Avrupa'nın ve küresel piyasaların nefesini tutarak izlediği Macaristan genel seçimlerinde sandıklardan "kesin bir değişim" kararı çıktı. 2010 yılından bu yana ülkeyi demir yumrukla yöneten Başbakan Viktor Orbán, siyasi kariyerinin en ağır yenilgisini alarak iktidara veda etti. Kesinleşen sonuçlara göre muhalefetin çatı partisi TISZA %53 oy oranına ulaşırken, iktidardaki Macar Yurttaş Birliği Partisi (Fidesz) %37'de kalarak büyük bir hezimet yaşadı.
"ÜLKEMİZİ DOLANDIRANLAR HESAP VERECEK"
Seçim zaferinin ardından Budapeşte'de coşkulu destekçilerine hitap eden Macaristan'ın yeni lideri Péter Magyar, çok sert mesajlar verdi. Görevden ayrılan hükümeti son 16 yıldaki eylemlerinden sorumlu tutma sözü veren Magyar, Orbán'ı bir sonraki hükümetin hareket alanını kısıtlayacak herhangi bir "son dakika" önlemi almaktan kaçınmaya çağırdı.

Magyar, Budapeşte'de Macaristan bayrağı sallayarak kutlamalar katıldı
TISZA hükümetinin bozulan denge ve denetleme sistemini yeniden kuracağını vurgulayan Magyar, Avrupa Kamu Savcılığı Ofisi'ne (EPPO) katılacaklarını duyurdu. Magyar, "Orbán dönemiyle bağlantılı olduğu iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ülkemizi dolandıranlar hesap verecekler" çıkışıyla meydandan büyük alkış aldı.

Başkentte, Péter Magyar'ın zafer konuşmasını dinlemek için onbinler toplandı ve Macaristan ile AB bayraklarını salladı.
CUMHURBAŞKANINA AÇIK ÇAĞRI: "GÖREVİ VER VE İSTİFA ET"
Magyar'ın hedefinde sadece Orbán değil, 16 yıllık süreçte parti tarafından ele geçirilen devlet kurumları da vardı. Magyar, bizzat Fidesz'li bir siyasetçi olan mevcut Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok'a seslenerek; bir an önce yeni hükümeti kurma yetkisini kendisine vermesini ve ardından derhal görevinden istifa etmesini istedi.
İLK ROTA VARŞOVA, VİYANA VE BRÜKSEL
Orbán döneminin Rusya'ya yakın ve Avrupa'ya mesafeli politikaları da TISZA iktidarıyla tarihe karışıyor. Dış politika vizyonunu açıklayan Magyar, Macaristan'ın yeniden "güçlü bir AB ve NATO müttefiki" olacağına dair kesin bir söz verdi.
Yeni Başbakan Magyar, yurt dışı seyahat programını da şimdiden netleştirdi. İlk resmi ziyaretini Polonya'nın başkenti Varşova'ya yapacağını belirten Magyar, ardından Viyana ve Brüksel'e giderek Orbán döneminde dondurulan AB fonlarının yeni hükümete aktarılması için ikna çalışmalarına başlayacağını açıkladı.
ORBÁN HAVLU ATTI: KÜRESEL İTTİFAK KURTARAMADI
TISZA partisinin parlamentoda anayasayı değiştirecek çoğunluğu garantilemesinin ardından, 16 yıllık Başbakan Viktor Orbán yenilgiyi kabul etti. Edinilen bilgilere göre Orbán, kamuoyuna havlu attığını duyurmadan önce siyasi rakibi Péter Magyar’ı telefonla arayarak tarihi seçim zaferinden dolayı tebrik etti.
Seçim kampanyası boyunca ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu gibi güçlü küresel müttefiklerinin açık desteğini arkasına alan Orbán'ın sandıkta hezimete uğraması, Avrupa Birliği içindeki dengelerde de yepyeni bir sayfa açmış oldu.
ORBÁN'DAN MAGYAR'A TEBRİK TELEFONU
Seçim sonuçlarının netleşmesi ve TISZA partisinin parlamentoda üçte ikilik (2/3) "süper çoğunluğu" garantilemesinin ardından, 16 yıllık Başbakan Viktor Orbán yenilgiyi kabul etti. Edinilen bilgilere göre Orbán, kamuoyuna havlu attığını duyurmadan önce siyasi rakibi Péter Magyar’ı telefonla arayarak tarihi seçim zaferinden dolayı tebrik etti.
Seçim kampanyası boyunca ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu gibi güçlü küresel müttefiklerinin açık desteğini arkasına alan Orbán'ın, bu uluslararası seferberliğe rağmen sandıkta hezimete uğraması Avrupa siyasetinde deprem etkisi yarattı. Orbán'ın havlu atmasıyla birlikte, Macaristan'da olduğu kadar Avrupa Birliği içindeki dengelerde de yepyeni bir sayfa açılmış oldu.

ORBAN'DAN İLK AÇIKLAMA
Başbakan Orban düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Seçim sonucunun net ve acı olduğunun açık olduğunu belirten Orban, “Seçmenler bize ülkeyi yönetme sorumluluğunu ve imkanını vermedi. Kazanan partiyi tebrik ettim.” dedi.
Orban, “Muhalefette de olsak Macar ulusuna ve vatanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEK ÇOĞUNLUĞA ULAŞTI
Seçim gecesi veri akışının yeni başladığı ve oyların henüz sadece %1.4'ünün sayıldığı ilk anlarda, Orbán liderliğindeki Fidesz/KDNP ittifakı %53.2 bandında görünerek yarışa güçlü bir başlangıç yapmıştı. Ancak sandıkların açılma oranı arttıkça manzara dramatik bir şekilde Péter Magyar'ın lehine döndü.
Sayım ilerledikçe farkı açan TISZA partisi, 199 sandalyeli Ulusal Meclis'te 133 sandalye barajını rahatlıkla aşarak anayasayı tek başına değiştirebilecek tarihi bir çoğunluğa ulaştı ve tek başına iktidar oldu. Aşırı sağcı Mi Hazánk partisi ise meclise giren üçüncü parti konumunda kaldı.
PORTRE: PÉTER MAGYAR KİMDİR?
Macaristan siyasetinde bir "kasırga" etkisi yaratan 45 yaşındaki hukukçu ve eski diplomat Péter Magyar, aslında Başbakan Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarı döneminde sistemin içinden gelen bir isim. Geçmişte Brüksel’de diplomat olarak görev yapan ve çeşitli devlet kurumlarının yönetim kurullarında yer alan Magyar, Fidesz iktidarının en yakından tanıdığı figürlerden biriydi.
Magyar'ın bir muhalefet liderine dönüşmesi ve kamuoyunda tanınması ise 2024 yılının başlarında patlak veren "çocuk istismarı" skandalıyla başladı. Çocuk istismarı davasında hüküm giymiş bir kişiye Cumhurbaşkanlığı affı verilmesinin ülkede büyük infial yaratmasıyla dönemin Cumhurbaşkanı istifa etmişti. Bu süreçte Magyar’ın 2023’te boşandığı eski eşi olan dönemin Adalet Bakanı Judit Varga da siyasetten çekilmek zorunda kaldı.
Bu skandalın ardından Fidesz ile ipleri tamamen koparan Magyar, görev yaptığı dönemlere ilişkin devlet içindeki yolsuzlukları ve usulsüzlükleri tek tek ifşa ederek halkın büyük desteğini kazandı. 2024'te TISZA partisinin liderliğini üstlenen Magyar, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde oyların yüzde 29,6’sını alarak Parlamento'da 7 sandalye kazandı ve Orbán'a ilk büyük uyarısını yaptı.
2025 genel seçim kampanyasını ülkeyi "yeniden birleştirme" teması üzerine kuran Magyar; yolsuzlukla mücadele, hukukun üstünlüğünün yeniden tesisi ve Rusya'ya olan enerji bağımlılığının azaltılması vaatleriyle 16 yıllık Orban iktidarına son veren isim olarak tarihe geçti.




















