CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında iktidarı eleştirdi. " 100 özelleştirmeden 89'unu AK Parti yaptı." diyen Özel, 24 yılda AK Parti tarafından gerçekleştirilen özelleştirmelerin bu yıl ödenecek faiz tutarına eşit olduğunu belirtti. Özel, "24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti'nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde" ifadelerini kullandı.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
"AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ BU"
"Özelleştirmelerle hem kamuyu zayıflattılar hem üretimi azalttılar hem işçileri önce güvencesiz sonra işsiz bıraktılar. Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı. Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, Şeker Fabrikaları ve madenler teker teker şeffaf olmayan süreçlerin sonunda ve hep yandaşları bularak satıldı. İşte bu Doruk Şirketin sahibi 2 bin 368 tane maden ruhsatını depolamış AK Parti'nin yarattığı ve kendisinin AK Parti'ye yarattığı imkanlar dahilinde. İşte AK Parti'nin kara düzeni budur. Bu işletmelerin çoğu kapandı, kapanmayanın üretimi azaldı. Devletin gücü zayıfladı, üretim düştü, işçiler güvencesiz ve işsiz kaldı. Özelleştirilen şirketlerde en az 60 bin işçi işinden oldu. Soma'da Ermenek'te patronların para hırsı yüzünden canlarından oldular.

"24 YILLIK ÖZELLEŞTİRMENİN GELİRİ 2,7 TRİLYON TL"
Sonuç; devletin resmi rakamlarına göre 100 özelleştirmeden 89'unu AK Parti yaptı. Toplamda bundan 60 milyar dolar aldılar. Devleti satarak 60 milyar dolar elde ettiler. 2,7 trilyon TL yapıyor bugünkü kurla. Öyle acı, öyle dayanılmaz bir iş ki bu. 24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Yani Atatürk'ün, cumhuriyetin on yılda 15 milyon genç yaratıp, anayurdu dört taraftan demir ağlarla ördüğü, basma fabrikalarından termik santrallere kadar cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti'nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde.
"ALMANYA İLE TÜRKİYE ARASINDA 12 KAT FARK VAR"
Bu kara düzen maalesef her iki işçiden birini asgari ücretli yaptı. Kimi rakamlar yüzde 55, kimi yüzde 50'nin biraz altında ama asgari ücret ve hemen üzerinde ücret alanlar iki kişiden biri. Asgari ücret, emekçinin ilk bir yıl aldığı ücrettir dünyada. Sonrasında kıdemle birlikte bu ücretten hızla uzaklaşılır. Bugün asgari ücret kayıt dışı istihdamla birlikte neredeyse ortalama ücret olmuş durumda. O yüzden de Türkiye'de hem asgari ücretliler hem bütün maaşlar ona göre şekillendiği için geri kalan ücretliler zorda. 2015 yılında Türkiye Avrupa'da asgari ücret olarak 14 ülkeden iyiydi. O günden bugüne hala AK Parti yönetiyor. Bugün sondan altıncı ülkeyiz. Bunlar Avrupa Birliği üyesi değil, orada zaten hepsinden gerideyiz. Almanya'da asgari ücret 2 bin 343 Euro, Türkiye'de 654 Euro. Türkiye'de kur bu kadar baskılandığı halde böyle. Gerçek anlamda asgari ücret 350-400 Euro'larda olacak. Almanya'da ilerleyen yıllarda bu ücret sabit kalmıyor. Almanya'da asgari ücret alanların oranı yüzde 9. Türkiye'de yüzde 55 bu oran. O gidince dana kıymayı bizim parayla 350 liraya alıyor, bizimki 950 liraya alıyor. Hem gıda alımında aleyhimize üç kat var hem de maaşta dört kat fark var. Yani asgari ücretin satın alma gücü olarak Almanya ile Türkiye arasında 12 kat fark var.

"EMEKLİ MAAŞI 18 BİN LİRAYA DÜŞMÜŞ DURUMDA"
Daha yılın yarısı gelmeden maaşlar enflasyon karşısında eriyor. Üç aylık enflasyon yüzde 10. Bu üç aylık enflasyonla asgari ücretin alım gücü 3 bin lira azaldı. Asgari ücret ilan edildiğinde bin 870 ekmek alıyordu, bugün bin 605 ekmek alıyor. 265 ekmek enflasyona kurban gitmiş durumda. Asgari ücretin hemen üstünde alan, 60 bin lira net ücret alan bir mavi yakalı yılda 138 bin lira vergi veriyor. 70 bin lira alan 180 bin lira vergi veriyor. Yani 80 bin lira maaş alan birisi üç maaşını doğrudan vergiye veriyor. Maaşlarda bir gelir vergisi sorunu var. Vergi yükü, bordrolu çalışanların üstünde. Bu soygunun bir an önce sona ermesi lazım.
En düşük emekli maaşı 20 bin liranın alım gücünde, üç ayda 2 bin lira azaldı. Fiilen 20 bin liralık emekli maaşı 18 bin liraya düşmüş durumda. Daha önümüzde 9 ay var. En düşük memur maaşı 61 bin 900 lira. Üç ayda 6 bin 100 lira azalarak 55 bine düştü. Üç ayda elektriğe zam, doğal gaza, iğneden işçiye her şeye zam geldi ama ücretler aynı kaldı. Bu şartlarda artık geçim mümkün değil. Ara zam bir zorunluluk haline gelmiştir. Bütçe imkanları vatandaş için zorlanmalı ve mutlaka bu üç ayda enflasyonun yarattığı tahribatı giderecek bir zam planlanmalıdır.
"CHP, KİRALIK SOSYAL KONUT FİKRİNİ TÜRKİYE'YE GETİREN PARTİDİR"
Kiralar öyle yükseldi ki bu işin sonunda öyle bir noktaya gelindi ki alınan emekli maaşlarıyla, asgari ücretle ya kirayı ödeyip aç kalacaksın ya karnını doyurup sokakta kalacaksın dönemi geldi. Buna dünyada bizim siyasi akrabalarımız çok etkili bir çözüm ürettiler, bunun adı kiralık sosyal konut. Biz de Türkiye'de kiralık sosyal konutu ilk kez dile getiren ve uzun çalışmalar sonunda parti programına yazan ilk partiyiz. 2 Nisan'da Çeşme'de ve Menemen'de iki farklı model kiralık sosyal konutların temelini attık. Bu haftasonu İstanbul'da sosyal konut kuraları çekildi, temeli atılmadı. Bu kura töreninde AKP'liler 'Türkiye'de ilk kez kiralık sosyal konut yapımı AK Parti döneminde başlıyor' diye müjde veriyorlar. Bizde duyarsınız, parti programımızda görürsünüz, apar topar sosyal konutların yüzde 5'ini kiralık yapacağız dersiniz. Biz temel attıktan sonra kura çekersiniz. Bu şu demek; günün birinde temel atacaklar, günün birinde inşaatı yapacaklar, günün birinde bunun bir kısmını kiralığa ayıracaklar, günün birinde kiracılara teslim edecekler ama 2 Nisan'da yapılan işi görmezden gelecekler.
Buradan Türkiye'de barınma sorunu çeken herkese söylüyoruz; CHP, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye’ye getiren, savunan ve planlayan; iktidarında da her dört konuttan birini kiralık sosyal konut haline getirecek olan partidir. CHP'nin hem sosyal belediyecilikte hem sosyal politikalarda hem de sosyal konut alanında kötü taklitlerinden sakınınız.

"BU İKTİDAR MİLLETE DEĞİL FAİZCİLERE ÇALIŞIYOR"
Ülkede para var ama herkese yok. Bu iktidar millete değil faizcilere çalışıyor. İlk üç ayda toplanan her 100 lira verginin 26 lirası faize gitmiş durumda. Üç ayda tam 876 milyar lira faizcilere, tefecilere para ödediler. Yıl bittiğinde 2,7 trilyon liraya ulaşacak. Bir tarım ve gıda krizinin ortasındayız. OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda en kötü durumda olan ikinci ülkeyiz. Ama dünyaya bakıyorsunuz Covid'de bir gıda krizi baş gösterdiğinde herkes çiftçisine sahip çıktı ve bu sorunu aştılar. Dünyada gıda enflasyonunda sondan beşinci, OECD ülkelerinde sondan ikinci durumda olan ülke üç ayda tarımsal desteklemeye sadece 60 milyar lira para ayırdı. Yani faize 876 milyar lira, bütün çiftçilere 60 milyar lira. Arada 15 katlık bir fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye ödeyen bir iktidarın yönettiği ülkedeyiz.
Antalyalı gençler maalesef ikinci el kıyafet satışı yapan bir dükkanın önünde izdiham halindeler. 200 lira satılıyor ikinci el kıyafetler. 7 yaşında evladımızı veresiye ile tanıştıran, 77 yaşında emeklimizi kuyruklarda perişan eden, 17 yaşındaki gencimizi ikinci el kıyafet kuyruğuna sokan bu AK Parti'nin kara düzenidir. AK Parti'nin kara düzenini yıkıp genciyle, yaşlısıyla, işçisiyle bu halkın gerçekten hakkını alacağı bir cumhuriyet düzeni kuracağız."




















