Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Ocak 2026 verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların (reel sektör) net döviz pozisyonu açığı tehlike sinyalleri veriyor. Şirketlerin döviz açığı bir ayda 9,1 milyar dolar artarak 197 milyar 591 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, Temmuz 2018'den bu yana görülen en yüksek açık seviyesi olarak kayıtlara geçti.
TCMB, "Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri" Ocak 2026 tablosunu yayımladı. Veriler, reel sektörün döviz borçluluğunda ciddi bir artış ivmesine girildiğini ortaya koydu.
Aralık 2025 verileriyle kıyaslandığında, firmaların döviz varlıkları erirken, borç yükü (yükümlülükleri) belirgin bir şekilde arttı. Bu çifte etki, net döviz pozisyonu açığının 197,6 milyar dolara tırmanmasına neden oldu.
VARLIKLAR ERİDİ, BORÇLAR FIRLADI
Raporun detaylarına göre, Ocak 2026 döneminde reel sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 558 milyon dolar azaldı. Varlıklardaki bu düşüşte; ihracat alacaklarındaki 1 milyar 862 milyon dolarlık ve yurt içi bankalardaki döviz mevduatlarındaki 668 milyon dolarlık azalış etkili oldu.
Buna karşılık, şirketlerin döviz yükümlülükleri tam 8 milyar 591 milyon dolar birden arttı. Borçlanmadaki bu sert yükselişi sırasıyla; yurt içinden sağlanan nakdi kredilerdeki 3 milyar 611 milyon dolarlık, türev yükümlülüklerdeki 3 milyar 440 milyon dolarlık ve yurt dışından sağlanan nakdi kredilerdeki 2 milyar 252 milyon dolarlık artışlar sürükledi.

KISA VADELİ POZİSYONDA "FAZLA" VAR AMA ERİYOR
Toplam döviz pozisyonunda 197,6 milyar dolarlık devasa bir açık bulunmasına rağmen, tablonun kısa vadeli kısmında firmalar şimdilik suyun üzerinde kalmaya devam ediyor. Ancak oradaki tampon da hızla küçülüyor.
Ocak 2026 itibarıyla firmaların 147 milyar 737 milyon dolarlık kısa vadeli varlığına karşılık, 141 milyar 179 milyon dolarlık kısa vadeli yükümlülüğü (borcu) bulunuyor. Bu durum 6 milyar 558 milyon dolarlık bir kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası yaratsa da, söz konusu "fazla" bir önceki aya göre 5 milyar 141 milyon dolar erimiş durumda.
Merkez Bankası verilerine göre, kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı ise yüzde 37 düzeyinde gerçekleşti. Reel sektörün artan bu kur riski, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası kur hareketliliklerine karşı şirketlerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
'BİR KUR ATAĞINDA ÇOK CANLAR YANAR'
Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre, reel sektörün net döviz pozisyonunun 2018 Temmuz’daki kriz öncesi seviyelere yükseldiğini belirtti. TL finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek maliyetler nedeniyle şirketlerin kur riskini üstlenmeye devam ettiğini ifade eden Cibre, olası bir kur atağında ciddi zararlar oluşabileceği uyarısında bulundu. Reel sektörün döviz pozisyonundaki artışın kırılganlığı büyüttüğüne dikkat çekildi.




















