MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/11192_suudi-arabistan-ve-bae-nin-savasin-esigine-gelmesi

DÜNYA

Tümü

Suudi Arabistan ve BAE'nin savaşın eşiğine gelmesinin nedeni ortaya çıktı: Riyad Dubai'nin ticari tahtına göz dikti

(1 Gün, 3 Saat önce) 110 İzlenme 0 Yorum
Yemen'de Suudi Arabistan ve BAE'yi karşı karşıya getiren askeri gerilimin arka planında, yıllara yayılan "ekonomik liderlik" savaşı yatıyor. New York Times, 2019'daki stratejik ayrışma ve Riyad'ın Dubai'nin ticari tahtına göz dikmesiyle başlayan sürecin, iki müttefiki nasıl küresel rakiplere dönüştürdüğünü yazdı.

Suudi Arabistan liderliğindeki güçlerin Yemen’de BAE’ye ait bir sevkiyatı hedef almasıyla patlak veren kriz, iki ülke arasında 2019'dan bu yana için için yanan ekonomik ve stratejik rekabeti alevlendirdi. New York Times'ta yer alan analize göre, bir zamanların yakın müttefiki olan iki ülkenin yolları, BAE'nin 2019'da Yemen'deki askerlerini çekip ayrılıkçıları desteklemesiyle ayrılmaya başladı. Ancak gerilimi asıl tırmandıran unsur, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Riyad'ı küresel bir iş merkezi yapma planlarının, bölgenin finans başkenti Dubai için oluşturduğu varoluşsal tehdit oldu. Bu ekonomik savaş, 2021 yılında Suudi yönetiminin uluslararası şirketlere "merkezlerinizi Riyad'a taşıyın yoksa devlet sözleşmelerinden yararlanamazsınız" baskısı yapmasıyla açık bir güç mücadelesine dönüştü.

 

whatsapp-image-2026-01-01-at-16-51-49-1.jpeg

 

YEMEN'DEKİ "KARDEŞ" KAVGASI

İki ülke arasındaki en şiddetli çatışmalar, Arap Yarımadası'nın en yoksul ülkesi olan Yemen'de yaşanıyor. Aralık ayında, BAE destekli ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi, güney ve doğu Yemen'de ilerleyerek Suudi Arabistan'ın uzun süredir nüfuz sahibi olduğu petrol zengini bölgelerin kontrolünü ele geçirdi ve ayrılıkçı bir devlet kurma niyetini açıkladı.

Suudi yetkililer, BAE tarafından desteklenen bu grubun hamlelerini krallık için bir güvenlik tehdidi olarak tanımladı. Suudi Dışişleri Bakanlığı, Emirlik sevkiyatının vurulmasının ardından BAE'yi grubu son saldırılarını gerçekleştirmesi için baskı yapmakla suçlarken, BAE hükümeti sevkiyatın silah içermediğini savundu. Olaydan saatler sonra BAE, Yemen'deki kalan askeri güçlerini "kendi isteğiyle" çekeceğini duyurdu.​​​​​​​

MÜTTEFİKLİKTEN RAKİPLİĞE

On yıl önce Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman iktidara yükseldiğinde, Washington'daki yetkililer onu BAE lideri Şe​​​​​​​yh Muhammed bin Zayed ile kıyaslıyor ve her iki lideri de otoriter reformcular olarak görüyordu. İkili, 2015'te Yemen'e müdahale etmek ve Katar'a karşı durmak için güçlerini birleştirmişti.

Ancak bugün iki lider, Ortadoğu, Afrika ve ötesind​​​​​​​e birbirleriyle rekabet halindeler. Analistlere göre bu ayrışmanın temelinde dünya görüşü farklılıkları yatıyor:

ŞEYH MUHAMMED BİN ZAYED: Siyasal İslam'ı bölge için bir tehdit olarak gören ideolojik bir yaklaşım sergiliyor.

PRENS MUHAMMED BİN SELMAN: Gerektiğinde siyasi pozisyonlarını değiştirebilen acımasız bir pragmatist olarak tanımlanıyor.

EKONOMİK VE BÖLGESEL REKABET KIZIŞIYOR

Gerilimin ilk sinyalleri 2019'da BAE'nin Yemen'deki güçlerini çekip ayrılıkçıları desteklemesiyle görülmüştü. Ardından ekonomik rekabet hız kazandı. Prens Muhammed'in Riyad'ı küresel bir iş merkezi yapma planları, BAE'nin finans merkezi Dubai için bir tehdit oluşturuyor. 2021'de Suudi hükümeti, uluslararası şirketlere bölgesel merkezlerini Riyad'a taşımaları için baskı yapmaya başlamıştı.

Rekabetin bir diğer sahası ise Sudan. BAE, S​​​​​​​udan ordusuyla savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri'ni (RSF) desteklemekle suçlanırken, Suudi Arabistan Sudan ordusunu destekliyor ve barış görüşmelerine ev sahipliği yapıyor. AB​​​​​​​D'li Senatör Marco Rubio, Kasım ayında yaptığı bir açıklamada Sudan'daki taraflara atıfta bulunarak, "Birisi onlara para veriyor, birisi de silah veriyor. Ve biz onların kim olduğunu biliyoruz" ifadelerini kullandı.

WASHINGTON İÇİN DİPLOMATİK BAŞ AĞRISI

Suudi Arabistan ve BAE arasındaki bu kırılma, Washington için ciddi bir sorun teşkil ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı gününü Suudi ve Emirlik mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri yaparak geçirdi. Her iki ülke de ABD'ye büyük yatırımlar yapma sözü vermiş durumda ve Başkan Trump'ın Ortadoğu politikaları için kilit oyuncular konumundalar.

Uluslararası Kriz Grubu'ndan Yasmine Farouk, "Körfez'de kimse yeni bir Körfez krizi görmek istemiyor, bu yüzden herkesin bunu kontrol altına almakta çıkarı var" değerlendirmesinde bulundu. Ancak Kuveyt Üniversitesi'nden Bader Al-Saif'e göre, bu çatlağın açığa çıkması, çözüm sürecini veya en azından daha net bir yaşam biçiminin (modus vivendi) belirlenmesini hızlandırabilir.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.