Futbol, çoğu zaman zaferlerin, kupaların ve sevinç gözyaşlarının sahnesidir. Ancak Trabzonspor cephesinden gelen o acı son dakika haberi, yeşil sahaların zaman zaman ne denli büyük ve kaçınılmaz trajedilere tanıklık edebileceğini bir kez daha gösterdi.
Trabzonspor'da Fatih Tekke'nin yardımcılığını yürüten 56 yaşındaki Orhan Kaynak'ın mesaisi sırasında kalbine yenik düşmesi, sadece bir spor adamının vedası değil; Türk futbol tarihinin en eşsiz, bir o kadar da acımasız aile hikayelerinden birinin son perdesiydi.
ADANA'DAN YEŞİL SAHALARA: EFSANE BİR "KAYNAK" HANEDANI
Kaynak ailesinin hikayesi, Adana'da başlıyor. Sekiz çocuklu bir ailenin ferdi olan Kaynak kardeşlerin tam yedisi futbolla ilgilendi, altısı ise (Reşit, Kayhan, İrfan, İlhan, Ayhan ve Orhan) meşin yuvarlağın peşinde profesyonel kariyerlere imza attı. Adanaspor'da filizlenen bu yetenekler, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor gibi devlerin formalarını terleterek dünya futbol tarihinde eşine az rastlanır bir kardeşler hegemonyası kurdu. Ancak başarılarla dolu bu soyadının üzerinde, karanlık ve kalıtsal bir gölge dolaşıyordu: Genetik kalp rahatsızlığı.
BİR AİLENİN KALP AĞRISI: PEŞ PEŞE GELEN VEDALAR
Ailedeki genetik yatkınlık, önce annelerini aynı rahatsızlıktan aralarından aldı. Ardından ölüm, yeşil sahalardaki Kaynak kardeşlerin peşine düştü:
İrfan Kaynak: Ailenin kalbe ilk kurbanı oldu. 1991 yılında geçirdiği kalp krizi onu hayattan kopardı.
Kayhan Kaynak: Fenerbahçe ve Adana Demirspor'da fırtınalar estiren, milli formayı gururla taşıyan Kayhan, 1994 yılında henüz 34 yaşındayken yeşil sahada, bir antrenman sırasında kalbine yenik düştü.
Reşit Kaynak: Beşiktaş taraftarının sevgilisi, nam-ı diğer "Süper Reşit". O da kardeşleriyle aynı kaderi paylaştı ve 1999 yılında, 46 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.
İlhan Kaynak: Ailenin bir diğer yetenekli ismi de kardeşleri gibi genç yaşta, yine kalp krizi nedeniyle hayata veda etti.
"KADERİMİ BEKLİYORUM"
Ağabeylerini birer birer aynı hastalıktan toprağa veren ailenin en küçüğü Orhan Kaynak, yıllar boyunca bu genetik saatin tik taklarıyla yaşamak zorunda kaldı. Spor kamuoyunda yıllardır dolaşan ve bir şehir efsanesine dönüşen "Ben de kaderimi bekliyorum" cümlesinin doğrudan hiçbir resmi röportajında yer almadığı, araştırmalar sonucunda teyit edildi. Bu ifade belki kamuoyunun onun sessiz acısına yakıştırdığı bir dramatik yakıştırmaydı; ancak Orhan Kaynak'ın omuzlarındaki yük tamamen gerçekti.
1999 yılında verdiği bir röportajda, ailesindeki bu amansız sağlık sorununun kendisi için de bir tehdit oluşturduğunun farkında olduğunu dile getiren Orhan Kaynak, yine de futboldan hiç kopmadı. Emekliliğinin ardından yeşil sahaların kenarına, antrenör kulübesine geçti.
Orhan Kaynak, hayatı boyunca ailesini yutan o amansız kaderle başa çıkmaya çalışırken, tutkusu olan futbola hizmet etmekten bir gün bile geri durmadı. Dün Trabzonspor tesislerinde duran kalbi, sadece 56 yıllık ömrünü değil, Türk futbolunun kalbine bir ok gibi saplanan büyük 'Kaynak' trajedisinin en hüzünlü sayfasını da kapattı.




















