ABD merkezli Washington Post (WP) gazetesi, Orta Doğu'da devam eden çatışmalar sırasında İran'ın ABD askeri tesislerine yönelik saldırılarının gerçek boyutunu gözler önüne seren çarpıcı bir araştırmaya imza attı. Yüzlerce uydu görüntüsünün incelendiği analize göre, ABD ordusunun bölgedeki kayıpları resmi açıklamaların çok ötesinde.
Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana, Kuveyt'te altı ve Suudi Arabistan'da bir olmak üzere toplam yedi ABD askeri hayatını kaybetti, 400'den fazla asker ise yaralandı. Ancak asıl gizlenen detayın, üslerdeki fiziksel yıkım olduğu ortaya çıktı.
ABD GÖRÜNTÜLERİ GİZLEDİ, WP DOĞRULADI
Haberde dikkat çeken en önemli detaylardan biri, uydu görüntülerinin karartılması oldu. ABD hükümetinin talebi üzerine, en büyük ticari uydu sağlayıcıları Vantor ve Planet, bölgeye ait görüntülerin yayınlanmasını kısıtladı veya süresiz olarak durdurdu.
Ancak İran devletine bağlı haber ajanslarının sosyal medyada yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri yayınlaması üzerine Washington Post harekete geçti. Avrupa Birliği'nin Copernicus uydu sistemi ve Planet'in mevcut görüntüleriyle karşılaştırılarak doğrulanan 100'den fazla fotoğraf, gerçeği gün yüzüne çıkardı. Analiz sonucunda, bölgedeki 15 farklı ABD askeri tesisinde 217 yapının ve 11 kritik ekipmanın vurulduğu tespit edildi.
NOKTA ATIŞI SALDIRILAR: HEDEFTE YATAKHANELER VE RADAR SİSTEMLERİ VAR
Görüntüler, İran'ın saldırılarının rastgele olmadığını gösteriyor. Hedef alınan yerler arasında hangarlar, yakıt depoları, radar sistemleri, iletişim ağları ve hava savunma ekipmanlarının yanı sıra askerlerin yatakhaneleri de bulunuyor.
Açık kaynak araştırmacısı William Goodhind durumu, "İranlılar, kitlesel zayiat vermek amacıyla kasıtlı olarak birçok tesisteki konaklama binalarını hedef aldı. Sadece askeri altyapı değil, spor salonları ve yemekhaneler gibi yumuşak hedefler de ateş altında kaldı" sözleriyle özetledi.

Vurulan kritik hedeflerden bazıları şunlar:
Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde uydu iletişim tesisi.
Bahreyn (Riffa ve Isa) ile Kuveyt'teki (Ali el-Salem) Patriot füze savunma sistemleri.
ABD 5. Filosu'nun karargahı olan Bahreyn'deki Deniz Destek Aktivitesi'nde yer alan bir uydu çanağı ve radomlar.
Ürdün ve BAE'deki THAAD füze savunma radarları.
Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'nde bulunan bir E-3 Sentry komuta kontrol uçağı ve yakıt ikmal uçağı.
"İRAN'IN İSTİHBARATINI HAFİFE ALDILAR"
WP'nin ulaştığı uzmanlar, ABD ordusunun İran'ın hedefleme yeteneklerini ve kamikaze dron (tek yönlü saldırı dronları) teknolojisine adaptasyonunu hafife aldığını belirtiyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden (CSIS) emekli Albay Mark Cancian, "İran saldırıları çok isabetliydi. Iskaladıklarını gösteren rastgele kraterler yok" değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca, ABD ve İsrail'in hava savunma sistemlerinin büyük oranda tükendiği raporda yer aldı. Tahminlere göre ABD, savaşın ilk aylarında THAAD önleyicilerinin yüzde 53'ünü, Patriot önleyicilerinin ise yüzde 43'ünü kullanmak zorunda kaldı.

5. FİLO KARARGAHI FLORİDA'YA TAŞINDI: "ABD ASKERLERİ GERİ DÖNMEYEBİLİR"
Saldırıların oluşturduğu yüksek tehdit seviyesi, ABD komuta kademesini radikal kararlar almaya zorladı. Birçok üs, personelini İran'ın ateş menzilinin dışına çıkardı.
Üst düzey bir ABD'li yetkili, Bahreyn'deki Deniz Destek Aktivitesi'nde (5. Filo) hasarın "kapsamlı" olduğunu ve karargahın Florida, Tampa'daki MacDill Hava Kuvvetleri Üssü'ne taşındığını doğruladı. Personelin bu üsse yakın zamanda dönmesinin pek olası olmadığı belirtilirken, diğer yetkililer ABD kuvvetlerinin bölgedeki üslere bir daha asla büyük sayılarda geri dönmeyebileceğini ifade ediyor.
Uzmanlar durumu, "Gizlilik çağından, tüm savaş alanının şeffaf olduğu bir çağa geçtik. Saldırıda olmamız gerekirken, kesinlikle bu üslerin etrafında savunma oynuyoruz" sözleriyle özetliyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise WP'nin hasar tespitlerine ilişkin sorularını cevapsız bıraktı.






















