MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralem.com/haber-detay/11658_erdogan-turkiye-nin-normallesmesini-istemeyen-zihn

GÜNDEM

Tümü

Erdoğan: Türkiye'nin normalleşmesini istemeyen zihniyete rağmen hedefe yürüyoruz

(1 Gün, 4 Saat önce) 120 İzlenme 0 Yorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde konuştu. Erdoğan, "Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil; ideolojilerin harp meydanı, kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'ne katıldı. Üniversitelerin ideolojik tartışmaların değil, nitelikli bilginin üretildiği merkezler olması gerektiğini belirten Erdoğan, “Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil; ideolojilerin harp meydanı, kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 ebasliksiz-1.jpg

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“GENÇLERLE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Aziz İstanbullular, Boğaziçi Üniversitemizin değerli yöneticileri, saygıdeğer hocalarım; yarınlarımızın teminatı sevgili genç arkadaşlarım, çok kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyor; bu anlamlı açılış töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Programımızı teşrif eden siz kıymetli misafirlerimize, özellikle de genç kardeşlerime, öğrenci arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bir araya gelmemize vesile olan Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızın mensuplarına, aynı şekilde Sayın Rektörümüzün şahsında üniversite yönetimine şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Konuşmamın hemen başında şu gerçeği açık yüreklilikle ifade etmek isterim: Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatım boyunca her zaman gençlerle yol yürümüş, gençlerin önünü açmaya gayret etmiş bir kardeşinizim. Ülkemizin istikbali olan gençlerle farklı vesilelerle sık sık bir araya gelmeye hassasiyet gösteriyorum. Bugün de aynı heyecanı ve sevinci yaşadığımı özellikle belirtmek isterim.

Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı, gözlerindeki ışığı ve kararlılığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, Türkiye Yüzyılı'na olan tutkumuzu sizlere baktıkça, gençlerimizle buluştukça daha da perçinliyoruz. Rabbim yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Buradaki genç arkadaşlarımla birlikte, kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlerimize Yüce Allah'tan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler niyaz ediyorum.

ebasliksiz-3.jpg

1 MİLYAR 150 MİLYON LİRALIK YURT YATIRIMI

Değerli misafirler; birazdan 210 kişi kapasiteli Vakıf Erkek Öğrenci Yurdumuz ile 706 kişi kapasiteli Kuzey Kampüs Kız Öğrenci Yurdumuzun resmî açılışını gerçekleştireceğiz. Öğrenci sosyal alanları, kapalı otoparkı ve diğer imkânlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine sunacağız. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçiren Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. İşçisinden mimar ve mühendisine, yurtlarımızın yapımında emeği geçen her bir kardeşimi canıgönülden tebrik ediyorum.

Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize üstün muvaffakiyetler diliyorum. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin gönül huzuruyla konaklayacağı, ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların; gençlerimize, üniversitemize ve şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Şunu da ayrıca sizlerle paylaşmak istiyorum: Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası iş birliklerinden akademik destek programlarına kadar oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. Toplam 916 öğrencinin huzur içinde barınacağı iki öğrenci yurdunu bu kadar kısa bir süre içerisinde nihayete erdirmek kolay bir iş değildir. Bunun için vakfımızın tüm mensuplarını ayrıca tebrik ediyor, her birine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.

Kıymetli misafirler, sevgili genç kardeşlerim; merhum Sezai Karakoç, bir yazısında şöyle diyor: "İnancımızı yöneten sadece zekâ değildir. Zekânın güçlenmişi ve olumsuzluklardan arınmışı akıl; ondan daha güçlüsü gönül; hepsinden daha da güçlüsü ruhumuz vardır." Üstadın yarım asır önce kaleme aldığı bu tespit, bugün daha da anlamlı hâle gelmiştir. Merhum Karakoç'un dediği gibi bizler dünyaya ve ötesine sadece bilgisiyle değil, hikmet ve hakikatle bakan insanlarız. Hikmeti ve hakikati müminin yitik malı olarak tarif eden inancımız, bizlere sürekli bir arayış içinde olmamızı emrediyor. Bunun yolunu Peygamber Efendimiz bizlere şöyle gösteriyor: "Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol ya da ilmi destekleyen ol; beşincisi olma, helâk olursun." Evet, işte tüm mesele budur. Meselenin özü bu kadar açık ve sade. Bizim için ilim, hikmete ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite; ilmin, fikrin, yani bilginin üretildiği ve işlendiği merkezdir.

“ÜNİVERSİTELERİMİZ VİZYON MERKEZLERİ OLMALI”

Bizim için öğrenci, yani talebe; ilmi talep ettiği, bilgiye talip olduğu için kıymetlidir. Bakınız, bu topraklar asırlar boyunca dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları, ilim ve kültür erbabını ağırladı. Bilim insanlarımız; tıptan coğrafyaya, mimariden şiire ve edebiyata kadar ilmin ve sanatın her alanında dünyaya kıymetli katkılar sundu. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilmin ve bilimin yuvası oldu; her alanda bir merkez, bir ışık kaynağı hâline geldi. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar mümkün mertebe muhafaza edilmeye, akademik müktesebat daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ, aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlanmaya devam etti. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksikleri tamamlayarak daha iyi bir noktaya taşımamız gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin; asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü üniversitelerimiz olsun, ister hükümetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimiz; 208 yükseköğretim kurumumuzun tamamının Türkiye'nin vizyon merkezleri hâline gelmesini canıgönülden arzu ediyoruz.

eebasliksiz-4.jpg

Dünya hızla değişiyor. Türkiye'de toplumumuz, özel sektörümüz ve iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken; küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimizin de buna adapte olması, kendilerini yenilemesi ve güncellemesi gerekiyor. Değişimden, dönüşümden, tekâmülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum: Unutulmamalıdır ki, eğer bir yerde hareket varsa orada bereket olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hâle gelir. Duran su yosun tutar; bir müddet sonra da çürümeye başlar. Biz Boğaziçi dâhil tüm üniversitelerimize bu nazarla bakıyoruz. Üniversitelerimizin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkaranlar oluyor mu? Oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, buralarda keyiflerince bir derebeylik düzeni kuranlar, açık konuşmak gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin kültür ve sanat hayatının çeşitlenmesi, üniversitelerimizin ideolojik formatlamalar yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor.

"ÜNİVERSİTELER İDEOLOJİLERİN HARP MEYDANI DEĞİL"

Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil; ideolojilerin harp meydanı, kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye devam edeceğiz. Burada şunu da vurgulamak isterim: Üniversite hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken, diğer yandan yerelleşme hamlelerini sürdürmelerini son derece önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin bu dönemde bu yönde attığı önemli adımları büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza bu vesileyle teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin, dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yükseköğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemizin; Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek, bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine anlamlı katkılar sunacağına inanıyorum.

ebasliksiz-5.jpg

"EĞİTİM BÜTÇESİ 3 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI"

Çok değerli akademisyenler, değerli öğrenciler; milletimizin takdiriyle Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden bu yana eğitim, üzerinde hassasiyetle durduğumuz alanların en başında yer aldı. Üniversitelerimizin bilhassa uluslararası başarı listelerinde daha üst sıralara tırmanması için tüm imkânlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar lira idi. 2026 yılında ise bu rakam, yükseköğretim dâhil olmak üzere 3 trilyon liraya ulaştı. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel mevcudunu ise 70 binden 187 bine ulaştırdık. Hâlihazırda üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci de aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Aynı dönemde, uzun yıllar ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürüttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkânı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin Üretim Çağı Programı ile genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılma süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi, bu yıl inşallah ilk mezunlarını verecek. Daha önce izole bir bölgede bulunan Hazırlık Okulu'nun yer problemini çözmek için Anadolu Hisarı Kampüsü'nü Boğaziçi Üniversitemize kazandırdık. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Burada iki önemli müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi'ni çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa edeceğiz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki yıl ise, 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Bu yatırımlarımız da aynı şekilde şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. Üniversitelerimiz için çalışmaya, gençlerimiz için üretmeye, Türkiye Yüzyılı hedeflerine doğru koşar adımlarla ilerlemeye inşallah devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle, açılışını yapacağımız erkek ve kız öğrenci yurtlarımızın bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı ve Sayın Rektörümüzün şahsında üniversite yönetimini tebrik ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin yakaladığı ivmeyi sürdürmesini, doğru bildiği yolda kararlılıkla ilerlemesini diliyor; açılış törenimize iştirak eden tüm misafirlerimize tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun. Kalın sağlıcakla."

eebasliksiz-2.jpg

 

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 24 kişi katıldı.