Ukrayna'da başlayan savaş beşinci yılına girerken, Rusya iç cephede giderek büyüyen bir krizle karşı karşıya. Washington Post'ta yayımlanan kapsamlı analize göre, savaşın faturası sadece cephede değil, sıradan Rus vatandaşlarının cebinde ve günlük yaşamlarında da ağır bir şekilde hissediliyor. Rusya'nın en büyük devlete ait anket şirketi olan Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi'nin son verileri, Kremlin için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Geçmişte yüzde 88'leri gören Devlet Başkanı Vladimir Putin'in onay oranı, yılbaşından bu yana 12,2 puanlık keskin bir düşüş yaşayarak yüzde 65,6'ya geriledi. Bu oran, savaşın başlamasından bu yana görülen en düşük seviye.
Muhaliflerin hapse atıldığı veya sürgüne gönderildiği, savaşı eleştirmenin yasadışı olduğu otoriter bir rejimde dahi anketlere yansıyan bu düşüş, toplumdaki "savaş yorgunluğunun" en net göstergesi olarak okunuyor. Adının açıklanmasını istemeyen Rus bir yetkili gazeteye yaptığı açıklamada, "Genel ruh hali 'artık yeter, yeterince uzun süredir savaşıyorsunuz' şeklinde. Herkese savaş, İkinci Dünya Savaşı'ndan bile daha uzun sürmüş gibi geliyor ama aynı zamanda tek bir bölgeyi bile tam olarak alamadık" diyerek Donetsk'teki çıkmaza dikkat çekti.
İŞ DÜNYASINDAN HÜKÜMETE AÇIK İSYAN: "GERÇEKLİKTEN KOPTULAR"
Yaptırımlar, enflasyon ve yüzde 14,5 seviyesindeki faiz oranları ekonomiyi boğarken, Rusya'nın finans ve iş dünyası seçkinleri bugüne kadar görülmemiş bir şekilde hükümeti açıkça eleştirmeye başladı.
Moskova'da düzenlenen son ekonomi forumunda söz alan bir Rus traktör üreticisinin yöneticisi Vladimir Bogalev, "Tepedekiler sahadaki gerçeklikle ve ekonomiyle bağını tamamen kopardı" diyerek güç sahiplerinin kendi kendilerini itibarsızlaştırdığını savundu.
Aynı forumda konuşan Rusya Bilimler Akademisi'nden ekonomist Robert Nigmatulin ise durumun vahametini şu sözlerle özetledi: "Her şeyi kaybettik ve hala en yoksul biziz. Çin'in en fakir bölgelerinde bile gelirler bizimkilerden yüksek. Son 11 yılda büyüme yıllık ortalama yüzde 1,5 iken, tüketici fiyatları yüzde 77 arttı. Ekonomiyi bu şekilde yönetemezsiniz!"
Komünist Parti lideri Gennady Zyuganov ise daha da ileri giderek gidişatı 1917 Bolşevik Devrimi öncesine benzeterek, sonbahara kadar ekonomik bir çöküşün kaçınılmaz olabileceği uyarısında bulundu.
"DİJİTAL DEMİR PERDE" VE UMUTSUZ GENÇLİK
Ekonomik yıkımın yanı sıra, hükümetin "güvenlik" gerekçesiyle internete ve sosyal medyaya getirdiği kısıtlamalar da halkın öfkesini artırıyor. Yüksek dijitalleşmeye alışkın olan Rus toplumu, yeni yasakları Sovyetler Birliği dönemine benzetiyor.
53 yaşındaki lojistik yöneticisi Tatyana'nın, "Bir zamanlar Demir Perde'nin arkasında yaşadık ve bunun bir daha asla olmayacağına emindik. Ama şimdi Dijital bir Demir Perde'miz var" sözleri toplumdaki ruh halini özetliyor.
Haberde yer alan en çarpıcı yorumlardan biri ise ülkenin geleceğini temsil eden gençlere aitti. 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Igor, ülkedeki durumu şu sözlerle anlattı:
"Tanıdığım herkes hiçbir şeyin değiştirilemeyeceğine dair tam bir umutsuzluk içinde. Herkes gitmek istiyor ama çoğunun böyle bir seçeneği yok. Kimse geleceğini bu ülkeye bağlamak istemiyor. Burada yaşamak zor, pahalı ve kasvetli."




















