Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP) tarafından düzenlenen eğitim programının açılışında konuşan Bilal Erdoğan, günümüz dünyasının en büyük sancısının "gelir adaletsizliği" ve "şehirleşmenin getirdiği geçim yükü" olduğunu belirtti. Konuşmasında özellikle gençlerin sosyal medya üzerinden maruz kaldığı "yüksek maaş" algısına dikkat çeken Erdoğan, rakamların göründüğü gibi refah sağlamadığını ifade etti.
"İSTANBUL, NEW YORK, LONDRA: ŞEHİRLERDE GEÇİNMEK ZOR"
İnsanların "köy hayatından kurtulma" idealiyle şehirlere göç ettiğini ancak bekledikleri ekonomik rahatlığa kavuşamadıklarını savunan Erdoğan, küresel bir kıyaslama yaptı:
"İnsanlar sözüm ona köy hayatından kurtulmak için şehirlere geldiler ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. Bu durum sadece bize has değil; İstanbul'da zor geçiniliyorsa, New York'ta da Londra'da da zor geçiniliyor. Şehir hayatının maliyeti, insanların emeğini adeta yutuyor."
Erdoğan'ın açıklamalarının tamamı şöyle:
"İnsanlar şehirlere geldiler, işte köy hayatından kurtuldular, sözüm ona. Ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. Yani İstanbul'da zor geçiniliyorsa, New York'ta da zor geçiniliyor, Londra'da da zor geçiniliyor. Yani biz şimdi gençlere YouTube'da bir şey atıyorlar önlerine, adam ayda 5 bin dolar kazanıyor. ‘5 bin dolara ne yaşıyordur falan’ diyorsun. Ondan sonra bir de adama gidip mikrofon uzatsan bir dokun bin ah işit. Dolayısıyla bu eşitsizliklerin sancısı aslında gizliden gizliye büyüyor. Ve bakıyoruz savaşlar azalıyor mu? Savaşlar devam. Şu anda işte Ukrayna'daki savaş 2’nci Dünya Savaşı'ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihte yerini aldı. Ruanda'daki soykırımı da geçti.
Türkiye artık Amerika bir taraftan çekti mi gelen Avrupa öbür taraftan itti mi giden bir ülkeydi. Kendi kararlarını verebilen bağımsız bir ülke olmadığı gibi imkanları da sınırlı bir ülkeydi. Türkiye'nin şöyle son 100 yılını alın ekonomik durumu itibariyle, yani bütün dünya ekonomisine nazaran bir inceleyin göreceksiniz, gerçekten şu son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde bırakın Osmanlı tarihinde de yok yani. Osmanlı ekonomisi de çok stabil yani, biz endüstri devrimi olduktan sonra yakalanan ekonomik büyümeleri Osmanlı devriminde yakalayamadık maalesef onları kaçırdık. Bütün o birikmiş kaçırdığımız adeta trenleri şu 23 yılda yakaladık. Öyle bir yakaladık ki bu 23 yıldaki ekonomik büyüklüğü ülkenin 8 kat büyüdü. Kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü."




















