Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TCMB’nin 94. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2025 yılında dezenflasyon sürecinin sürdüğünü, enflasyonun yılı yüzde 30,9 seviyesinde tamamladığını ve büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Karahan, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları ve enflasyon görünümü üzerindeki risklerine dikkat çekerek, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşumuzu sıkılaştıracağız” mesajı verdi.
Karahan, konuşmasının başında fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşul olduğunu vurguladı. TCMB’nin temel misyonunun sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlamak ve finansal istikrarı desteklemek yoluyla toplumsal refaha katkıda bulunmak olduğunu belirten Karahan, 2025 yılı faaliyetlerinin de dezenflasyon sürecini sürdürmek ve kalıcı hale getirmek amacıyla yürütüldüğünü söyledi.
KÜRESEL EKONOMİDE BELİRSİZLİK VE DİRENÇLİ BÜYÜME
Karahan, 2025 yılında küresel ekonomi açısından en belirgin unsurun uzayan belirsizlik ortamı olduğunu ifade etti. Bu belirsizliğin yıl boyunca yatırım, ticaret ve finansal koşullar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Karahan, buna rağmen küresel iktisadi faaliyetin görece dirençli bir görünüm sergilediğini söyledi.
Küresel büyümenin tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ettiğini kaydeden Karahan, hizmet sektöründeki toparlanma ile dijitalleşme odaklı verimlilik artışının büyümeyi destekleyen unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Küresel ölçekte dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirten Karahan, buna karşın ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyonist baskı yarattığını dile getirdi.
Bu görünüm altında merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davrandığını söyleyen Karahan, küresel finansal koşulların görece sıkı kalmaya devam ettiğini belirtti.
ORTA DOĞU GERİLİMİ ENERJİ FİYATLARINI ARTIRDI
TCMB Başkanı Karahan, 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin enerji fiyatlarında hızlı yükselişe neden olduğunu söyledi. Enerji piyasalarında yüksek oynaklığın sürdüğünü belirten Karahan, bu gelişmelere karşı gerekli önlemlerin zamanında alındığını ifade etti.
Karahan, konuşmasının ilerleyen bölümünde bu önlemlerin ayrıntılarına değinerek, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü ve finansal piyasalarda oluşturabileceği riskleri sınırlamak için para politikası ve likidite araçlarının devreye alındığını aktardı.
2025’TE BÜYÜME YÜZDE 3,6 OLDU
Yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Karahan, 2025 yılının ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iç talebin zayıfladığını belirtti. Özel tüketimin yıllık büyümeye katkısının önceki yılın sınırlı olarak altında gerçekleştiğini ifade eden Karahan, yıl genelinde büyümenin temel sürükleyicisinin hizmetler sektörü olduğunu söyledi.
Sanayi ve inşaat sektörlerinin de büyümeye katkı verdiğini belirten Karahan, don ve kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde yaşanan gerilemenin tarım katma değerini düşürdüğünü aktardı. Bu çerçevede 2025 yılında iktisadi faaliyetin ılımlı seyrettiğini ve büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini açıkladı.
Karahan, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verilerin ise talep koşullarının dezenflasyon sürecine destek vermeye devam ettiğini ima ettiğini söyledi.
CARİ AÇIK 2025’TE 30,2 MİLYAR DOLAR OLDU
Karahan’ın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında cari işlemler dengesi 30,2 milyar dolar açık verdi. Enerji dengesindeki iyileşmeye rağmen, altın dengesi ve çekirdek dış ticaret dengesindeki bozulmanın dış ticaret açığını artırdığını belirten Karahan, 2026 Şubat itibarıyla 12 aylık birikimli cari açığın 35,4 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Karahan, hizmetler dengesi fazlasının yüksek seviyesini korumasına rağmen, enerji dışı dış ticaret açığındaki artış eğiliminin cari açıktaki yükselişte etkili olduğunu ifade etti.
ENFLASYON 2025’İ YÜZDE 30,9 SEVİYESİNDE TAMAMLADI
Karahan, dezenflasyon sürecinin 2025 yılında da devam ettiğini belirterek, tüketici enflasyonunun bir önceki yıla kıyasla 13,5 puan gerilediğini ve yılı yüzde 30,9 seviyesinde tamamladığını açıkladı.
Toplam talep koşullarının yıl boyunca dezenflasyonist bir seyir izlediğini söyleyen Karahan, buna karşın don ve kuraklık olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu belirtti.
Karahan, 2025 yılında enflasyon beklentilerinde de gerileme görüldüğünü, özellikle hane halkı ve firmaların beklentilerinde düşüş yaşandığını söyledi. Ancak kira ve eğitim kalemlerinde kayda değer düşüş gerçekleşmesine rağmen, geçmiş enflasyona endeksleme davranışı nedeniyle bu kalemlerin manşet enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğini vurguladı.
2025’TE POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 38’E İNDİRİLDİ
Karahan, 2025 yılında para politikası duruşunun dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı sağlayacak şekilde belirlendiğini söyledi. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında gözlenen iyileşme eğilimi dikkate alınarak 2025 yılı ocak ve mart aylarında politika faizinin toplam 500 baz puan indirildiğini belirtti.
Buna karşın, finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla mart ayında Merkez Bankası gecelik borç verme faiz oranının yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükseltildiğini ve bir hafta vadeli repo ihalelerine bir süre ara verildiğini hatırlattı.
Karahan, nisan ayında politika faizinin yüzde 46’ya yükseltildiğini ve bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlanacağının duyurulduğunu belirtti. Takip eden dönemde enflasyon gelişmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak politika faizinin indirildiğini ve 2025 yılı sonunda politika faizinin yüzde 38’e düşürüldüğünü söyledi.
Bu süreçte parasal sıkılığın korunmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Karahan, para politikası kararlarının makroihtiyati adımlarla desteklendiğini ifade etti.
KKM HESAPLARI SONLANDIRILDI, KREDİ BÜYÜMESİNE SIKILAŞTIRICI ADIMLAR ATILDI
TCMB Başkanı Karahan, parasal aktarım mekanizmasını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla 2025 yılında çeşitli makroihtiyati adımlar atıldığını söyledi.
Bu kapsamda Kur Korumalı Mevduat hesaplarının sonlandırıldığını belirten Karahan, kredi büyüme sınırlarında sıkılaştırıcı adımlar atıldığını, Türk lirası mevduatı desteklemek amacıyla TL payı hedeflerinde güncellemeler yapıldığını ifade etti.
2026 MART ENFLASYONU YÜZDE 30,9 OLDU
Karahan, 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde, yıllık tüketici enflasyonunun mart ayında yüzde 30,9 olarak gerçekleştiğini söyledi. Bu dönemde gıda fiyatları üzerinde hava koşulları ve ramazan ayına özgü faktörlerin etkili olduğunu belirtti.
Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ifade eden Karahan, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile maktu vergi güncellemelerinin geçmiş yıllara kıyasla daha düşük oranda gerçekleşmesinin de dezenflasyon sürecine katkı verdiğini söyledi.
Buna karşılık ilk çeyrekte talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini, jeopolitik gelişmelerle birlikte enflasyon üzerinde arz yönlü baskıların öne çıktığını belirtti. Özellikle enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükselişin taşımacılık maliyetlerinde artışa neden olduğunu kaydetti.
Karahan, eşel mobil uygulamasının ham petrol fiyatlarındaki artışların yurt içi tüketici enflasyonuna yansımasını önemli ölçüde sınırladığını, Türk lirasının istikrarlı seyrinin de maliyet baskılarını sınırlayan bir diğer unsur olduğunu ifade etti.
2026’DA POLİTİKA FAİZİ 100 BAZ PUAN İNDİRİLDİ
Karahan, 2026 yılı ocak ayında para politikası adımlarının büyüklüğünün gözden geçirildiğini ve politika faizinin 100 baz puan indirimle yüzde 37 seviyesine getirildiğini açıkladı.
Ancak jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla zamanlı tedbirler aldıklarını belirten Karahan, 2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verildiğini ve ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesinde oluşmasının sağlandığını söyledi.
Karahan ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında oluşabilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlandığını açıkladı. Bu adımların piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili olduğunu belirtti.
Devam eden süreçte, enflasyon görünümü üzerindeki riskleri sınırlamak için sıkı politika duruşunun korunduğunu ve mart ile nisan aylarında politika faizinin sabit tutulduğunu söyledi.
“BELİRGİN VE KALICI BOZULMA OLURSA SIKILAŞTIRACAĞIZ”
Karahan, para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaya devam edildiğini vurguladı.
Son dönemde jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerine dikkat çeken Karahan, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşumuzu sıkılaştıracağız” mesajı verdi.
Bu açıklama, TCMB’nin önümüzdeki dönemde jeopolitik riskler, enerji fiyatları, döviz piyasası gelişmeleri ve enflasyon beklentilerini yakından izlemeyi sürdüreceğine işaret etti.
TCMB’DEN ŞEFFAF İLETİŞİM VE VERİ ERİŞİMİ ADIMLARI
Konuşmasının son bölümünde 2025 yılındaki kurumsal faaliyetlere değinen Karahan, iktisadi birimlerin TCMB politikalarını, kararların amacını ve hedeflerini net biçimde anlamasının politika başarısı açısından önemli olduğunu söyledi.
TCMB’nin 2025 yılında da kararlarını yalın, şeffaf ve çift yönlü bir iletişim politikası çerçevesinde kamuoyuyla paylaşmayı sürdürdüğünü belirten Karahan, veriye dayalı araştırmaları teşvik etmek amacıyla mikro düzeyde verilere güvenli erişim sağlayan Veri Araştırma Merkezi projesinin kamuoyuna duyurulduğunu açıkladı.
YAPAY ZEKÂ, FAST VE NAKİT DOLAŞIMI İÇİN YENİ ÇALIŞMALAR
Karahan, TCMB’nin 2025 yılında teknoloji ve finansal altyapıyı daha etkin kullanmaya yönelik faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.
Bu kapsamda yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, takibi ve hızlı biçimde kullanıma sunulması için altyapı oluşturulduğunu; farklı yapay zekâ sistemleri için gerekli araçların hayata geçirildiğini belirtti.
TCMB tarafından işletilen FAST sistemi kapsamında ödemeler alanında rekabeti ve yenilikçiliği artırmaya, yeni ve katma değerli hizmetlerin sunulmasını sağlamaya dönük çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Karahan, Türk lirası banknot ve madeni paraların hacim ve tedavülünün kesintisiz sağlanması, vatandaşlara sunulan hizmet ağının genişletilmesi amacıyla madeni ve banknot depolarının sayısının artırıldığını da ifade etti.
TCMB’nin temel görevlerinin yanında sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde akademik çalışmalara katkı sunduğunu, finansal okuryazarlık ve eğitim alanındaki destekleyici uygulamalarını sürdürdüğünü söyledi.
“DEZENFLASYON SÜRECİNİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Karahan, konuşmasının sonunda fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşul olduğunu bir kez daha vurguladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak dezenflasyon sürecini sürdürecek şekilde çalışmalara kararlılıkla devam edeceklerini belirten Karahan, Banka faaliyetlerine destek veren çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.



















