Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiindeki en kritik projesi olan Milli Muharip Uçak KAAN, gelişim sürecinde dev bir aşamayı daha geride bıraktı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde yürütülen çalışmalarda, test süreçlerinde aktif olarak kullanılacak yeni prototipler ilk kez bir arada görüntülendi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN’ın üretim ve montaj hattını ziyaret ederek, projenin geleceğine ışık tutan önemli açıklamalarda bulundu. Hangarda yan yana gelen prototipler, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı üretme yolundaki kararlılığını ve mühendislik başarısını ortaya koydu.

GÖKYÜZÜNÜN YENİ HAKİMİ İÇİN KRİTİK EŞİK AŞILDI
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarında gerçekleştirdiği incelemeler sırasında projenin geldiği noktayı "kıymetli bir adım" olarak nitelendirdi. Özellikle "tam boy statik" testlerde kullanılacak olan uçağın hangardan çıkışının teknik açıdan büyük bir anlam taşıdığını ifade eden Görgün, ilk uçuşunu başarıyla tamamlayan prototip ile üretim süreci devam eden ikinci prototipin aynı karede yer almasının stratejik bir başarı olduğunu vurguladı. Bu gelişme, sadece bir uçağın inşası değil, binlerce mühendisin ve teknisyenin emeğinin somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. KAAN’ın seri üretim ve test süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesi, projenin hedeflenen takvime uygun şekilde ilerlediğini gösteriyor.

TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK VE DÜŞÜK GÖRÜNÜRLÜK KABİLİYETİ
KAAN, sadece bir savaş uçağı olmanın ötesinde, barındırdığı ileri teknoloji ile dünyadaki sayılı hava platformlarından biri olmaya aday gösteriliyor. Beşinci nesil uçakların en karakteristik özelliklerini bünyesinde barındıran milli uçak, hava muharebelerinde Türkiye’ye stratejik bir üstünlük kazandıracak. Haluk Görgün, uçağın teknik kabiliyetlerine dair şu detayların altını çizdi:
- Radarda düşük görünürlük (stealth) sağlayan gövde tasarımı.
- Gövde içi mühimmat istasyonları ile aerodinamik verimlilik.
- Yüksek hızlarda operasyon yapabilme ve üstün manevra kabiliyeti.
- Gelişmiş aviyonik sistemler ve yeni nesil sensör füzyonu teknolojisi.
- Elektronik harp yeteneği ve artırılmış durumsal farkındalık özellikleri.
- Çoklu görev kapasitesi ile hem hava-hava hem de hava-yer operasyonlarında tam performans.

-
GELECEĞİN MUHAREBE KONSEPTİ: İNSANLI VE İNSANSIZ ENTEGRASYON
2024 yılında gerçekleşen ilk uçuşun ardından KAAN projesi, geliştirme ve üretim safhalarında vites artırdı. Türkiye’nin bağımsız savunma iradesinin en güçlü simgesi olan bu projede, sadece uçağın fiziksel üretimi değil, dijital harp yetenekleri de geliştiriliyor. Görgün, KAAN’ın operasyonel kabiliyetlerini artırmak amacıyla insanlı ve insansız savaş uçaklarının birlikte görev yapabileceği ekosistemler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bu vizyon, Türkiye’yi geleceğin muharebe ortamına hazırlarken, Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterini dünyanın en gelişmiş teknolojileriyle donatmayı hedefliyor. Geliştirme, test ve üretim adımlarının eş zamanlı yönetilmesi, projenin Türk savunma sanayii tarihindeki en kompleks ve en başarılı süreçlerinden biri olacağını gösteriyor.




















