MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/11269_hakan-fidan-dan-suriye-nin-halep-operasyonuna-ilk-

GÜNDEM

Tümü

Hakan Fidan’dan Suriye’nin Halep operasyonuna ilk yorum: SDG İsrail’in böl parçala politikasına alet oldu

(1 Gün, 19 Saat önce) 126 İzlenme 0 Yorum
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'nin Halep şehrinde meydana gelen olayların, Türkiye'nin son bir yıldır uyarılarda bulunduğu hususun tecelli etmesi olduğunu söyledi. "SDG'nin üzerine düşeni yapması lazım" diyen Fidan, "Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail'in bölgemizde yürüttüğü 'böl, parçala, yönet' politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil." ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Umman arasındaki ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Fidan, geçen ay başlatılan vize serbestisi uygulamasının iki ülkeye birçok alanda fayda sağlayacağını söyledi.

Fidan, “İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay bildiğiniz gibi vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak” dedi.

Savunma sanayii alanındaki iş birliğine de dikkat çeken Fidan, bu alanda yürüyen projeler bulunduğunu belirterek, “Savunma sanayii alanındaki iş birliğimizi kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“YEMEN’İN EGEMENLİĞİ VE BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ”

Bölgesel konulara da değinen Fidan, Yemen’deki gelişmelerin gündemin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fidan, “Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir” dedi. Kalıcı çözümün anayasal meşruiyet temelinde sağlanması gerektiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan’ın yapıcı tutumunun gerilimi engellediğini ifade etti.

“ATEŞKESİN GEREKLERİ EKSİKSİZ UYGULANMALI”

Gazze’deki duruma dikkat çeken Fidan, “İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze’ye ulaşmasına yeterli miktarda izin vermemektedir” açıklamasını yaptı. Fidan, ateşkes ilanından bu yana 420’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Türkiye’nin Gazze’nin geleceğine ilişkin yaklaşımını ise üç başlıkta özetledi: “Birincisi Gazze’nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. İkincisi Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur. Üçüncüsü Gazze’de yaşayacak olan Gazzelilerdir ve tüm imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır.”

“İSRAİL’İN SOMALİLAND’İ TANIMASI HUKUK DIŞIDIR”

İsrail’in Somaliland’i tanıma yönündeki kararına sert tepki gösteren Fidan, “Bu adım hukuk dışıdır. Bölgemize fitne sokmaya ve dayanışmayı zayıflatmaya yönelik bir girişimdir. Somali Federal Cumhuriyeti’nin ve Somaliland bölgesinin geleceği ancak Somalililerin iradesiyle belirlenebilir” dedi. Bu çerçevede İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin Cfidde’de olağanüstü toplanacağını duyurdu.

Suriye konusuna da değinen Fidan, Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmelerde SDG ile temasların ele alındığını hatırlattı.

Türkiye’nin beklentisinin Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakat olduğunu belirten Fidan, Halep’te sivillere yönelik saldırıların SDG’nin niyetine ilişkin endişeleri artırdığını söyledi.
Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"SURİYE’DEKİ GELİŞMELER ULUSAL GÜVENLİĞİMİZ AÇISINDAN FEVKALADE ÖNEMLİDİR"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sürecin çok yakından takip edildiğini söyledi. Fidan, "Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz" ifadelerini kullandı.

"BÖLÜNMEDEN, KAOSTAN VE ZAYIFLIKTAN BESLENEN BİR GÜVENLİK STRATEJİSİ SAHİBİLER"

İsrail’in bölgedeki politikalarının bu vizyonla örtüşmediğini ifade eden Fidan, Tel Aviv yönetiminin güvenlik anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Fidan, "İsrail’in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım" şeklinde konuştu.

Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen görüşmelere de değinen Fidan, bu sürecin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı lehine sonuçlanması gerektiğini vurguladı. Fidan, "Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"GEREKTİĞİNDE MÜDAHİL OLMAKTAN ÇEKİNMEYİZ"

Türkiye’nin süreçte pasif bir izleyici olmadığını dile getiren Fidan, "Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Taraflarının hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net ve şeffaf" dedi.

Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu duruşu defalarca dile getirdiğini anımsatarak "Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de bölgede başka birinin toprağında gözü olmaması lazım" şeklinde konuştu.

"PARALEL YAPI KABUL EDİLEMEZ"

Halep’te son günlerde yaşanan olaylara değinen Fidan, bu gelişmelerin Türkiye’nin uzun süredir yaptığı uyarıların bir sonucu olduğunu ifade etti.

Fidan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Son birkaç gündür devam eden Halep’teki olaylar maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG’nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bunun yerine bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım, menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef ve maalesef kimseye fayda getirmiyor. SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail’le bir koordinasyon içerisinde İsrail’in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil. Biz Yemen’de olanı, Somaliland’de olanı, Sudan’da olanı ve Suriye’de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Zaten biliyorsunuz Filistin’deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan’da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. Hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep’te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır. Yani bırakın Suriye hükümeti Halep’in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirilir bir durumda olsun. Şimdi siz Halep’in içerisinde şehir içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG’nin kendisini çıkarması gerekiyor. Halep’te bütün vatandaşların lehin olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor. Biz bu son iki gündür gerekli kurumlarımız istişare halindeler. Hem Suriye tarafıyla hem şu anda Amerika tarafıyla yoğun görüşme içerisindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür, sulhla selametle. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmakta direniyor, atmıyor. Türkiye’de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var.

"DİYALOGLA ÇÖZÜM ÖNEMLİ"

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki anlaşmazlıklara da değinen Fidan, iki ülkenin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Fidan, "Hem Suudi Arabistan hem Birleşik Arap Emirlikleri bölgemizin iki güçlü ve değerli ülkesidir. Aralarındaki meselelerin diyalog yoluyla çözülmesi fevkalade önemlidir" ifadelerini kullandı.
Bu süreçte Türkiye’nin kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlerle temas kurduğunu, kendisinin de yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüğünü aktardı.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.