CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kocaeli İzmit’te düzenlenen mitingde açıkladığı iki boğaz köprüsü ve yedi otoyolun özelleştirilmesine yönelik kendilerine ulaşan iki belgeyi kamuoyuyla paylaştı. Her iki yazının da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Kasım 2025’te bölge müdürlüklerine gönderildiğini ifade etti.
Emir’in paylaştığı 17 Kasım 2025 tarihli yazıda, otoyollarda bundan sonra yapılacak sözleşme ve tahsis/kiralama protokollerine belirli bir hükmün eklenmesi istendiği görüldü:
“Genel Müdürlüğümüzce işletilmekte olan otoyollarda bundan sonra yapılacak olan sözleşme ve tahsis/kiralama protokollerinde; “Özelleştirme ve işletme hakkının devrine ilişkin bir durumun ortaya çıkması halinde ihale sonucunda imzalanacak sözleşme/protokol kendiliğinden sona erecektir. Sözleşmenin/protokolün kendiliğinden sona ermesi durumunda Yüklenici, kesin teminat, kâr mahrumiyeti ve benzeri herhangi bir istekte bulunamaz” ifadesine yer verilmesi hususunda gereğini rica ederim”
Emir, bu düzenlemeyle olası bir özelleştirme halinde mevcut yüklenicilerin tazminat talebinde bulunmasının önüne geçilmek istendiğini öne sürdü.
Bakanlığın 19 Kasım 2025 tarihli ikinci yazısında ise yabancı bir danışmanlık firmasının köprüler ve otoyollarda saha ziyareti gerçekleştireceğinin bildirildiği aktarıldı. Yazıda, 15 Temmuz Şehitler ve FSM köprüleri ile otoyollarda bakım-işletme alanları, köprü ve sanat yapıları, kavşaklar ve trafik elemanlarının inceleneceği; drone ile çekim yapılacağı; acil çıkış noktalarından güvenli geçiş sağlanacağı ve teknik personelin refakat edeceği belirtildi. Belgelerin firmaya doğrudan verilmeyeceği, Genel Müdürlük üzerinden iletileceği de vurgulandı.
Söz konusu yazı şu şekilde:

"ERDOĞAN, KENDİSİ İÇİN ÜLKENİN GELECEĞİNİ SATMAYA HAZIRLANIYOR!"
"Bu özelleştirme öncesi işletilen klasik değerleme sürecidir, yani artık köprü ve otoyollar için alıcı aranıyor." değerlenmesini yapan Emir, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Genel Başkanımız Özgür Özel’in açıkladığı belgeler!
Ulaştırma Bakanlığı, 17 Kasım’da tüm bölge müdürlüklerine bir yazı gönderiyor: “Otoyollarda yeni sözleşme yapacaksanız şu maddeyi ekleyin: özelleştirme olursa sözleşme kendiliğinden düşer, tazminat da isteyemezsiniz.”
İki gün sonra, 19 Kasım’da ikinci yazı gidiyor:
“Yabancı bir danışmanlık firması geliyor. 15 Temmuz Şehitler ve FSM köprülerini, otoyolları inceleyecek. Yardımcı olun.”
Bu iki yazı yan yana geldiğinde tablo açık!
Önce hukuki zemin hazırlanıyor ki kimse tazminat isteyemesin,
Sonra yabancı firma sahaya iniyor ve köprüleri, otoyolları, teknik altyapıyı tek tek inceliyor, drone çekimi yapılıyor, acil çıkış noktalarını görüntülüyor
Ve tüm bunlar kamuoyuna tek kelime söylenmeden yürütülüyor!
Bu özelleştirme öncesi işletilen klasik değerleme sürecidir, yani artık köprü ve otoyollar için alıcı aranıyor.
İki boğaz köprüsü ve otoyollarımız için her şey sessiz sedasız hazırlanmış.
Erdoğan, kendisi için ülkenin geleceğini satmaya hazırlanıyor!”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Kocaeli'deki mitingde söz konusu belgelere değinerek şu ifadeleri kullanmıştı:
"Eskiden ödediğimiz vergi bize yol olarak, köprü olarak dönüyordu. Şimdi vergilerimizle yapılan köprüleri satıyorlar. Rahmetli Demirel’in yaptığı, Özal’ın yaptığı, 59 liraya geçilen köprüler var. Ama eğer aynı köprüyü Tayyip Bey yapıyorsa, en az yedi kat pahalıya. İşte şuracıkta 995 liraya geçilen bir köprü var. İki boğaz köprüsünü hem birinci köprüyü, hem ikinci köprüyü ve yedi otobanı özelleştirmek istiyorlar. 59 lira olan fiyat 350 liraya çıkacak, herkes bilsin. Ama herkes bir şeyi daha bilsin. Bu köprüler ve otoyollar ayda 600 milyon lira gelir getiriyor. Bu köprüleri bugün 3 milyar liraya satmaya çalışıyorlar. 25 yıllık geliriyle. Yani sen köprüyü 3 milyara satacaksın. Sana parayı verecek kişi beş yıllık geliri verecek. Üstüne 25 yıl kendisi alıp cebine koyacak.
Tayyip Bey bu parayı seçim ekonomisi yapmak için yapıyor. Ancak altın yumurtlayan tavuğu satıyor. Hiçbir kişi beş yıllık kirası karşılığında bir mülkü 25 yıllığına kimseye vermez. Babanın malını vermiyorsan, bu milletin malını da veremezsin. Bu köprüleri bundan 10 yıl önce yine satmak istemişti Tayyip Bey gönlünce. İtiraz etmiştik. Köprülere 5,7 milyar teklif gelmişti. Tayyip Bey’in kendi ifadesi ‘7’den aşağıya vermek vatan hainliğidir’ diye. O gün ‘7 milyardan aşağıya vermek hainliktir’ diyordu. Bugün 3,5 milyar liraya vermeye, vatana ihaneti iki ile çarpmaya niyetleniyor. Ben bunu söyledikçe susuyorlar. Yurt dışında yayın yapan kuruluşlar yazdı çizdi. Bloomberg söyledi. ‘Bir İngiliz firmasıyla anlaşmışsınız’ dedim. Ne inkar ediyor, ne kabul ediyor.
Ama dün elimize iki belge ulaştı. Bunlardan birisi dört ay önce, 17 Kasım 2025. Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Bölge Müdürlüğüne yazmış. ‘Otoyolların bir kısmını özelleştirirseniz daha önce yapılan kiralama ve tahsisler kendiliğinden düşecektir.’ Diyor ki güzergahınızda birine tahsis verdin, kiralama yaptın otoyol üzerinde, ben bunları yakında özelleştireceğim. Kendiliğinden düşecek. Bunu bilin. Kiralama yaparsanız sözleşmeye bunu yazın.’ 19 Kasım’da başka bir yazı yollamış köprülere. ‘Yabancı bir danışmanlık firması gelecek. İki boğaz köprüsünde, otoyollarda incelemede bulunacak. Onlara yardımcı olun’ diyor. Buradan bir kez daha soruyorum. Bu Ramazan mübarek günde sayın Erdoğan’a soruyorum. İster iftarda yanıtla ister yarın öğlen. Ama şunu yanıtla. Bu iki köprüyü, yedi otoyolun 25 yıllık gelirini beş yıllık kira karşılığında vermeye, bu milletin altın yumurtlayan tavuğunu yabancılara satmaya karar verdin mi vermedin mi? Bunu açıkla. Babasının malını böyle satmayana, bu milletin malını bu şekilde sattırmam."




















