Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), toplumsal barış ve terörün sonlandırılması hedefiyle başlatılan yeni sürecin en kritik virajına girdi. Meclis bünyesinde kurulan araştırma komisyonu, aylar süren çalışmalarının ardından ortak raporuna son şeklini verdi. Raporun bu hafta sunulmasıyla birlikte, sürecin sadece siyasi bir söylemden öte, "denetlenebilir ve hukuki bir zemine" oturtulması hedefleniyor.
"TAM VE KALICI SİLAH BIRAKMA" KIRMIZI ÇİZGİ
Cumhuriyet'in aktardığına göre raporda öne çıkan en hassas başlık, silahların bırakılmasına ilişkin "izleme ve doğrulama" mekanizması oldu. Komisyonun üzerinde uzlaştığı taslak metne göre:
Silah bırakma şartı, örgütün Suriye kolu dahil tüm yapılanmalarını kapsayacak şekilde genişletildi.
Sürecin ilerlemesi, silah bırakmanın gerçekleştiğine dair sahadan gelecek somut, tespit edilebilir ve teyit edilmiş verilere bağlanacak.
KEYFİLİĞE KARŞI "GEÇİŞ SÜRECİ HUKUKU"
Yeni sürecin geçmişteki denemelerden en büyük farkı, raporun ana eksenini oluşturan "Geçiş Süreci Hukuku" vurgusu. Hazırlanacak olan kanun teklifi ile şunlar amaçlanıyor:
Atılacak her adımın anayasal ve yasal sınırlar içinde kalması sağlanacak.
Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi için Meclis denetimi aktif kılınacak.
Silah bırakmanın hangi aşamalarda, nasıl bir takvimle gerçekleşeceği kanun metniyle netleştirilecek.
DEM PARTİ’DEN RANDEVU VE "HIZLANMA" ÇAĞRISI
Sürecin diğer tarafında ise hareketli bir diplomasi trafiği yaşanıyor. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, sürece ilişkin beklentilerini dile getirdi:
Koçyiğit, henüz resmi bir randevu talebinde bulunmadıklarını ancak bu hafta veya önümüzdeki hafta içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşme gerçekleşebileceğini ifade etti.
Rapor yazım sürecinin hızlanması gerektiğini savunan Koçyiğit, "Barış ve süreç yasalarının bir an önce çıkması gerekiyor. Süreç yavaşladıkça provoke edilmeye açık hale gelir," uyarısında bulunarak Meclis Başkanı’nı göreve çağırdı.




















