MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/12666_aym-baskani-ozkaya-dan-h-kim-ve-savcilara-kul-hakk

GÜNDEM

Tümü

AYM Başkanı Özkaya’dan hâkim ve savcılara “kul hakkı” uyarısı: İbadetle affolmaz

(1 Saat, 43 Dakika önce) 122 İzlenme 0 Yorum
Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya, AYM’nin 64. kuruluş yıl dönümü ve ant içme töreninde yaptığı konuşmada yargı mensuplarına dikkat çeken mesajlar verdi. Hâkimlik ve savcılığın yalnızca teknik bir hukuk uygulaması olmadığını vurgulayan Özkaya, “Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar” dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Ankara’da düzenlenen “Anayasa Mahkemesi 64. Kuruluş Yıl Dönümü ve Ant İçme Töreni”nde yaptığı konuşmada yargının ahlaki sorumluluğuna, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine, adil yargılanma hakkına ve hâkim-savcıların vicdani yükümlülüklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde “kul hakkı” vurgusu yapan Özkaya, hâkim ve savcıların karar verirken yalnızca mevzuata değil, vicdana, ahlaka ve hakkaniyete de bağlı kalması gerektiğini söyledi.

 

Özkaya, yargı mensuplarına seslenerek, “Adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa, kayırmacılığa ve hatta duygusallığa yer olmadığını asla unutmamalıdırlar” ifadelerini kullandı.

“KUL HAKKI ÇOK ÖNEMLİDİR, İBADETLE AFFOLMAZ”

AYM Başkanı Özkaya, hâkim ve savcıların görevlerini yerine getirirken kişisel beklenti ve kaygıların etkisinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Yargı mensuplarının gösterişten, riyadan, haramdan ve yalandan uzak durması gerektiğini vurgulayan Özkaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir. İbadetle affolmaz. Dolayısıyla 1 gram helalin yıllarca peşinden koşmalı, meccanen 1 ton haram gelecek olsa ona sırtını çevirmelidirler.”

Özkaya, “Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar” diyerek yargı görevinin taşıdığı manevi ve vicdani sorumluluğa dikkat çekti.

“HÂKİM VE SAVCILARIN VARLIK NEDENİ ADALETİ TESİS ETMEKTİR”

Konuşmasında hâkimlik ve savcılığın “derin bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanı” olduğunu belirten Özkaya, yargı görevinin yalnızca yazılı kuralları uygulamaktan ibaret olmadığını söyledi.

Özkaya’ya göre adalet, kuralların insan onurunu esas alan bir anlayışla yorumlanması ve yargısal faaliyetlerin doğru işletilmesiyle gerçek anlamına kavuşuyor.

AYM Başkanı, hâkim ve savcıların temel işlevinin adaleti sağlamak olduğunu belirterek, “Hakkın ayakta tutulması ve adaletin sağlanması sorumluluğu aslen hâkim ve savcılara aittir. Bir başka söyleyişle hâkim ve savcıların varlık nedeni, yani temel işlevleri adaleti tesis etmektir” dedi.

“BİR TARAFI NUR, BİR TARAFI NAR OLAN MESLEK”

Özkaya, hâkimlik ve savcılık mesleğini tarif ederken dikkat çekici bir benzetme de yaptı.

Bu mesleğin “bir tarafı nur, bir tarafı nar” olduğunu belirten Özkaya, bunun adalet dağıtımında hakkaniyet, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinden asla sapılmaması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Bağımsız ve tarafsız yargının hukuk devletinin vazgeçilmez koşulu olduğunu vurgulayan Özkaya, bu ilkenin aynı zamanda demokratik rejimin, adil yargılanma hakkının, temel hak ve özgürlüklerin ve kamusal düzenin en önemli güvencelerinden biri olduğunu söyledi.

“KARARLARI, HÂKİM VE SAVCILARIN NE OLDUĞUNU GÖSTERİR”

Özkaya, hâkim ve savcıların kendilerini nasıl tarif ettiklerinden çok, verdikleri kararlarla değerlendirileceklerini belirtti.

“Hâkim ve savcıların hem insan olarak hem de hâkim ve savcı olarak ne olduklarını uygulamaları gösterir. Verdikleri kararlar gösterir” diyen Özkaya, yargı mensuplarının akıl, bilgi, ahlak ve vicdanla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Özkaya, hâkim ve savcıların cesur ve doğru olmaları gerektiğini belirterek, beklenti ve kaygılar nedeniyle doğruluktan sapılmaması gerektiğini söyledi.

“BULANIK MANTIKLA HAREKET EDİLMEMELİ”

AYM Başkanı, yargılama süreçlerinde iş yükü, zaman baskısı ya da başka gerekçelerle usul hatası yapılmaması gerektiğine de dikkat çekti.

Özkaya, hâkim ve savcıların tanıklarla, avukatlarla ve görev gereği muhatap oldukları kişilerle ilişkilerinde sabırlı, nazik ve vakur olmaları gerektiğini ifade etti.

Yargı mensuplarının “bulanık bir mantıkla” hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Özkaya, akılcılıktan uzak muhakeme yöntemlerinden kaçınılması çağrısında bulundu.

AYM’DE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ

Kadir Özkaya, konuşmasında Anayasa Mahkemesi’nin artan iş yüküne karşı aldığı tedbirlere de değindi.

Mahkemenin başvuruların etkin ve makul sürede sonuçlandırılabilmesi için teknolojiyi daha etkin kullanmaya yöneldiğini belirten Özkaya, dijital başvuru sisteminin güçlendirildiğini ve yapay zekâ destekli analiz imkânlarının geliştirildiğini söyledi.

Özkaya, 2026 Eylül ayı itibarıyla bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi aşamasında yapay zekâyı devreye almayı hedeflediklerini açıkladı.

ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VURGUSU

AYM Başkanı, anayasa yargısının artık yalnızca ulusal sınırlar içinde değil, evrensel hukuk normları ve uluslararası içtihatlarla da şekillendiğini belirtti.

Mahkemenin bugüne kadar 32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle ikili işbirliği anlaşması imzaladığını söyleyen Özkaya, bunun Anayasa Mahkemesi’nin uluslararası alandaki güvenilirliğinin ve etkinliğinin göstergesi olduğunu ifade etti.

Özkaya, Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile yürütülen çalışmaların da kurumsal temasların ötesine geçtiğini, ortak projeler, eğitim programları ve teknik işbirlikleriyle derinleştiğini söyledi.

ŞABAN KAZDAL İÇİN ANT İÇME TÖRENİ

Konuşmasında yeni AYM üyesi Şaban Kazdal’ın ant içme törenine de değinen Özkaya, bu yeminin yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda anayasal sadakatin, bağımsızlığın ve tarafsızlığın kamusal teyidi olduğunu söyledi.

Özkaya, Anayasa Mahkemesi üyeliğinin yalnızca hukuki bilgi ve tecrübeyle yürütülemeyeceğini belirterek, bu görevin güçlü bir ahlaki duruş, derin sorumluluk bilinci ve bağımsızlık ile tarafsızlık ilkelerine mutlak sadakat gerektirdiğini kaydetti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya'nın açıklamaları şu şekilde:

"Dolayısıyla hâkim ve savcılar, iç dünyalarındaki öznel duygu ve düşünceleri de dâhil olmak üzere herhangi bir dışsal etki ve baskı altında kalmadan, çekinmeden, endişe duymadan, tarafsız bir tutumla, pozitif hukuk düzeninin öngördüğü çerçeve içinde, aklı ve bilimi daima başat konumda tutarak, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre özgürce karar vermelidirler. Hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle her daim yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını muhafaza etmelidirler. Bu, şeklen de böyle olmalıdır. Kendimizi ne kadar methedersek edelim, nasıl tarif edersek edelim -tüm insanlarda olduğu gibi- hâkim ve savcıların da hem insan olarak hem de hâkim ve savcı olarak ne olduklarını uygulamaları gösterir. Verdikleri kararlar gösterir. Hâkim ve savcılar ile akıl, vicdan, adalet, ahlak, hak ve devlet kavramları arasında sıkı bir bağ vardır ve hâkimlik kapasitemizi aklımız, bilgimiz, ahlakımız ve vicdanımız belirler.

Dolayısıyla hâkim ve savcılar daima cesur olmalıdırlar, doğru olmalıdırlar. Hiçbir zaman beklenti ve kaygılarının etkisiyle doğruluktan sapmamalıdırlar. Oturdukları makamda daima doğru karar vermek için oturduklarını unutmamalıdırlar. Bunun asli görevleri olduğunu hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar. Tanıklarla, avukatlarla ya da görev gereği diyalog kurdukları kişilerle ilişkilerinde sabırlı, nazik ve vakur olmalıdırlar. İş yükü ve zaman baskısı ya da başka bir nedenle yargılama süreçlerinde usul hatası yapmamalıdırlar. Hiçbir zaman bulanık bir mantıkla hareket etmemelidirler. Asla akılcılıktan uzak bir muhakeme yürütme yöntemi kullanmamalıdırlar. Adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa, kayırmacılığa ve hatta duygusallığa yer olmadığını asla unutmamalıdırlar. Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar. Kimseyi aldatmamalı, kimseye de aldanmamalıdırlar.

"HARAM İLE ABAT OLANIN SONU BERBAT OLUR"

Hakkı bilen haksızlığa fırsat vermez. Hakkı bilen hakkı inkâr etmez. Kanaatimce doğruyu konuşmak bütün amellerin temelini oluşturur. Doğru sözden göreceğimiz faydayı hiçbir şeyden göremeyiz. Doğru sözü dinlemek çok zordur, zehir gibidir lakin yaşanması baldan tatlıdır. Yani doğru sözün yaşanması bal, kabul etmesi zehirdir. Bu bağlamda hâkim ve savcılar gösterişten, riyadan, haramdan, yalandan şiddetle kaçınmalıdırlar. Her daim el emeği ve alın terleriyle, bir başka söyleyişle hukuki ve ahlaki olanla yetinmelidirler. Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle affolmaz. Dolayısıyla bir gram helalin yıllarca peşinden koşmalı, meccanen bir ton haram gelecek olsa ona sırtını çevirmelidirler. Unutmayalım ki haram kazancı Cenab-ı Allah düzgün bir yere sarf ettirmez. Ayrıca şunu da bilelim ki midede haram lokma olursa ne takva ne de fetva kurtarır. Haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez. Zira bir ağızda, midede haram lokma olduğu sürece o ağzın, o midenin sahibinin basireti her tarafa kapalıdır. Haram ile abat olanın sonu berbat olur."

ÖZKAYA'DAN "MADDİ GÜÇ" VURGUSU

"Sahip oldukları maddi güç ve zenginlik kaynaklı üstten bakışla dünyayı yalnızca kendilerine aitmiş gibi görüp ötekiyle birlikte barış içinde yaşamayı reddeden ve gezegenimizi tamamen kendi keyfi arzularına göre tahkim etmeye kalkışan zalimlere şunu hatırlatmak isterim: Güç ve kudret yüce Allah tarafından insanlara ve toplumlara adalet, barış ve huzur içinde daha mutlu, müreffeh ve güzel yaşamalarına imkân sağlansın diye verilmektedir. Başka toplumları ve insanları rahatsız etsinler, huzursuz etsinler, onlara zulüm etsinler diye verilmemektedir. Bu nedenle Hz. Süleyman’ın varisi olduklarını düşündükleri halde onun misyon ve adaletine uygun davranmayanlar başta olmak üzere, Gazze ve dünyanın başka birçok yerinde bebeklere, çocuklara, kadınlara ve dahi herkese en ağır zulümleri yapanlar, savaş suçu işleyenler, yapılan zulümlere gözlerini ve vicdanlarını kapatanlar, zalimlere destek olanlar, sahip oldukları güce güvenerek adaleti hiçe sayan davranışlarını sürdürmekte ısrarcı olanlar, bir an önce adalete dönmedikleri takdirde, sahip oldukları güç ve kudretin kısa zamanda ellerinden çıkıp gideceğini, yaptıkları zulmün orada kalmayacağını kendilerine mutlaka döneceğini unutmamalıdırlar.

Bu bağlamda kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’den bir örnek vermek isterim. İbrahim Suresi’nin 42. ayetinde şöyle denilmektedir: 'Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı (korkuyla donup kalacağı) bir güne erteliyor.' Bununla birlikte yine Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de anlatıldığına göre başlangıçlarında adalet üzere hareket etmekte iken sonradan adaletten uzaklaşan Firavun, Nemrud ve Karun gibi güç sahipleri hep helak olmuşlardır. Birini sinek halletmiş, biri de suda boğulmuştur. Yalnızca anahtarlarını yüz devenin taşıdığı belirtilen Karun’un hazineleri ise yerin dibine sokulmuştur. Kanaatimce de güç adaletli olursa hangi inançtan olursa olsun her şeyi başarır. Ancak acımazsızca giderse ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir. Yani ne kadar zengin olursa olsun ne kadar güçlü olursa olsun haksız oldu mu, adil olmadı mı hepsi elinden çıkar. Cenabı Allah’ın bir adı da adildir. Mazlumun ahını yerde bırakmaz. Bir gün intikamını mutlaka alır. Hem de çok şiddetli alır. Cenabı Allah’ın intikam alışı, insanların işkence ve gazabına benzemez. Çok çok daha şiddetlidir.

"ADALET ÜZERE HAREKET ETMEYEN HİÇBİR DEVLET, HİÇBİR GÜÇ UZUN ÖMÜRLÜ VE KALICI OLAMAZ"

Bir kez daha ifade etmek gerekirse salt güç politikasıyla, bencil çıkarlarla kalıcı güvenlik ve barış sağlanamaz. Adalet üzere hareket etmeyen hiçbir devlet, hiçbir güç uzun ömürlü ve kalıcı olamaz. Ancak adaletli olursa, hak ile olursa, hangi inançtan olursa olsun her şeyi başarır ve uzun ömürlü olur. Acımasızca adaletten uzak bir şekilde kullanılan güç ise ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir. Adil olmazsan, hak ile olmazsan, dünyada ne kadar güçlü olursan ol, gücün ne kadar büyük olursa olsun Cenab-ı Allah’ın yanında bir sinek kadar bile olamazsın. Ancak gerçek hak ile olursan, adalet üzere olursan dünyadaki en süper güç bile senin yanında sinek kadar olur."

 

 
 

YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.