Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, haftalık grup toplantısında gündemin sıcak başlıklarını değerlendirdi. Konuşmasının büyük bir bölümünü Gazze’deki insani durum ve İsrail hükümetinin bölgedeki faaliyetlerine ayıran Erdoğan, Başbakan Netanyahu’nun şahsını hedef alan ifadelerine devlet vakarını temel alan bir dille karşılık verdi.
"KATİLE KATİL DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail hükümetinin Gazze’deki askeri operasyonlarını "insanlık dışı" olarak tanımlayarak, bu süreçte sorumluluğu bulunan isimlere yönelik eleştirilerini sürdürdü. Netanyahu’nun paylaşımlarını "hadsizlik" olarak niteleyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Sırf gerçekleri dile getirdiğimiz için bizi hedef alanlar, ellerindeki kanı gizleyemezler. Kimse Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz. Biz hakkı konuşmaya, katile katil demeye ve mazlumun sesi olmaya sonuna kadar devam edeceğiz."
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. 86 milyon vatandaşımızın her birini hürmetle selamlıyorum. 11 buçuk milyonu aşkın üyelerimizin tamamına selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Muhabbetinizden dolayı her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin diyorum.
Sözlerimin hemen başında 14-20 Nisan Şehitler Haftası vesilesiyle, farklı cephelerde milletimizin huzuru için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhunu şad mekanlarını cennet eylesin.
'1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI'
Dün Şanlıurfa Siverek'te bir lisede meydana gelen olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. 1 kişi gözaltına alındı, 4 kişi görevden uzaklaştırıldı. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. İhmali ve kusuru olanlardan hesap sorulacak. 9 yaralımızın tedavisi hala devam ediyor.
'TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HEDEFİNE İLERLİYORUZ'
Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine kararlı bir şekilde azimle ilerliyoruz. Gururla ifade etmek durumundayım; bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde hiçbir endişe taşımıyorsak bunun gerisinde 23 yıllık çaba, mücadele ve emek vardır. En büyük devrimi ise arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdik.
'DÜNYANIN EN BÜYÜK DÖRDÜNCÜ DERİN DENİZ FİLOSUNU KURDUK'
Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgar, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye’yi enerjide bir üst lige çıkardık. En büyük devrimi ise arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdik. Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkânlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz’deki keşfimizde adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkartacağız. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hâle geleceğiz.
Türkiye kısa sürede tarih, destan yazan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları başarılara gözlerini kapatıp bunu göremeseler de dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor.
2011 yılında kimse yokken Somali'nin yanına koştuysak inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesini omuz vermeye devam edeceğiz.
'SAVAŞI KİMİN İSTEDİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR'
Oldukça yoğun günlerden geçiyoruz. 'Gün olur asra bedel' ifadesinin ete kemiğe büründüğü döneme şahitlik ediyoruz. Küresel sistem, ekonomik siyasi boyutlarla çatırdarken yerine neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi, dinamitleniyor. Savaşı kimin istediği kimlerin menfaat devşirdiği ortaya çıkmıştır.
'İSRAİL'İN SÜRECİ KUNDAKLAMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR'
Çatışmaların 40. gününde 15 günlük ateşkes ilan edildi. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a saldırılarını devam ettirdi.
Hürmüz Boğazı'nda tekrar gerilimin yükseldiğini görüyoruz. Sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına izin verilmemelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail'in süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. Bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak.
'ZALİME ZALİM DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacaklar.
Buradan Gazze kasabı Netanyahu'nun karşısında dik duruş sergileyen İspanya Başbakanı Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz.
'KİMSE TÜRKİYE'YE PARMAK SALLAYAMAZ'
Katile katil demeye devam edeceğiz. Filistinli annelerin feryadına kulak vereceğiz. Kimse Türkiye'ye parmak sallayamaz. Şahsıma dil uzatan katillere tekrar hatırlatıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Biz toprağın üstüne haysiyetsizce yaşamaktansa gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Kahraman bir milletin evlatlarıyız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım'
Katile katil demeye devam edeceğiz. Filistinli annelerin feryadına kulak vereceğiz. Kimse Türkiye'ye parmak sallayamaz. Şahsıma dil uzatan katillere tekrar hatırlatıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Biz toprağın üstüne haysiyetsizce yaşamaktansa gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Kahraman bir milletin evlatlarıyız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım'
'BARIŞIN SESİ OLMAYA HER ZAMAN HAZIRIZ'
İran ile ABD arasındaki müzakereden tüm sıkıntılara rağmen umudumuzu kaybetmiş değiliz. Zorluklar olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında bunların önemli bir kısmı hal yoluna koyulacaktır. Barışın sesi olmaya, barış çalışmalarına öncülük etmeye her zaman hazırız.
'BATI KARŞISINDA KOMPLEKLSİ MUHALEFET'
Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye’nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir "fetret devri" yaşıyor.




















