Türkiye'nin doğusunda 22-26 Nisan 2026 tarihleri arasında Bingöl, Erzurum ve Ağrı üçgeninde yaşanan sismik hareketlilik, deprem uzmanlarını ve yetkili kurumları teyakkuza geçirdi.
Kandilli Rasathanesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi, bölgedeki sismik aktiviteye ilişkin özel bir bilgi notu yayımladı. Açıklamada, Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu ucunda yer alan ve uzmanların yıllardır büyük bir deprem beklediği "Yedisu Segmenti" üzerindeki sarsıntıya özel bir parantez açıldı.
DİKKAT ÇEKEN BİNGÖL DEPREMİ: SIĞ ODAKLI VE TAM FAY ÜZERİNDE
Kandilli'nin paylaştığı bilgi notuna göre, 26 Nisan 2026 sabahı saat 08:01’de Güzgülü–Yedisu/Bingöl yakınlarında meydana gelen 4.3 büyüklüğündeki deprem, doğrudan Yedisu Segmenti üzerinde ve sığ odaklı olarak gerçekleşti.
Açıklamada, Yedisu Segmenti'nin uzun yıllardır yıkıcı bir deprem üretmediği hatırlatılarak bölgenin Türkiye'deki en önemli "sismik boşluklardan" (enerji biriktiren ve kırılması beklenen fay parçası) biri olduğu vurgulandı.
"ÖNCÜ DEPREM" Mİ? KANDİLLİ NOKTAYI KOYDU
Bölge halkında paniğe neden olan 4.3'lük sarsıntının olası bir büyük depremin habercisi olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Kandilli, temkinli bir dil kullandı: "Güzgülü–Yedisu depremi tek başına büyük bir depremin öncüsü olarak yorumlanmamalıdır. Ancak bölgedeki güncel sismik aktivite, derinlik dağılımı, odak mekanizmaları ve olası kümelenme davranışı açısından tarafımızca titizlikle takip edilmektedir."
ERZURUM VE AĞRI DEPREMLERİ NE ANLAMA GELİYOR?
Aynı günlerde Erzurum (Pasinler) ve Ağrı (Patnos) çevrelerinde meydana gelen sarsıntılara da değinilen açıklamada, bu depremlerin doğrudan Yedisu Segmenti üzerinde olmadığı belirtildi.
Ancak Kandilli, bu sarsıntıların Doğu Anadolu'daki aktif tektoniğin bir kanıtı olduğunu belirterek, "Bu depremler Karlıova üçlü eklemi çevresindeki geniş ve karmaşık deformasyon alanı içinde, bölgesel sismik hareketliliğin parçaları olarak değerlendirilebilir. Bu olaylar Yedisu merkezli değerlendirmeyi destekleyen bölgesel gözlemlerdir" ifadelerine yer verdi.
Kandilli Rasathanesi, bölgedeki tüm sismik hareketliliğin 7 gün 24 saat kesintisiz olarak izlendiğini belirterek vatandaşlara resmi açıklamaları takip etmeleri çağrısında bulundu.
MALATYA'DA DEPREM
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde yaşanan son depremler de bölgedeki hareketliliği güçlendiren gelişmeler arasında yer aldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre saat 15.41.58’de 3,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu sarsıntıdan yaklaşık 40 saniye sonra, saat 15.42.38’de aynı bölgede 4,4 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedildi.
BEKTAŞ: YÜKSEK RİSK DEVAM EDİYOR
Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş da son günlerdeki hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, “Türkiye ve çevresindeki deprem hareketliliği dikkat çekici: Doğu Anadolu Fayı, Kuzey Anadolu Fayı ve Helen Yayı boyunca stresin yeniden dağılımına bağlı normal sismik aktivite öne çıkıyor. Şu an için büyük deprem habercisi değil ama yüksek risk devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Bektaş ayrıca, Türkiye’de deprem riskine ilişkin dikkat çeken başlıkları da sıraladı. Buna göre en yüksek stratejik riskin Marmara’da bulunduğunu belirten Bektaş, en kritik bekleyen segmentin ise Doğu Anadolu’daki Yedisu olduğunu ifade etti. En sık deprem üreten hattın Ege–Girit hattı olduğunu kaydeden Bektaş, Batı Anadolu’nun ise sürekli hareketli bir bölge olduğuna işaret etti.




















