Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında “yargı bağımsızlığı” tartışması yaşandı. Silivri’de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davalarını izleyen Amor, Türkiye’de yargı süreçlerinin siyasi baskı altında olduğu yönünde eleştirilerde bulunmuştu. Amor, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İmamoğlu’nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde “siyasi bir araç” olarak kullanıldığını savunmuştu.
GÜRLEK: KİMSE TÜRK MAHKEMELERİNE PARMAK SALLAYAMAZ
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Amor’un açıklamalarına sosyal medya hesabından cevap vermişti.
Gürlek, Türkiye’nin bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devleti olduğunu belirterek yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanıldığını söylemişti.
Devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılmasını “kabul edilemez” olarak nitelendiren Gürlek, “Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz” ifadelerini kullanmıştı.
Gürlek, Türkiye’deki yargı süreçlerinin yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına göre değil; Anayasa’ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerlediğini savunmuşt.
AMOR’DAN TRUMP’IN BRUNSON SÖZLERİYLE CEVAP
Gürlek’in açıklamasına cevap veren AP Türkiye Raportörü Amor, bu kez ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da Rahip Andrew Brunson dosyasına ilişkin yaptığı açıklamayı gündeme getirdi.
Amor, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında söylediği “Cumhurbaşkanı’nı aradım ve derhal serbest bıraktı” sözlerini hatırlatarak, “Bence Bakan Gürlek’e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı cevap bu” dedi.
Amor’a göre Trump’ın bu sözleri, Gürlek’in Türk yargısının bağımsızlığına ilişkin açıklamalarıyla açık bir tezat oluşturuyor. AP Raportörü, bu çelişkinin Türkiye’de yargının durumu ve bağımsızlığı konusunda hangi değerlendirmenin daha isabetli olduğuna dair fikir verdiğini savundu.
TRUMP, ERDOĞAN’IN YANINDA BRUNSON DOSYASINI AÇMIŞTI
ABD Başkanı Trump, NATO Zirvesi için geldiği Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede Brunson dosyasını yeniden gündeme taşımıştı.
Trump, Erdoğan ile ilişkisini anlatırken Rahip Andrew Brunson krizini hatırlatmış, Brunson’ın uzun hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını ve kendisinin masum olduğuna inandığını söylemişti.
Trump, “Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı’nı aradım ve anında onu serbest bıraktı” ifadelerini kullanmıştı.
Bu sözler, Trump’ın Brunson dosyasını Ankara’da ve Erdoğan’ın yanında yeniden anlatması nedeniyle dikkat çekmişti.
BRUNSON KRİZİ NEYDİ?
Andrew Craig Brunson, İzmir’de görev yapan ABD’li bir rahipti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklandı.
Brunson hakkında FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla dava açıldı. Hakkında 35 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
Dava kısa sürede Türkiye ile ABD arasında büyük bir diplomatik krize dönüştü. Washington yönetimi Brunson’ın serbest bırakılmasını isterken, Ankara yargı sürecinin devam ettiğini savundu.
ERDOĞAN’IN “VER PAPAZI, AL PAPAZI” SÖZLERİ HATIRLANIYOR
Brunson dosyasında en çok hatırlanan açıklamalardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ver papazı, al papazı” sözleri olmuştu.
Erdoğan, ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’i kastederek, “Diyorlar ki papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz onu bize verin, biz de yargıda gereğini yapalım, size verelim” demişti.
Bu açıklama, Brunson dosyasının bir pazarlık başlığına dönüştüğü yönündeki eleştirileri artırmıştı.
KRİZ YAPTIRIMLARA KADAR UZANMIŞTI
Brunson krizi, 2018 yazında Türkiye-ABD ilişkilerini yaptırımlar noktasına taşımıştı.
Trump, Brunson’ın tutukluluğu nedeniyle Türkiye’ye “büyük yaptırımlar” uygulanacağını duyurmuştu. Ardından ABD, dönemin Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yaptırım uygulamış; Türk çeliği ve alüminyumuna yönelik tarifeler de artırılmıştı.
Bu süreçte Türk lirası üzerindeki baskı artmış, kriz ekonomi başlığına da dönüşmüştü.
BRUNSON HÜKÜMLE BİRLİKTE SERBEST BIRAKILMIŞTI
Brunson’ın yargılandığı davada karar 12 Ekim 2018’de açıklanmıştı.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Brunson’a “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası vermiş; ancak ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırmıştı.
Böylece Brunson hükümle birlikte serbest bırakılmış, kararın ardından Türkiye’den ayrılarak ABD’ye gitmişti.
Trump’ın Ankara’da Brunson dosyasını yeniden kendi diplomatik başarısı gibi anlatması, bu kez AP Raportörü Amor tarafından Gürlek’in “bağımsız yargı” açıklamalarına karşı örnek olarak gösterildi.



















