Küresel ekonomi, Kovid-19 pandemisinin ardından beklenen toparlanmayı gerçekleştiremediği gibi, yapısal bir krizin eşiğine geldi. Dünya Bankası'nın hazırladığı son analiz, özellikle düşük gelirli ülkelerde yoksulluğun derinleştiğini ve ekonomik büyümenin istihdam yaratma kapasitesini kaybettiğini gösteriyor.
BÜYÜME HIZI YOKSULLUĞU YENMEYE YETMİYOR
Rapora göre, Sahra Altı Afrika başta olmak üzere düşük gelirli ekonomiler son altı yıldır ardı ardına gelen ekonomik şokların altında eziliyor. Mevcut büyüme oranlarının, aşırı yoksulluğu azaltmak bir yana, nüfus artış hızıyla dahi baş edemediği vurgulanıyor. Kişi başına düşen geliri hâlâ 2019 seviyesine ulaşamayan ülkeler; savaşlar, iklim krizine bağlı kıtlıklar ve borç çıkmazıyla boğuşuyor.
2026 ÖNGÖRÜLERİ: KÜRESEL YAVAŞLAMA KAPIDA
Dünya Bankası, küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. ABD ekonomisinin sergilediği direncin küresel sistemi ayakta tuttuğu belirtilse de, bu durumun kalıcı bir ivmeye dönüşmediği ifade ediliyor.
Ekonomik Büyüme Tahminleri:
Küresel Ekonomi: 2026 yılında yüzde 2,6’ya gerilemesi bekleniyor.
Gelişmekte Olan Piyasalar: 2025’te yüzde 4,2 olan büyümenin 2026’da yüzde 4’e ineceği öngörülüyor.
ABD: 2026 tahmini yüzde 2,2 ile sınırlı bir iyileşme gösteriyor.
Euro Bölgesi: Yüzde 1,2 ile zayıf bir toparlanma sergilemeye devam edecek.
"Politika Hataları Tabloyu Ağırlaştırıyor"
Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, mevcut karamsar tablonun sadece dışsal krizlerle (pandemi, savaşlar vb.) açıklanamayacağını savunarak hükümetlere sert uyarılarda bulundu:
"Bu sonuçlar büyük ölçüde önlenebilir politika hatalarının ürünüdür. Dünya ekonomisi, tarihi seviyelere ulaşan kamu ve özel borç yüküyle, 1990'ların sorunlu döneminden bile daha yavaş bir büyümeye mahkum ediliyor."
Gill; sürdürülebilir bir çıkış için bütçe disiplini, ticaretin serbestleştirilmesi, eğitime yatırım ve özel sektör teşviklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.



















