CHP lideri Özgür Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Gazeteci İsmail Arı'yı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin "En çok AK Partili belediyelere soruşturma izni veriliyor" açıklamasına cevap verdi. Özel, "Hangisinde sabahın 6'sında evin kapısına, kaldığı otele, polisle kamerayla dayandınız? Onu soruyorum Sayın İçişleri Bakanı" ifadelerini kullandı.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
"TANJU ÖZCAN BURS VERDİĞİ İÇİN, İSMAİL ARI DA HABER YAPTIĞI İÇİN TUTUKLU"
"Tanju Özcan kurulmuş bir vakıfta vakfa bağış toplamaktan dolayı ki sadece o bağışlarla öğrencilere burs verildiği halde içeride tutuluyor. İçeride tutulan diğer gazeteci arkadaşımız Sayın Arı'nın, İsmail Arı'nın içeride tutulma sebebi yani 4 tweet var ama ilk tweet, yani gözaltına alınma sebebi Erdoğan ailesinin dahil olduğu 20'nin üzerinde vakıfla ilgili haber yapmak. Erdoğan ailesinden her bir bireyin bir vakıfta görev yaptığını bilmiyor muyuz?
Sayın İsmail Arı'nın içeride tutulmasının sebebi, Erdoğan'ın ve ailesinin dahil olduğu 20 vakıf ve dernek üzerinde haber yapmak. Toplam 20'nin üzerinde vakıfta görevliler. Bu vakıflar Bolu'daki bütün partililer gibi değiliz. AK Partililerden olacağım vakıflar var. Buna kamu yararına çalışma izinleri alınıyor. Bu vakıflarla ilgili haber yaptı diye gözaltı dosyası. Sonra bu tweet yetmez. 3 tweet daha ilave ediliyor. Bunlardan bir tanesi yine tutuklamaya gerekçe olduğu düşünülen Yunus Emre Vakfı. Şimdi buradan değerli basın mensuplarının haberleştirmesi açısından.
Haberleştirilmesi açısından buradan ilk kez açıklıyorum. Yunus Emre Vakfı ile ilgili haberi İsmail Arı'dan okudum. Sonra da o haber kapsamının dışına da çıkmadan bir kısmını da dışarıda bırakmadan bunu grup toplantısında kendi yaptığımız çalışmalarla da destekleyen haber. Sorular sordum. Bunun üstüne bana dava açtılar. Dava tamamlandı. Şimdi İsmail Arı'ya da bahsettim avukatlarına vereceğim.

"O DAVADAN BERAAT ETTİM"
Hakim diyor ki, bir Yunus Emre Vakfı bu vakıfta atılan imzalar alınan ihaleler, yapılan birilerine verilen ihaleler ki ihalenin olmadığı ortaya çıktı. Yapılan ödemeler bunlar kamu yararı ile ilgilidir. Somut deliller ortaya konmuştur. Bu siyasetin konusudur. Kamuoyunun bilmek hakkıdır. Arkadaşlar gazetecilikte zaten bunun mesleğidir. Gazetecinin yaptığı iş de kamu adına yapılıyor. Ben o davadan beraat ettim arkadaşlar. Ben o haberi dile getirdim ve hakim o davayla ilgili tazminata hükmetmedi ve dedi ki bu siyasetin konusudur. Kamunun bunu bilmek için çaba sarf etmesi bir siyasetçinin yapması gereken iştir. Ve bunun kaynağı İsmail Arı'nın haberidir arkadaşlar. İsmail Arı'yı siz bundan nasıl burada tutuyorsunuz?

''BİZİ SİLER SÜPÜRÜR DİYE KORKUYORLAR''
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na bugünkü bilirkişi davasındaki savunması nedeniyle açılan yeni soruşturmaya ilişkin Özel şunları söyledi;
"Şimdi ufak ufak suçlardan açıyorlar, cezayı verelim istinafta onaylayalım, aday olamasın diye. Diploma Danıştay'dan döner, davaların kesinleşmesi seçime yetişmez, aday olursa bizi siler süpürür diye korkuyorlar. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada kim aday olursa olsun bunları silip süpürecek."

''BELEDİYENİN ŞİKAYETİYLE YÜRÜTÜLEN BİR SORUŞTURMA''
Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin konuşan Özel, "Etimesgut Belediyesi kendi açıklamasını da yaptı. Belediye yönetiminin şikayetiyle yürütülen bir soruşturmadır. Belediyece fark edildiğinde bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Bizimle ilgili bir husus yok." ifadelerini kullandı.

"İÇİŞLERİ BAKANI 2 PARTİ ARASINDAKİ AYRIMCILIĞI ANLATMIŞ"
"17 belediye başkanım tutuklu. 25 belediye başkanım sabahın 6'sında jandarma ya da polis baskınlarıyla alındı. 107 arkadaşım tutuklu yargılanıyor. Bir tanesine sabah ve jandarma gitmediyse burada haksızlık eşitsizlik vardır. CHP'li belediyelere neden soruşturma izni veriliyor demiyoruz. Adil bir yargılama olursa ağzımızı açarsak namerdiz. CHP'lilerin hepsinin iki koluna jandarma giriyor, kamerayı kuruyorsunuz. Dünyanın en büyük suç örgütü çökertilmiş gibi gösteriyorsunuz. AK Partililere verilen soruşturma iznini NOW TV'nin muhabiri İçişleri Bakanı ile yaptığı kahvaltıda öğreniyor. Hangisinde sabahın 6'sında evin kapısına polisle kamerayla, hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Onu soruyorum Sayın İçişleri Bakanı. İçişleri Bakanı benim adıma kamuoyunu aydınlatmış. Soruşturma usulüne göre yürür, suçlu cezasını çeker. AK Parti'den 1 kişiye gözaltı yok, tutuklama yok ama CHP'nin tamamına var. İçişleri Bakanı iki parti arasında nasıl ayrımcılık yapıldığını anlatmış."

"CUMHURBAŞKANININ GÖREVİ ATADIĞINI SUSTURMAK DEĞİL"
CHP lideri Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, ‘Cumhurbaşkanının talimatı var, o yüzden susuyorum, yoksa istersem Özgür Özel’le mücadele ederim’ açıklamasına şöyle cevap verdi;
“Akın Gürlek’e gelince. Siyaset, milletin aklında bir soru varsa ‘Sus’ denince susulacak yer değildir. Birincisi bu. İkincisi Erdoğan’a soruyorum. Madem Akın Gürlek’i susturdun, turpun küçüğünü. Turpun büyüğü olarak soruyu sen cevapla. Biz ortaya sorular koyduk, ID numaraları söyledik, her biri doğru. Bakın bakanlık elinizde bütün belediyeler elinizde, herkes biliyor. Verdiğimiz tüm ID’ler doğru. Çevre Bakanlığı diyebiliyor mu ‘Hayır Özgür Özel’in söylediği bu taşınmazlarla Akın Gürlek’in hiçbir zaman ilgisi olmamıştır.’ Gidince görüyorsunuz. Almış, biz bunları yaz boyunca üzerine gitmeye başladıkça tık tık tık elden çıkartmış, satmış. Mal beyanı sadece tapudan mı ibarettir? Yoksa mal beyanında hepimizin yaptığı gibi banka hesap numaraları ve içerideki paralar da var mıdır? Mal beyanı tek kişiden mi ibarettir? Eş de var mıdır? Eşin üzerine kayıtlı olanlar var mıdır? Ben bu konuda söyleyeceklerimi söyledim ve cevabı bekliyorum. Cevap bekliyorum. Ne yaşanacak bekliyorum. Bu haftayı, gelecek haftayı bekliyorum. O yüzden biri ‘Sus’ dendi diye susulmaz. Cumhurbaşkanının görevi atadığını susturmak değil, atadığı kişiyle ilgili şüphe varsa kamuoyunun en açık ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesini talep etmektir. O yapmıyorsa, sen yapacaksın. Bu durum ‘Ha efendim Cumhurbaşkanı çok büyük sıkıntıda.’ ‘Neden sıkıntıda?’ ‘Çünkü parti içinde çok acayip itirazlar var bu işe.’ Tamam. Bir yanlış iş yaptıysan, bir geri adım atarsın. Ama atamayacak haldeysen, nasıl bir ilişkinin içindeysen onu ben bilmem.”




















