İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD ile sağlanan 14 günlük geçici ateşkesin ardından sosyal medya üzerinden "zafer ve direniş" manifestosu yayımladı. Yaşanan savaşı "Üçüncü Kutsal Savunma" olarak nitelendiren Hamaney, ABD ve İsrail'den şehitlerin kan bedelini ve savaş tazminatını mutlaka alacaklarını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın yönetimini yeni bir aşamaya taşıyacağız" resti çekti. Hamaney ayrıca, müzakerelerin başlamasının rehavet yaratmaması gerektiğini söyleyerek halka "sokakları ve meydanları boşaltmayın" çağrısı yaptı.
Hamaney, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı kapsamlı paylaşımla ateşkes sürecine, müzakerelere, Hürmüz Boğazı'na ve Körfez'deki komşulara dair son derece net ve sert bir çerçeve çizdi.
Hamaney, mesajına geride kalan 38 günlük savaşı İran-Irak savaşı ve İsrail ve ABD'nin Haziran ayında yaptığı saldırıya atıfla "Üçüncü Kutsal Savunma" olarak adlandırarak başladı. İran halkının direnişini öven Hamaney, "Bugün ve Üçüncü Kutsal Savunma destanının bu noktasına kadar, siz kahraman İran halkının bu meydanın kesin galibi olduğunuzu cesaretle söyleyebiliriz" diyerek sürecin İran için bir zafer olduğunu ilan etti.
"MÜZAKERELER BAŞLADI DİYE SOKAKLARI TERK ETMEYİN"
Mesajının en dikkat çekici bölümlerinden biri, 14 günlük ateşkes sürecinde İran halkına yönelik "sokaklarda kalın" çağrısı oldu. Müzakere masasında güçlü kalmak için toplumsal baskının şart olduğunu vurgulayan Hamaney, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer farz edelim ki zorunlu olarak askeri savaş sahnesinde sessizlik (ateşkes) dönemine girilmişse, meydanlarda, mahallelerde ve camilerde bulunma imkânı olan halkın görevi eskisinden daha ağırdır. Meydanlardaki haykırışlarınızın müzakerelerin sonucunda etkili olacağı kesindir. 'Güçlü İran'a ulaşmak için değerli halkımızın geride bıraktığımız 40 günde olduğu gibi varlığını sürdürmesi elzemdir. Düşmanla müzakerelerin başlamasıyla sokaklarda bulunmanın artık gerekli olmadığı düşünülmemelidir."
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA "YENİ AŞAMA" RESTİ
Açıklamasında "Biz savaş talep etmedik ve etmiyoruz, ancak haklı haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve tüm direniş cephesini bir bütün olarak görüyoruz" diyen Hamaney, ABD ve İsrail'den ağır bir bedel tahsil edileceğini duyurdu.
Diplomatik masadaki "Yeniden inşa maliyetleri karşılansın" şartını destekler nitelikte konuşan Hamaney, şunları kaydetti:
"Yüce Allah'ın izniyle, suçlu saldırganların peşini kesinlikle bırakmayacağız. Verilen her bir hasarın tazminatını, şehitlerin kan bedelini ve gazilerin diyetini mutlaka talep edeceğiz ve Hürmüz Boğazı'nın yönetimini kesinlikle yeni bir aşamaya taşıyacağız."
KÖRFEZ ÜLKELERİNE ÇAĞRI: "DOĞRU YERDE DURUN"
Hamaney'in mesajındaki bir diğer kritik bölüm ise İran'ın güney komşularına, yani Körfez'deki Arap ülkelerine yönelik oldu. İran'ın ayakta kalmasını bir "mucize" olarak nitelendiren Hamaney, Arap başkentlerine doğrudan seslenerek saf seçmeleri uyarısında bulundu:
"İran'ın güney komşularına söylüyorum: Bir mucizeye tanıklık ediyorsunuz; bunu doğru görün, doğru anlayın ve doğru yerde durun. Şeytanların yalan vaatlerine karşı şüpheci olun. Kardeşliğimizi ve iyi niyetimizi gösterebilmemiz için sizden hala uygun bir tepki bekliyoruz; bu da ancak sizin müstekbirlerden (kibirli güçlerden/emperyalistlerden) yüz çevirmenizle mümkün olur."
"DÜŞMAN MEDYASINA KARŞI KULAKLARINIZI KORUYUN"
Psikolojik savaş ve medya manipülasyonlarına da değinen Dini Lider, düşman destekli medya organlarına karşı son derece dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, "Beynin ve kalbin penceresi olan kulaklarımızı, düşman destekli veya onlarla aynı çizgideki medyaya karşı korumak elzemdir. Ya bunlarla yüzleşmeyi ve bunları kullanmayı tamamen bırakmalıyız ya da sundukları her şeye büyük bir şüpheyle yaklaşmalıyız" ifadeleriyle sözlerini noktaladı.



















