin giderek daha etkili hale geleceğini öngörüyor.
SON SALDIRIDA PİLOT KONTROLÜNE GEREK YOK
Savaşın uzaması, Ukrayna'yı Batılı teknoloji şirketleri, risk sermayedarları ve mühendisler için devasa bir Ar-Ge laboratuvarına dönüştürdü. Ukraynalı "NORDA Dynamics" gibi şirketler, dronların son saldırı aşamasında pilot kontrolüne ihtiyaç duymadan hareket etmesini sağlayan yazılımlar geliştiriyor.
Underdog Modülü: NORDA Dynamics tarafından geliştirilen ve "Underdog" adı verilen modül, pilota hedefi ekranda işaretleme (piksel kilitleme) imkanı tanıyor.
- İstatistikler: Şirket, yıl sonuna kadar cephedeki birliklere 50.000'den fazla modül sağladığını belirtiyor.
- Menzil Artışı: İlk versiyonlarda 400 metre olan otonom saldırı menzili, yapay zeka güncellemeleriyle 2.000 metreye (yaklaşık 1,25 mil) kadar çıkarıldı.
Bu teknoloji, dronların "son mil" olarak adlandırılan saldırı aşamasında, elektronik karıştırmadan etkilenmeden ve insan operatörle bağlantısı kopsa dahi hedefini takip etmesini sağlıyor.
SÜRÜ TEKNOLOJİSİ
Tekil saldırıların ötesinde, "Sine Engineering" gibi firmalar, tek bir pilotun birden fazla dronu yönetebilmesine olanak tanıyan sürü teknolojileri (swarm tech) üzerinde çalışıyor. "Pasika" adı verilen sistem, dronların otonom olarak kalkış yapmasını, belirli bir bölgede beklemesini ve sırayla saldırıya geçmesini mümkün kılıyor.
Öte yandan, GPS sinyallerinin Rusya tarafından bloke edildiği bölgelerde, görsel konumlandırma sistemleri (V.P.S.) devreye giriyor. Brian Streem tarafından kurulan "Vermeer" şirketi, dronların uydu bağlantısı olmadan, sadece kamera görüntülerini 3 boyutlu haritalarla eşleştirerek yön bulmasını sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Bu sistemlerin, Rusya'nın derinliklerindeki stratejik hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığı bildiriliyor.
RUSYA'DAN KARŞI HAMLE
Rusya da bu teknolojik yarışta geri kalmıyor. "Conflict Armament Research" tarafından incelenen Rus dronlarında da yapay zeka destekli bileşenlere rastlandı. Ukrayna Başbakan Yardımcısı Mykhailo Fedorov, durumu "yeni bir silahlanma yarışı" olarak nitelendirerek, otonom dronların üretiminin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Schmidt'in girişimiyle geliştirilen ve "Merops" adı verilen önleme dronlarının, İran tasarımı Şahid dronlarına karşı %95'e varan isabet oranıyla çalıştığı iddia ediliyor.
ETİK TARTIŞMALAR VE 'KATİL ROBOTLAR' ENDİŞESİ
Otonom silahların yükselişi, uluslararası kamuoyunda "katil robotlar" tartışmasını da beraberinde getiriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve teknoloji etiği uzmanları, öldürme kararının algoritmalara bırakılmasının ciddi insan hakları ihlalleri yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, şu anki teknolojinin "Terminatör" filmlerindeki gibi tam otonom bir yapıdan ziyade, insan gözetiminde (human-in-the-loop) çalışan yarı otonom sistemler olduğunu belirtiyor. Ancak X-Drone gibi bazı firmaların geliştirdiği yazılımların, iletişim koptuğunda tamamen otonom avlanma yeteneğine sahip olabileceği ve bunun "ahlaki bir sınırı" ihlal edebileceği belirtiliyor.
Ukrayna'daki cephe hattı, Birinci Dünya Savaşı'ndaki makineli tüfeklerin yarattığına benzer bir taktiksel kırılma noktasına işaret ediyor. Taraflar, yapay zeka destekli sistemlerin savaşın sonucunu belirlemede kritik bir rol oynayacağı konusunda hemfikir.




















