Hürmüz Boğazı'nın mayınlanması ve gemilerin havaya uçurulmasıyla küresel enerji ticaretinin kilitlenmesinin ardından, petrol şirketlerinin "güvenli alternatif" olarak gördüğü Umman limanları da savaşın hedefi haline geldi. Uluslararası denizcilik istihbaratı ve Umman devlet medyasına yansıyan bilgilere göre, ülkenin güneyindeki Dhofar vilayeti semalarında iki İHA havada engellenirken, üçüncü bir İran İHA'sının Umman'ın en büyük denizcilik merkezlerinden biri olan Salalah Limanı'ndaki petrol depolama tanklarını vurduğu bildirildi.
MİLYONLARCA VARİLLİK KAPASİTE YANIYOR
Saldırının ardından MINA Petroleum tesisindeki çok sayıda depolama tankı alevlere teslim oldu ve devasa yangınlar çıktı. YouTube ve X (eski adıyla Twitter) platformlarına düşen görüntülerde, limandan yükselen yoğun siyah dumanlar, alevler içinde kalan çok sayıda tank ve şiddetli patlamalar saniye saniye kaydedildi.
Eş zamanlı bir diğer saldırı ise daha doğudaki stratejik Duqm Limanı'nda bulunan yakıt tanklarını hedef aldı.
Denizcilik danışmanlık firması Ambrey'in yayınladığı rapora göre, can kaybının yaşanmadığı saldırılarda petrol tankları çok ağır hasar aldı. Hasarın, Salalah'taki yaklaşık 1.3 ila 1.6 milyon varillik depolama kapasitesini etkilediği belirtiliyor. Umman devlet televizyonu, etkilenen tesislerde operasyonların geçici olarak durdurulduğunu, artırılmış güvenlik önlemleriyle daha sonra yeniden başlatıldığını duyurdu.
NEDEN SALALAH? "HÜRMÜZ'E ALTERNATİF" VURULDU
Salalah Limanı'nın vurulması, küresel petrol ticareti açısından kritik bir anlam taşıyor. Coğrafi olarak Hürmüz Boğazı'nın tamamen dışında, doğrudan Umman Denizi'nde yer alan bu liman, "Hürmüz kapanırsa dünyayı kurtaracak alternatif transit noktalarından biri" olarak görülüyordu. Bu saldırı, Körfez'deki hiçbir enerji altyapısının artık güvende olmadığını kanıtladı. BAE'nin Füceyre (Fujairah) petrol bölgesinde yaşanan benzer yangınlar da bu "topyekün tehdit" algısını güçlendiriyor.




















